<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Haber2B Ulusal ve yerel Sürekli güncellenen internet haber sitesi, Güncel haberler, Son dakika,</title>
	<atom:link href="http://www.haber2b.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.haber2b.com</link>
	<description>HABER SİTESİ</description>
	<lastBuildDate>Sun, 20 Nov 2011 09:02:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Ayakkabı alırken şu sihirli cümleleri söyleyin&#8230;</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2011/11/20/ayakkabi-alirken-su-sihirli-cumleleri-soyleyin/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2011/11/20/ayakkabi-alirken-su-sihirli-cumleleri-soyleyin/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Nov 2011 08:18:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>technic4</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Şehir Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=10196</guid>
		<description><![CDATA[Islak Ayak Testi &#160; Eğer az masrafla çok kalori harcayayım diyorsanız, koşmaktan daha iyi bir egzersiz olamaz. Hem kalp sağlığınızı korur, hem de (Newcastle Üniversitesi’nin araştırmasına göre) yatakta daha iyi bir sevgili olursunuz: Haftada ortalama 60 km. koşu yapan erkeklerin testosteron, kadınların ise östrojen hormonları %25 daha yüksek oluyormuş. Ancak koşu yaparken doğru spor ayakkabısını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Islak Ayak Testi</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Eğer az masrafla çok kalori harcayayım diyorsanız, koşmaktan daha iyi bir egzersiz olamaz. Hem kalp sağlığınızı korur, hem de (Newcastle Üniversitesi’nin araştırmasına göre) yatakta daha iyi bir sevgili olursunuz: Haftada ortalama 60 km. koşu yapan erkeklerin testosteron, kadınların ise östrojen hormonları %25 daha yüksek oluyormuş. Ancak koşu yaparken doğru spor ayakkabısını seçmiş olmanız, koşu yapmaya karar vermeniz kadar önemli. Çünki koşarken attığımız her adımda, ayaklarımıza vücut ağırlığımızın 3 katı kadar bir yük biniyor. Peki, doğru ayağa doğru ayakkabıyı nasıl bulacağız ? Evde kendi kendimize yapabileceğimiz bir testle önce ayak tipimizi belirlememiz gerekmekte: Islak Ayak Testi.</p>
<p>Ayaklarımızı ıslattıktan sonra bir kağıt parçasına basıyor ve ayak izimizi inceliyoruz. Uzmanlar insanların ayak tiplerini üç gruba ayırmış, biz de hangi grupta olduğumuzu tespit edince hangi tür ayakkabının içinde ayağımızın daha rahat olacağını görüp, spor ayakkabımızı ona göre alıyoruz. Alışverişe çıktığınızda ise ayakkabıcılık terimlerine aşina olmayanlar için vereceğimiz sihirli cümleleri kullanarak bilinçli bir şekilde ayakkabı almaya geldiğinizi ortaya koyma imkanı bulacaksınız. Böyle bilinçli bir müşteriyi kaybetmek istemeyen ayakkabıcı da ekstra indirim talebinizi karşılıksız bırakmayacaktır.</p>
<p>Soldan sağa doğru ilerleyelim :<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>1- Normal ayak :</strong></span> Ayak izinizde topuk ile parmakların arasında geniş ve eğimli bir hat var ise, ayağınız normaldir. Koşarken ayağınız topuğun dışına doğru basıyor ve şoku absorbe etmek için içe doğru yuvarlanıyor. Buna tıp ilminde pronasyon ( ing. “pronation” sözlük anlamı, yüzükoyun yatma) deniyor. Bu tip ayaklara sahip olan insanlar koşarken sıklıkla ayaklarını içe doğru yuvarladıkları için ayağı her tarafından sararcasına sabit tutacak modeller ideal. Ayakkabıcıda kullanacağınız sihirli cümle : <em><span style="color: #333399;"><strong>Stabilize edici, dengeleyici ayakkabı istiyorum.</strong></span></em></p>
<p><span style="color: #ff0000;">2- Düz Ayak :</span> Eğer ayak iziniz ortadaki gibi, tam bir taban şeklinden oluşuyorsa, ayak kavisiniz düşük demektir. Koşarken ayağınız topuğun dışına basıp içe doğru aşırı yuvarlanıyor, ve aşırı pronasyon oluşuyor. Bu da dizlere fazladan yük bindirdiği için, yaralanma riski artıyor. Bu tür ayak sorunlarına karşı genelde ağır ayakkabılar üretiliyor. Ayakkabıcıdaki cümleniz :<em><strong><span style="color: #333399;"> Hareket kontrolü sağlayan ayakkabı istiyorum.</span></strong></em></p>
<p><span style="color: #ff0000;">3- Yüksek kavisli ayak :</span> Eğer topuğunuz ile parmaklarınız arasındaki çizgi çok dar ise veya hiç iz yoksa bu ayak kavisinizin yüksek olduğunu gösterir. Pronasyonunuz çok düşük olduğu için ayağınız koşarken atacağınız adımları absorbe etmekte zorlanıyor demektir. Ayakkabıcıdan, <em><strong><span style="color: #333399;">yumuşak, iç yastığı yüksek, ayak hareketinizi destekleyici modeller</span></strong></em> göstermesini isteyin.</p>

<p class="sayac_bilgi">96 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2011/11/20/ayakkabi-alirken-su-sihirli-cumleleri-soyleyin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ACILAR KARLA KAPLANIRKEN&#8230;.</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2011/11/20/acilar-karla-kaplanirken/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2011/11/20/acilar-karla-kaplanirken/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Nov 2011 08:07:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>technic4</dc:creator>
				<category><![CDATA[En son haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Şehir Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=10188</guid>
		<description><![CDATA[1964 yılında bir kış sabahı Sabiha  ders çalışmak için erken kalkmıştı. Hafifçe odasının perdelerini açarak dışarıya baktı. Her taraf karla kaplıydı. Ders çalışmaktan vazgeçerek kışlık giysilerini giydikten sonra sessizce dışarı çıktı. Annesi ve babasını uyandırmadan damları üzerindeki karları kürüyecekti. Tehlikeli de olmasına rağmen kırık bir merdivenle bir eline aldığı kar küreğiyle damlarının üzerine çıktı. 13 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1964 yılında bir kış sabahı Sabiha  ders çalışmak için erken kalkmıştı. Hafifçe odasının perdelerini açarak dışarıya baktı. Her taraf karla kaplıydı. Ders çalışmaktan vazgeçerek kışlık giysilerini giydikten sonra sessizce dışarı çıktı. Annesi ve babasını uyandırmadan damları üzerindeki karları kürüyecekti. Tehlikeli de olmasına rağmen kırık bir merdivenle bir eline aldığı kar küreğiyle damlarının üzerine çıktı. 13 yaşındaki bu kız çocuğu  soğuk rüzgarlar altında karları kürürken  ağzının içinde mırıldanarak derslerini tekrarlıyordu. Cıvıl cıvıl haliyle hayata bağlılığı, her ne kadar kendi elinde olmasa da, onun geleceğinin bir göstergesiydi.</p>
<p>Annesi Gülsüm uyanır uyanmaz kocasına : “ Bak bey!  Sabiha’m yine dama çıkmış&#8230; Her kar yağdığın da bizi uyandırmadan damlarımızdaki karları temizlemek için çırpınır&#8230; Yatağını da toplamış&#8230; Biricik kızım kırık merdivenle nasıl çıktı ki yukarıya?” dedi . Ve evlerinin giriş kısmının önünden  bağırarak:</p>
<p>“- Kızım okula gideceksin biraz sonra&#8230; Yorulma sen! Gel önce karnını doyur&#8230; Sonra çıkar ben karları temizlerim!” dedi. Sabiha :</p>
<p>“-Anneciğim uyandınız mı? Siz beni düşünmeyin&#8230; Ben ne kadar da dikkat etmiştim; sizi uyandırmadan şu işleri bitirmek için&#8230;” Gülsüm hanım :</p>
<p>“-Dama çıktığını daha önce fark etmiştim ! Kürek seslerinden&#8230; Kızım, biraz önce sesini de duydum&#8230;  Konuşuyordun&#8230; Benden bir şeyler mi istiyordun yoksa?”</p>
<p>“- Yok anne biraz yüksek sesle derslerimin tekrarını yapıyordum&#8230;”</p>
<p>“- Sabahın bu kör saatinde dam başından kızımın ayakları kayar da düşer diye, bir türlü uyuyamadım&#8230; Çıkayım da  bir bakayım dedim kendi kendime&#8230; Babanın bir erkek çocuk istemesi de işte bu yüzdendi. Sana kıyamıyoruz kızım&#8230; İşini çabuk bitir de  in aşağıya &#8230;”</p>
<p>Tam kapıyı açıp içeriye gireceği sırada annesi aşağıdan tekrar seslendi :</p>
<p>“- Kızım az kalsın unutuyordum&#8230; İneceğin zaman bana haber ver yüksek sesle de, merdiveni tutayım&#8230; Biliyorsun merdivenimiz çok sağlam değil&#8230;”</p>
<p>Sabiha üşüdüğünü fazla belli etmeden :</p>
<p>“- Tamam anneciğim sen hiç merak etme&#8230; Güneş doğmadan ben buraları temizlemek istiyorum&#8230; Değilse  su altında kalırız.Git biraz uyu&#8230;” dedi.</p>
<p>Bu sözlerinden sonra, bir an için gözleri daldı&#8230; uzaklara bakarak.“Annem neden erkek evladı istediklerini bana anlatıyor&#8230; Sanki erkek çocuğuyla kız çocuğunun bir farkı varmış gibi&#8230;Halbuki  her ikisi de evlat&#8230; her ikisi de can taşıyor?..Ben bir mana veremiyorum?” diye zihninde annesinin sözleriyle ilgili yorumlar yaptı.</p>
<p>Sabiha annesi ve babasının yorulmalarını istemediği  için, zor da olsa bu işleri seve seve yapıyordu. Bir taraftan derslerine çalışması diğer taraftan da bu şekilde ev işleri yapması ona mutluluk veriyordu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Nisan ayının ilk haftasında, şehir merkezine 4 km uzaklıktaki bağ evlerine taşındılar. Orada hem meyveleri hırsızlara karşı koruyacaklar&#8230; Hem de bağ işlerini yakından takip edeceklerdi!</p>
<p>Her gün oradan okula gidip gelmek güç  olsa da buna katlanmak zorundaydı&#8230;</p>
<p>Günlerden  bir gün,  okul sonrası  yaya olarak elindeki  ders kitaplarıyla dolu çantasıyla bağ evlerine gidiyordu. Yollar ıssızdı. Arada sırada bekçi düdüklerinin  yankılanan sesleriyle çevredeki çekirgelerin   sesleri birbirlerine karışıyordu ! Bir ara, arkasından bir kişinin koşarak kendisine doğru yaklaştığını fark etti ! Birden korkarak irkildi! Geriye baktı. Bir okul arkadaşıydı! Titrek adımlarla gelen bu kişi Sabiha’ya  :</p>
<p>“- Sabiha&#8230; Sabiha ben Ahmet&#8230; Çoktan beri seninle konuşmak istiyordum.</p>
<p>Şehirdeki evinizde otururken cesaret bulamamıştım! Ben seni çok seviyorum! Bunun için peşinden geldim!” dedi</p>
<p>Sabiha :</p>
<p>“- Ama ben seni hiç sevmiyorum ki ! Sen sevgini kendine sakla! Sonra peşimden gelmeyi de bırak! Bir  gören olursa seni değil,  beni suçlarlar&#8230;”</p>
<p>Ahmet :</p>
<p>“ -  Ama&#8230; “</p>
<p>“ -  Aması maması yok&#8230; Beni rahatsız etme! “ diye karşılık verdi Sabiha.</p>
<p>Tam bu sırada bağ bekçilerinden biri yandaki bağın yıkık duvarlarının üzerinden atlayarak önlerine çıkmıştı! Sabiha ve ailesini tanıyan biriydi&#8230;</p>
<p>Her ikisi de donakalmışlardı&#8230; Bekçi :</p>
<p>“ &#8211; Kız  Sabiha&#8230; Kim bu peşindeki kırık?” (*)</p>
<p>Sabiha kıpkırmızı  olmuştu. Sıkılgan bir şekilde :</p>
<p>“- Benim haberim yok&#8230; sınıf arkadaşım peşime takılmış&#8230; Ben de&#8230;”</p>
<p>Bekçi :</p>
<p>“ &#8211; Kes sesini! Sen fırsat vermezsen bu adam senin peşine takılmaya cesaret bulabilir mi? Bana maval okuma!”</p>
<p>Ahmet’e döndü sonra :</p>
<p>“ &#8211; Utanmıyor musun ulan tek başına gelen bir kızın peşine takılmaya? Şunlara bak okuyacaklar da adam olacaklar şu vaziyetleriyle! Söyle bakayım sen kimin çocuğusun?”</p>
<p>Tekrar Sabiha’ya döndü:</p>
<p>“ &#8211; Biraz sonra babanı göreceğim&#8230; Anlatacağım olup bitenleri. Kızınız bağ yollarından arkasında bir kırıkla buraya geliyor diyeceğim! Namussuz seni! Bir de utanmadan konuşuyorsun benim  karşımda! “ dedi.</p>
<p>Ahmet konuşmalar devam ederken koşar adımlarla  oradan uzaklaştı&#8230; Tek bir cevap dahi verememişti. Bekçinin  sözleri onu da oldukça etkilemişti?</p>
<p>Sabiha  bekçinin söyledikleriyle endişeye kapılmıştı. Zihninden geçen bir yığın soruya cevap arıyordu! İşin içinden nasıl çıkacaktı? Bekçi gerçekleri çarpıttığı gibi, kendisine konuşma fırsatı dahi vermemişti! Aksine bir suçlamayla karşı karşıya kalmıştı! “Bor gibi küçük  bir  ilçede  bekçi kendi kafasındaki  suçlamaları  aleyhimde birkaç kişiye anlatsa benim hayatımı karartmaya  yeter&#8230;” diyordu içinden!</p>
<p>Bağ evine gelmişti. Kapıya  bir kaç kez vurdu&#8230; Sonra :</p>
<p>“- Anne!.. Anne!..” diye bağırdı.</p>
<p>Ses gelmeyince yandaki iri bir taşın altına baktı. Dış kapının anahtarı oradaydı&#8230;</p>
<p>İçinden “ İyi ki annemler daha gelmemişler&#8230;” dedi. Kapıyı açtı ve arkasına bir taş koydu.</p>
<p>Sonra bağ evinin anahtarını da her zaman koydukları yerden aldı. Kapıyı açtı! İçeriye girdi.</p>
<p>Karşısındaki raf üzerinde bulunan “folidol” isimli elma kurdu zehiri birden dikkatini çekmişti!</p>
<p>Çantasını bir kenara attı. Zehir kutusunu eline aldı. Çantasından bir kağıt çıkararak bir şeyler yazdı. Sonra zehir kutusunun kapağını açarak birkaç yudum içti! Çok geçmeden olduğu yere yığıla kalmıştı</p>
<p>Çekirge sesleri her zaman olduğu gibi çevreyi kuşatmaya devam ediyordu&#8230;</p>
<p>Bir saat sonra dış kapı vuruluyordu. Annesi ve babası gelmişlerdi. Annesi :</p>
<p>“ Sabiha’mız gelmiş&#8230;” dedi  kocasına! Biraz beklediler kapının açılmasını. Ses gelmeyince babası öfkeli bir biçimde biraz daha kuvvetli yumruklamaya başladı kapıyı :</p>
<p>“- Sabiha&#8230; Sabiha! Neredesin&#8230; aç kapıyı? “</p>
<p>Tahammül güçleri kalmamıştı&#8230; Kapıyı zorlayarak ittiler arkadaki taşla birlikte&#8230; Eşekleriyle içeriye girdiler&#8230; Kedileri acı acı miyavlıyordu&#8230; İç kapı açıktı ve Sabiha ortada yatıyordu. Ağzında köpükler vardı&#8230; Kenarda ağzı açık duran bir elma kurdu zehiri&#8230; Önünde  defter, yanında kalem bulunan bir kağıt parçası vardı.  Üzerinde ise şunlar yazılıydı :</p>
<p>“-Çok kıymetli anneciğim ve babacığım, Hayatım boyunca korkuyla yaşadım&#8230; Sizi su ana kadar üzdüysem beni affedin! Arkamdan herhangi bir suçlama olursa inanmayın! Ben suçsuzum! Öğretmenlerimi ve arkadaşlarımı çok seviyorum&#8230; Bir kişi hariç. O ise, benim hayatımı kararttı!</p>
<p>Annesi ve babası gözyaşlarını tutamadılar! Belki ölmemiştir diye  eşeklerinin üzerine onu yüzükoyun yatırarak şehir merkezine götürdüler! Feryatları dayanılacak gibi değildi!.</p>
<p>Babası :<br />
“İnşallah kızımız ölmemiştir&#8230;” diyordu  hanımına.</p>
<p>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</p>
<p>Hastanede acil serviste kontrolden geçirildi!  Doktorlar :<br />
Sabiha için “ iki saat önce ölmüş &#8230;” dediler.</p>
<p>Çevrede bilinmeyen sınıf arkadaşının aşkı, gizli kalan bekçinin  suçlamaları ve ortaokul ikinci sınıf öğrencisi  Sabiha’nın sona eren hayatı  yönünde  yorumlar yapıldı! Arkasından okunan yüksek notları arkadaşlarına ve öğretmenlerine hüzünlü anlar yaşatırken, sınıfında boş kalan yeri asla doldurulamadı.</p>
<p>Çekirge seslerinin yankılandığı sokaklardaki  acı hatıralar gibi mevsimlerin ibresi kışları gösterirken  damlarını örten beyaz hüzünler yine onların önlerine serilecekti.</p>
<p>Acılar karla kaplanırken  sadece damlar, kar küreği ve kırık bir merdiven olmayacaktı  Sabiha’yı anlatan&#8230;<br />
(*) Kırık : Bölge halkınca “züppe” anlamında kullanılmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Üzeyir Lokman ÇAYCI</p>
<p>Bor &#8211; 1965</p>

<p class="sayac_bilgi">23 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2011/11/20/acilar-karla-kaplanirken/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelik kalbi etkiliyor&#8230;!</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2011/06/22/gebelik-kalbi-etkiliyor/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2011/06/22/gebelik-kalbi-etkiliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Jun 2011 07:38:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>technic4</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=10181</guid>
		<description><![CDATA[Gebelik kadının hayatında yaşadığı en önemli deneyimlerden birisidir. Hem duygusal hem de fizyolojik olarak pek çok değişikliği beraberinde getirir. Kendisini nelerin beklediğini bilmeyen gebe bu duruma uyum sağlamada güçlük yaşayabilir. Bu değişimlerin iyi anlaşılması normal ve anormal ayrımının sağlıklı yapılabilmesi için son derece önemlidir.Kalp ve Damar Cerrahı Op.Dr.Orçun Ünal, gebeliğin bütün vücutta değişikliklere neden olduğu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/OP.DR_.ORÇUN-ÜNAL.......jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-10184" title="OP.DR.ORÇUN ÜNAL......" src="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/OP.DR_.ORÇUN-ÜNAL......-200x300.jpg" alt="" width="200" height="300" /></a></p>
<p>Gebelik kadının hayatında yaşadığı en önemli deneyimlerden birisidir. Hem duygusal hem de fizyolojik olarak pek çok değişikliği beraberinde getirir. Kendisini nelerin beklediğini bilmeyen gebe bu duruma uyum sağlamada güçlük yaşayabilir. Bu değişimlerin iyi anlaşılması normal ve anormal ayrımının sağlıklı yapılabilmesi için son derece önemlidir.Kalp ve Damar Cerrahı Op.Dr.Orçun Ünal, gebeliğin bütün vücutta değişikliklere neden olduğu gibi kalbin dolaşımı yani kardiyak sistemde de birçok değişikliğe neden olabileceğini belirtiyor ve Op.Dr.Orçun Ünal gebelikte kardiyak sistemde meydana gelen değişiklikleri hakkında bir çok önemli noktanın altını çiziyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gebelikte kardiyak sistemdeki değişiklikler; kan hacminde, kalp yükünde ve kalp hızında artıştır.Özellikle gebeliğin ilerleyen dönemlerinde eforla gelen nefes darlığı,halsizlik,uzun süren çarpıntılar,ayak bileklerinde aşırı şişme gebeliğin tetiklediği bir kalp rahatsızlığının önemli bir habercisi olabilir.Mitral kapak sarkması gibi bazı kalp problemleri, ha­milelik döneminde tehlike yaratabilir ve doğum sırasında antibiyotik kullanımını gerektirebilir. Doğumsal kalp problem­leri gibi diğer kalp hastalıkları, ciddi bi­çimde gebelerin sağlığını etkileyebilir.Doğuma bağlı olmayan gebelikle ilgili en sık ölüm nedeni gebelik kalp hastalıklarıdır.Kalp Hastalıkları,tüm gebeliklerin %1 ini etkiler. Romatizmal kapak hastalıkları en sık tip olmak üzere, gebeliğin en sık karşılaşılan kardiyak komplikasyonu kalp kapak hastalıklarıdır. Gebelikle ilgili riskin derecesini kalp kapağı lezyonların ciddiyeti belirler. Bu hastaların kabaca %90 ı, gebelik boyunca artan kardiyak yükün artmasına bağlı olarak giderek kötüleşen obstrüksiyonla (kapakta daralma) sonuçlanabilen mitral darlığa sahiptir. Ciddi kapak darlığı veya ritm bozuklğu olan gebelerde kalp yetmezliği riski artmıştır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gebelerin Kalp ve Damar Sağlığı İçin Nelere Dikkat Edilmesi Gerekiyor ?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gebelikte aşırı tuz tüketiminden kaçınılmalı</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ağır efor gerektirecek işler yapılmaması gerekiyor</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gebelik öncesinde var olan kalp hastalığı olan anne adaylarının gebelikleri sırasında yakından izlenmeleri gerekir.Kardiyolog ve kadın doğum uzmanlarının birlikte çalışması gereken gebeliğin sonunda özellikle doğum sırasında oluşan ani değişikliklerin olası olumsuz etkilerinin bertaraf edilmesi için gerekli tedbirlerin alınması gerekir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gebelikte kilo alımına dikkat edilmesi gerekiyor.Fazla kilo alımı vücutta su tutulumunu arttırabileceği için kalbin yükünü arttırmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Aneminin sadece kendisi bile kalp yetmezliğine neden olabileceği için gebelikte anemi olan hamilelerin Demir takviyesi ve diyetle beslenmelerini düzenlemeleri gereklidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>

<p class="sayac_bilgi">143 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2011/06/22/gebelik-kalbi-etkiliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>12 Haziran sonrası neler olacak ?</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2011/06/10/12-haziran-sonrasi-neler-olacak/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2011/06/10/12-haziran-sonrasi-neler-olacak/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Jun 2011 13:22:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fosfataz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Umut Bozdamar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=10177</guid>
		<description><![CDATA[Selamlar 2011 seçimleri sonrasında bir hükümet değişikliği olursa memleketimizde neler olabilir? Hiç düşündünüz mü? 18 yaşından büyük tüm erkek vatandaşların göbeğini kaşıma yasağı getirilecek. Kamusal alanlarda göbek kaşımak kesinlikle yasak olacak. Kamusal olmayan alanlar için ise ev hanımlarından yardımına başvurulacak, ev hanımlarına şikâyet başına prim verilecek. Göbeğini düzenli olarak kaşıyan ve uyarılara rağmen ısrar eden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Selamlar 2011 seçimleri sonrasında bir hükümet değişikliği olursa memleketimizde neler olabilir? Hiç düşündünüz mü?</p>
<p>18 yaşından büyük tüm erkek vatandaşların göbeğini kaşıma yasağı getirilecek. Kamusal alanlarda göbek kaşımak kesinlikle yasak olacak. Kamusal olmayan alanlar için ise ev hanımlarından yardımına başvurulacak, ev hanımlarına şikâyet başına prim verilecek. Göbeğini düzenli olarak kaşıyan ve uyarılara rağmen ısrar eden vatandaşlara ehliyet ve pasaport verilmeyeceği gibi KPSS sınavlarına girmeleri de engellenecek.</p>
<p>Yeni doğan tüm bebeklerin doğumdan sonra bir hafta içerisinde alınacak kan örnekleri antropoloji laboratuarlarına gönderilerek gelecekte bidon kafalı olup olmayacakları tespit edilecek. Pozitif çıkan vakaların tedavisini devlet ücretsiz olarak karşılayacak. Tedavi sürecine katkıda bulunmak isteyen sivil toplum örgütleri (ÇYDD, ADD gibi) olursa onlardan da destek alınacak. Tüm bu uğraşılara rağmen tedavi edilemeyen vatandaşlar ikna odalarında rehabilitasyona tabi tutulacak, yinede bir aşama kaydedilemezse üniversite giriş sınavlarında katsayıları düşürülerek toplum hayatından olabildiğince uzak durmaları sağlanacak.</p>
<p>Tüm ilköğretim öğrencilerine 8 yıl boyunca düzenli olarak ücretsiz püskevit dağıtılacak. Yaz tatillerinde sahil kasabalarında püskevit hazırlama, yapma ve yeme konularını içeren kamplar kurulacak. Bu çalışmalarla geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın eksiklik ve mağduriyet hissine kapılması önlenecek.</p>
<p>Parti liderlerinin ve yöneticilerinin özel hayatları ile ilgili görüntü, ses kaydı ve her türlü dokümanın yayınlanması çoğaltılması ve dağıtılması ile ilgili mevcut yasaklar devam edecek. Bundan başka konu ilgili alaycı tavırlar ve karikatürler yasaklanacak, aşağılayıcı yorumlara ve başkalarının özel hayatından siyasi kazanım elde etmeye yönelik yaklaşımlara cezai müeyyideler getirilecek. Özel hayat verileri hiçbir şekilde siyaset yapmaya engel olmayacak. Herkesin sapıklığı, sübyancılığı kendine denilecek.</p>
<p>Nüfusu 10 000 in üzerinde olan tüm yerleşim birimlerine alışveriş merkezleri kurulması yasa hükmü olacak. Bu merkezlerde mutlaka en az bir adet talimatlı yürüyen merdiven olması mecburi tutulacak.</p>
<p>Tüm bürokratik kurumların sivil toplum örgütü gibi faaliyetlerde bulunabilmelerinin önü açılacak. Bu kurumların yaptığı adlandırmalar esas alınacak, buradaki adlandırmalara değişik yorumlar, ifadeler ve isimler eklenemeyecek. Örneğin kâğıt parçasına kâğıt parçası, boru ya boru, plan seminerine plan semineri denilecek.</p>
<p>Yandaş olabilmek bazı şartlara bağlanacak, isteyen herkes yandaş olamayacak. En az bir defa ayakkabılar çıkartılıp masa üzerinde lider alkışlama şartı aranacak. Bunun dışında sakinlik, mülayim olmak, huzur dağıtmak vs. gibi Özkök kriterleri göz önünde tutulacak bu çerçeveden çıkanlar kınanacak.</p>
<p>Seçim kanunu değişecek; Çobanlar oy kullanamayacak. Oy kullanmak isteyenler tam teşekküllü bir hastaneden en az bir adet kullanılabilir bir beyine sahip olduklarını gösteren rapor almak zorunda kalacak. Mankenlerin kullandıkları oylar vücut ölçülerine göre birden az olmamak kaydı ile belli bir katsayı ile çarpılacak.</p>
<p>“İnsan parasını kaybedince fakir, özgürlüğünü kaybedince esir, aşkını kaybedince şair, şerefini kaybedince ……li olur..!” sözü parti sitelerinde atıl kalmayacak; yol kenarlarına, tüm şehir girişlerine ve billboardlara asılacak. Paraların üzerinde yazılması için merkez bankası ile görüşmelere başlanacak.</p>
<p>Tüm KCK davaları düşürülecek “yerel yönetimler, Avrupa’da kabul edilen yönetimler özerklik şartı aynen kabul edilecek”.</p>
<p>Çalışmayanlara asgari ücret verilecek, vergiler azaltılacak mümkünse bazı kesimlerden hiç vergi alınmayacak, duble yollar katliama engel olmak için tadil edilecek (bkz. N.Mert) en fazla iki şeritli yol haline getirilecek.	SBS ve üniversite giriş sınavları kaldırılacak, kaldırılıncaya kadar ÖSYM sınav şifreleri halka açık olacak. Sınavlar kaldırıldıktan sonra herkes istediği üniversiteye gidebilecek bazı yerlere fazla talep olursa çağdaş modern ailelerin çocuklarına öncelik tanınacak.  YÖK kaldırılacak, YÖK’e ayrılan para 5 katına çıkartılacak. Cuma namazları kaza edilebilecek. Adı “Kemal” olanlar hazineye ve merkez bankasına kadrolu olarak atanacak bu sayede asla para sıkıntısı çekilmeyecek.</p>
<p>Saygılar…</p>

<p class="sayac_bilgi">35 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2011/06/10/12-haziran-sonrasi-neler-olacak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MHP’den ne isteniyor. !?</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2011/05/12/mhp%e2%80%99den-ne-isteniyor/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2011/05/12/mhp%e2%80%99den-ne-isteniyor/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 May 2011 21:30:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fosfataz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Umut Bozdamar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=10173</guid>
		<description><![CDATA[Komplo teorilerine pek itibar etmeseniz bile son zamanlarda özellikle MHP milletvekili adayları ile ilgili ortaya çıkan kasetler, kasetlerin zamanlaması ve içeriği bu işin arkasında ne var diye sorgulanmasını gerektiriyor. Ya bu konuda iddia edilen komplolara itibar edeceksiniz ya da kendi teorinizi üreteceksiniz. Yarı aydın tiplemeleri ve bunları yemleme vazifesini başarıyla yerine getiren ‘D’ tipi medyaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Komplo teorilerine pek itibar etmeseniz bile son zamanlarda özellikle MHP milletvekili adayları ile ilgili ortaya çıkan kasetler, kasetlerin zamanlaması ve içeriği bu işin arkasında ne var diye sorgulanmasını gerektiriyor.</p>
<p>Ya bu konuda iddia edilen komplolara itibar edeceksiniz ya da kendi teorinizi üreteceksiniz. Yarı aydın tiplemeleri ve bunları yemleme vazifesini başarıyla yerine getiren ‘D’ tipi medyaya bakarsanız hükümet seçim zamanında MHP yi barajın altında bırakmak için bu komployu hazırlamış bulunuyor. Bunların bir kısmı kasetleri hükümetin bazı güçlerle işbirliği yaparak tam seçim sürecine girildiği sırada yayınladığına inanıyor. Diğer bir kısım ise okyanus ötesinden birilerinin kasetlerin hazırlanmasında parmağının olduğunu düşünüyor.</p>
<p>Geçen yıl CHP’de meydana gelen kaset skandalının siyasi sonuçlarından iddia edildiği gibi hükümet değil başkaları faydalandı. Hükümetin görünürde hiçbir çıkarı olmadı hatta ‘D’ tipi medyaya göre yönetimin değişmesi ile yakalanan rüzgârla CHP’nin oyları bile arttı. Ama hala CHP’nin kaset olayında hükümeti suçlama çalışmaları devam ediyor. Bu kaset skandallarında da hükümeti ya da okyanus ötelerini suçlamak muhaliflere geçici bir rahatlık ve iç huzuru verebilir, fakat biraz daha derinlemesine analiz yapmak gerektiğini düşünüyorum.</p>
<p>Birincisi kasetleri piyasaya kim sürmüş olursa olsun kasetlerin içeriği konusundaki hükmü hafifletemez ve mazur gösteremez. Bu konuda bir defa ok yaydan çıkmıştır. Türk milletinin bu tür davranışlara bakış açısı bellidir, lafın belini kırarak, hedef saptırarak bu görüntülerin yaptırımlarından kurtulmak mümkün olmayacaktır. Hele Fadime şahinlerin, Müslüm Gündüzlerin yaratıcılarının bu konuda tek söz söylemeye hakları yoktur.</p>
<p>İkinci olarak bu kasetlerin gelecek yıllarda görüntüleri hazırlayanlar tarafından öngörülmeyen bir şekilde Türk siyasetine hayırlı yan etkileri olacaktır. Bu görüntülerin internette yayınlanmasının sonuç itibarı ile siyasetin ve siyasilerin kalitesinin artması yönünde olumlu katkılara yol açacağı varsayılabilir. Teknoloji çağında olduğumuzun bilincine varan partiler adaylarını ve idarecilerini belirlerlerken işlerini daha sıkı tutacaklardır. Nefsine hâkim olamayan, keyfine düşkün ve zayıf karakterli insanlar siyasete girerken iki kere düşünmek zorunda kalacaklardır. Siyasetin koruma kalkanı olmaktan ziyade projektörleri üzerine çeken bir paratoner olabileceğini bileceklerdir.</p>
<p>Bu kasetlerin üçüncü fakat en önemli amacı ya da sonuçları adına umulan şey benim tahminlerime göre ilk ikisi kadar hayırlı olmayacak. Evet, bu kaset MHP yi vurmayı amaçlamaktadır ama düşünüldüğü gibi amaç MHP yi baraj altına çekmek falan değildir. Zaten kasetlerin oy azalması yönünde bir etkisi olduğunu düşünmüyorum. Üstelik MHP‘nin baraj altında kalması ne hükümet ne de MHP ye oy vermeyen sağ seçmen tarafından asla arzu edilmez. Eğer seçimler sonrasında iddia edildiği gibi yeni anayasa hazırlanacaksa MHP’nin mecliste olması hükümet açısından meşruiyet sorununu ortadan kaldırır. MHP’nin katkısı olmadan hazırlanacak bir anayasa çok su götürür. Bu açıdan MHP’nin baraj altına inmesi ikisi de batı sahillerinden yoğun oy aldıkları için en çok statükocuları sevindirecek bir gelişme olacaktır.</p>
<p>Bu kasetleri YSK’nın BDP bağımsız adayları ile ilgili kararları akabinde meydana gelen olaylar ile beraber değerlendirmek en mantıklı yaklaşımdır. Geçen ay içerisinde meydana gelen YSK krizinde muhtemelen asıl plan BDP taraftarlarının bayrağımızı indirmesi, çiğnemesi ve ya Türk milletini tahrik edici başka davranışlarda bulunması, MHP’lilerinde bu davranışlara şiddetle karşılık vermesi idi. Fakat olaylar istenildiği gibi cereyan etmedi.  MHP yöneticileri her ne kadar çok üstün vasıflara haiz devlet adamı intibaı uyandırmasalar da milli menfaatlerin söz konusu olduğu böylesi bir durumda basiretli davranarak MHP’li gençleri ülkeyi kargaşaya sokacak çatışmalardan ellerinden geldiği kadar uzak tuttular. Sadece “bakın bu hükümet zamanında bunlar böyle azdılar” gibi ucuz propaganda yapmakla yetindiler.</p>
<p>Bu kasetlerin amacı bundan sonraki dönemde Türk milletinin kutsallarına tecavüz etmeden önce MHP’yi istenilen çizgiye getirme çabası olabilir diye düşünüyorum. Muhtemelen seçimler öncesinde YSK kararı gibi bir şey bahane edilerek bayrağımıza ve milli değerlerimize benzer tarzda çirkince saldırılar olabilir. Burada unutulmaması gereken nokta saldırtanların ve saldıranların aynı amaca hizmet ediyor olmasıdır. Bu saldırıların niteliğinden ziyade nasıl bir tepki konulacağı daha çok önem kazanmaktadır. Böylesi bir saldırı olduğunda sağduyu ile mi hareket edilecek yoksa etki, haklı tepki mekanizma’sı işletilerek tuzağa mı düşülecektir. Eğer kasetler amacına ulaşmışsa seçim öncesinde seçimleri bile erteletecek ölçüde şiddet olayları göreceğiz demektir. Ayrıca bu bin yıllık kardeşliğe dinamit konulması anlamına gelecektir. Eğer kasetler böyle bir amaca matufsa millet olarak en kötü senaryoya hazır olmamız gerektiğini düşünüyorum. Çünkü MHP yönetimi ürkek değil erkek davranacağız diyerek % 19 lar civarında oy aldığı 1999 seçimlerinde Sayın Çiller ve Sayın Kutanın gelin hükümet olun isterseniz içerden istersen dışardan destekleyelim çağrılarına kulak tıkamışlar ve iktidarı DSP ye teslim ederek sağ seçmeni yüz üstü bırakmışlardır. Bir partinin fırsat varken iktidar olmama gerekçesini o zamanlarda öğrenmek mümkün olmadı. Acaba o günlerde de şimdiki gibi kullanılacak kasetler mi vardı diye düşünmeden edemiyor insan. 1999 yılı baz alındığında MHP yönetimi kasetsel girişimlere karşı çok sağlam duramadığı izlenimi uyandırmaktadır. Bu izlenim endişeleri artırmaktadır. İnşallah bu sefer yanılırız da Türk milleti huzur ortamında vekillerini seçer, demokratik, laik düzen içerisinde milletler camiasında hak ettiği yere koşar adım ilerlemeye devam eder. Saygılar.</p>

<p class="sayac_bilgi">22 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2011/05/12/mhp%e2%80%99den-ne-isteniyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Asit erozyonu nedir?</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2011/05/12/asit-erozyonu-nedir/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2011/05/12/asit-erozyonu-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 May 2011 08:35:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>technic4</dc:creator>
				<category><![CDATA[En son haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=10168</guid>
		<description><![CDATA[&#160; Can Sıkıcı Sorun; Asit Erozyonu Yüzyılın en önemli ağız sağlığı sorunu olarak tanımlanan Asit erozyonu, modern beslenme alışkanlıkları sonucu ortaya çıkıyor.Her yaştan kadın ve erkekte asitli yiyecek ve içeceklerin dişle teması sonucunda diş minesi yüzeyinin yumuşaması ile ortaya çıkan asit erezyonu hakkında uzmanlar bazı önemli noktaların altını çizdi. Asitli yiyecek ve içeceklerin yol açtığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Can Sıkıcı Sorun; Asit Erozyonu</p>
<p>Yüzyılın en önemli ağız sağlığı sorunu olarak tanımlanan Asit erozyonu, modern beslenme alışkanlıkları sonucu ortaya çıkıyor.Her yaştan kadın ve erkekte asitli yiyecek ve içeceklerin dişle teması sonucunda diş minesi yüzeyinin yumuşaması ile ortaya çıkan asit erezyonu hakkında uzmanlar bazı önemli noktaların altını çizdi.</p>
<p>Asitli yiyecek ve içeceklerin yol açtığı ve diş sert dokularında görülen aşınmalar olarak tanımlanan asit erozyonunun, diş çürüğü ile beraber yüzyılın en önemli diş sağlığı sorunudur. Bunun yanı sıra mide rahatsızlıklarına bağlı olarak meydana gelen reflü sonucu veya efervesanlı ilaç ve vitaminlerin yoğun kullanılması veya ağızda emilerek kullanılan çeşitli pastiller sonucu ağız pH’sı düşerek, diş sert dokularında erozyon meydana gelebilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Uzmanlar bu rahatsızlığın son yıllarda özellikle ön plana çıkmasının nedenini, en başta yemek yeme ve içme alışkanlıklarının değişmesine bağlıyorlar.Günlük hızlı yaşam temposu içerisinde ayak üstü yemeler, bu yiyecekleri yerken kullanılan içecekler, bu içeceklerin içeriklerinde bulunan asit ciddi sorunlar yaratmaya başladı. Birçok insan dişlerini sabah-akşam florürlü diş macunu ile fırçalayıp, bakteri plağı denilen oluşumu dişleri üzerinden uzaklaştırabilseler de günlük yaşantı içerisinde herhangi bir saat içinde aldıkları asitli yiyecek ve içecekler, bu sert dokularda aşınmalara yol açıyor. Asitli içeceklerin yemek öğünleri arasında tüketilmesi dişlerdeki erozyonu artırıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Diş erozyonu belirtileri ise şöyle görülüyor; ağız boşluğu içerisindeki asidin diş minesini aşındırmaya başlamasıyla önce aşırı hassasiyet ve sonraki aşamalarda, dişlerde sarı lekeler, şeffaflık, diş uçlarında çatlaklar ve daha sonra da aşınmaların devamı ile diş yüzeyinde de çukur alanlar oluşuyor. Bireyi en çok rahatsız eden husus ise hassasiyettir. Sıcak veya soğuk yiyecekler ciddi bir şekilde dişte hassasiyete yol açar. Asit erozyonun etkileri hemen ortadan kaldırılamaz. Hastanın erozyonun etyolojisi için diş hekimine gitmesi gerekir. Hastalığın başlarında koruyucu önlemlerle kolayca tedavi edilebilen erozyon, etki ciddi boyutlara ulaşırsa, etkilenen dişlerin şeklinin ve işlevlerinin düzeltilmesi ve korunması için adesif diş tedavisine ihtiyaç duyulur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Asit Erezyonuna Karşı Önlemler;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Diş fırçalamak ağız hijyeninin korunmasında ve dişlerin çürümesinin önlenmesinde çok önemlidir, ama asitli yiyecek ve içecek tüketiminin hemen ardından diş fırçalamak erozyonu artırır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Özellikle bu tür içecekleri veya yiyecekleri tüketenler, ağızlarını temiz hissetmek için hemen gidip dişlerini fırçalıyorlar. Bu, aşınmanın hızlanmasına yol açar. Kişi, bu tür asitli yiyecek ve içecekleri tükettikten sonra ağız ortamının pH’sını yükseltmek için bir yudum su alabilir, nötr bir içecekle ağzını çalkalayabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Dişleri, ağız ortamı asitli durumdan kurtulduktan sonra fırçalanması daha doğru olur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ağız hijyeniniz için sabah ve akşam dişlerinizi fırçaladıktan sonra Nasoral ağız gargarası kullanabilirsiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İçecekleri tüketirken pipet kullanın</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Meşrubatları hızlı için, uzun sürede küçük yudumlar alarak içmekten sakının</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gazlı içecekleri köpüklerini yok etmek için ağzınızda tutmayın ya da ağzınızda çalkalamayın.</p>

<p class="sayac_bilgi">163 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2011/05/12/asit-erozyonu-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sözde değil özde vatansever&#8230;</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2011/05/11/sozde-degil-ozde-vatansever/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2011/05/11/sozde-degil-ozde-vatansever/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 May 2011 15:56:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fosfataz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Umut Bozdamar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=10165</guid>
		<description><![CDATA[Amerikan’ın eski başkanlarından Samuel Johnson 18. yüzyılda şöyle demişti; “Vatanseverlik alçakların son sığınağıdır.” Amerika başkanı gerçek vatanseverler için bu benzetmeyi yapmayacağına göre demek ki o zaman da şimdi ülkemizde olduğu gibi vatanseverlik kılıfı altında her türlü haltı yiyen bir kesim var olmalı ki başkanları böyle bir cümle kurmak zorunda kalmış. Bu durumda zor bir problemle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Amerikan’ın eski başkanlarından Samuel Johnson 18. yüzyılda şöyle demişti; “Vatanseverlik alçakların son sığınağıdır.” Amerika başkanı gerçek vatanseverler için bu benzetmeyi yapmayacağına göre demek ki o zaman da şimdi ülkemizde olduğu gibi vatanseverlik kılıfı altında her türlü haltı yiyen bir kesim var olmalı ki başkanları böyle bir cümle kurmak zorunda kalmış. Bu durumda zor bir problemle karşı karşıyayız demektir, bir kişinin gerçek bir vatansever mi yoksa vatanseverlik kisvesi altında dolaplar çeviren şahsi çıkarlarını gözeten ya da başka ulusların çıkarına hizmet eden bir yaratık mı olduğunu nasıl anlayacağız? Her zaman geçerli olan yöntemlerden biri olan çok bağırmak ve muhataplarını suçlu psikolojisi içine sokmaya çalışanlara prim vermek şimdilerde çok revaçta olsa da gerçekçi bir yaklaşım değildir. Bu yöntem slogan severler için bir anlam ifade etse bile bunun yerine somut ve mantıklı özellikleri tartmak daha faydalı olacaktır.</p>
<p>Eski genelkurmay başkanlarından biri laiklik tartışmalarının yoğun olduğu bir dönemde “Sözde değil özde laik” diye bir tabir kullanmıştı. Bu şu anlama geliyordu ben laik bir insanım demekle laik bir insan olunmuyordu, bunun için uyulması gereken kurallar, uygulanması gereken bazı kriterler vardı. Alenen dile getirilmemişti ama arif olanların anladığı en önemli kriter alkollü bir içki mümkünse rakı içicisi olmanız gerekiyordu, diğer kriterlerin ancak bundan sonra bir anlamı vardı. Acaba vatanseverlik için böyle belirleyici bir kriter bulmak mümkün mü diye düşünülünce konunun bu kadar basit olamayacağı hemen anlaşılıyor. Çünkü bizde ki laiklik  dünyanın hiçbir yerinde geçerli olamayacak bir uygulamaydı .Amacı din ve vicdan hürriyetini teminat altına almaktan ziyade bazı grupların çıkarlarını korumaya yarayan bir kalkan vazifesi görüyordu. Niyet farklı olunca da meşrebinize ve gücünüze göre sözde, özde kriterler uydurup uygulamaya koyabiliyordunuz. Vatanseverlik için de bazı vatan tüccarları, keyfe göre kriterler uydurmaya,  vatanseverliği bir grubun ya da bir iki partinin çıkarları ile özdeşleştirmeye çalışıyorlar. Ülkenin bir kesimini düşman görmezseniz iyi bir vatansever olamazsınız masalları anlatılıyor. Tekin Alp  kimdir? Mişel Eflak  kimdir? bilmeden bu konularda fikir sahibi olmak, olayları değerlendirmek oldukça güç, bu sebeple  vatanseverliği belli bir kliğin yargılarına bırakmamak lazımdır.  Herkes bilir ki en büyük ihanetler ancak vatanseverlik kisvesi altında yapılabilir. Bu sebeplerden dolayı kriterleri iyi belirlemek, dostu düşmanı iyi ayırt etmek gerekir.</p>
<p>Vatanseverliğin olmazsa olmaz kriteri vatan için özveride bulunmaktır. Yani vermektir. Vatanseverliğin çağa uygun bir görüş olmadığını düşünen insanlar olabilir ama vatanseverlik iddiasında iseniz vatanseverliğin bir geçim yolu, rant kapısı olmadığını bilmek zorundasınız. Bu kriteri turnusol yaparsanız vatan kimin için ne ifade ediyor, ancak o zaman daha net olarak görmek mümkün olabiliyor.</p>
<p>Türk sadece bir kelime değildir, yaşayan bir varlıktır. Türkü yüceltip bu kelimenin esasını oluşturan yüce Türk milletinin ekseriyetini sırf kendinizle aynı düşünmüyor diye hakir görmek;  “bidon kafa”,  “kıllı ayı” diye lakaplar takarak aşağılamak vatanseverliğin şartlarından değildir. Eğer mümkün olacaksa madendeki bir işçinin, tarladaki bir ırgatın, dağdaki çobanın ve evdeki kadının oyu, bir mankenin oyundan daha kıymetli olmalıdır, çünkü hayatın içinde olanlar onlardır. Aksi takdirde bu, insanların, dolayısı ile ülkenin umutlarını karartmak olacaktır. Bu insanlar kendi haklarını, çıkarlarını savunamazlar ya da savunanları desteklemezlerse çocukları da onların çocukları da aynı kadere mahkûm olmayacaklar mıdır?  Bir kesim hiçbir çaba göstermeden refah içinde iken birileri hep çalışıp hiç kazanamayacaklar mıdır? Sandık fetişi olmaya gerek yok ama sandığı sevmek, sandığa saygı duymak vatanseverliktir.  Ayrıca bir taraftan okul kapılarında öğrencilerin girmesine engel olmak için odalar, barikatlar kurup diğer taraftan halkı cahillikle suçlamak da vatanseverlik olmasa gerektir.</p>
<p>Tüm ulusların olduğu gibi Türkün de bir inancı vardır. Türk milletini diğer milletler önünde zayıf düşürecek dejenere, iğreti bir toplum haline getirecek uygulamaları modernlik olarak pazarlayıp; ahlaki ve moral değerleri gericilik, yobazlık diye aşağılayarak vatansever olamazsınız. Bir milletin asaleti, kalitesi kafatası çapıyla ölçülemez. Verdiği sözü tutan, emanete hıyanet etmeyen, yalan söylemeyen en önemlisi kul hakkı yemeyen çalışkan insanların çoğunlukta olduğu bir milletin kalitesi tabii ki yüksek olacaktır. İçki tüketme hakkına saygı duymak başka şey içki içenlerin sayısını artırmaya çalışmak başka şeydir. Sigaraya, içkiye, uyuşturucuya karşı savaşmak bu milletin dostu olmaktır. Bu savaşın önüne gerekçeler uydurup engeller çıkartarak da vatansever olamazsınız. Her türden ahlaksızlığa özel hayat kılıfı takıp savunmak, hatta utanmazca saldırmak bu millete hizmet olamaz.</p>
<p>Türk milletinin bir tarihi vardır, beğenirsiniz beğenmezsiniz ama vardır. Bir dönemi eleştirip bir dönemi yüceltebilirsiniz bu her vatandaşın en tabii hakkıdır, çünkü geçmişimiz şanla, onurla ve doğal olarak hatalarla doludur. Fakat her gün tarihimize aleni ya da gizli hakaret ederek ve hakaret edenleri mazur görerek vatansever olmazsınız. Ecdadımız bir cihan devleti kurmuş ve uzun müddet yaşatmıştır bu bir gerçektir masal değildir. Atalarımızın yaptıklarını hayal bile edemeyeceklerin, bir de hakaret etmesine katlanmak ne acı bir kader… Vatanseverim iddiasında bulunanlar ecdadına hakaret etmemeli en azından bu tür girişimlere çanak tutmamalıdır.</p>
<p>Türkün bir dili vardır. Bu dil bin yılların içinde etkilemiş, etkilenmiş yoğrulmuş ve şekillenmiştir. Dilimizi kendi mecrasında bırakmayıp, bizleri yüzyıl önce yazılmış bir eseri anlayamayan insanlar haline getirmek, bizi köklerimizden koparmak da vatanseverlik olamaz.</p>
<p>Uçağımızı düşürme, camilerimizi bombalama Heronları kör etme planları yapanları desteklemek de vatanseverlik değildir. İki asırdır kökü dışarıda cemaat, kulüp, loca üyelerinin ülkenin en önemli makamlarını işgal etmesine ses çıkarmayanların, saygıda kusur etmeyenlerin Anadolu insanının sosyal dayanışma oluşumlarını düşman bellemesi de vatanseverlik değildir.</p>
<p>Türk milletini ayrıştırarak beraber yaşama azmine dinamit koyanlar da vatansever olamaz. Vatansever birleştirici olmak zorundadır.</p>
<p>Saygılar.</p>

<p class="sayac_bilgi">32 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2011/05/11/sozde-degil-ozde-vatansever/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Özel hayat&#8230;</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2011/05/10/ozel-hayat/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2011/05/10/ozel-hayat/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 May 2011 19:18:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fosfataz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Umut Bozdamar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=10163</guid>
		<description><![CDATA[&#160; Aşağıda anlatılan olayların tamamı hayal mahsulüdür, hiçbir kişi ve kuruluş ile ilgisi yoktur. Brezilyada “A” futbol takımı; parola her sezon olduğu gibi bu sezon da şampiyonluk… Ligin son haftaları yaklaşırken şampiyonluktaki en büyük rakipleri ile zorlu bir maça çıkacaklar. Maçtan 3 gün önce kalecileri ve ön liberolarının rakip takım yöneticileri ile bir bağ evinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Aşağıda anlatılan olayların tamamı hayal mahsulüdür, hiçbir kişi ve kuruluş ile ilgisi yoktur.</p>
<p>Brezilyada “A” futbol takımı; parola her sezon olduğu gibi bu sezon da şampiyonluk… Ligin son haftaları yaklaşırken şampiyonluktaki en büyük rakipleri ile zorlu bir maça çıkacaklar. Maçtan 3 gün önce kalecileri ve ön liberolarının rakip takım yöneticileri ile bir bağ evinde gizli şekilde görüşmelerini ve bir çanta alışverişi yapmalarını içeren görüntüler internete düşüyor. Kulüp başkanı hemen bu futbolcular ile olan sözleşmeleri feshederek, suç duyurusunda bulunuyor. Taraftarlarından sakin olmalarını, durumun kontrol altında olduğunu, tüm futbolcularına güveninin tam olduğunu, kalan maçları oynayacaklarını ve bu maçlarda  ellerinden geleni yapacaklarını beyan ediyor. Ayrıca görüntüleri yayınlayanlara da takımlarını olası bir hezimetten kurtardıkları için teşekkür ediyor. Görüntüleri yayınlanan futbolcular sessiz sedasız şehri terk ediyorlar. Brezilya futbol federasyonu ve savcılık soruşturma başlatıyor.</p>
<p>Belçika’da 2-6 yaş grubunun faydalandığı “B” kreşi; kreş yönetimi sürekli olarak kreşlerinin çocuklar için güvenli ve hijyenik olduğu yönünde reklam yapıyor. Ama bir gün kreş çalışanlarından birinin çocukları taciz ettiği ve kötü davrandığını gösteren görüntüler internete düşüyor. Aileler çocuklarını bu kreşten alıp başka kreşlere götürüyorlar. Kreş sahibi kreşin kapısına kilit vuruyor ve daha önce tahsil ettiği paraları ödüyor. Para kazanmanın kendisi için ikinci planda olduğunu, önceliğin her zaman çocukların güvenliği ve sağlığı olduğunu belirten bir açıklama yapıyor. Böyle bir olayın kendi kreşinde meydana gelmesinden ötürü çok üzgün olduğunu söylüyor. Ayrıca çalışanlarını seçerken profesyonelce davranmadığı için bütün sorumluluğu üzerine alıyor. Daha fazla çocuğun zarar görmesine engel oldukları için görüntüleri yayınlayanlara teşekkürü de ihmal etmiyor.</p>
<p>Japonya da elektronik ve bilgisayar teknolojileri üzerine araştırma geliştirme çalışması yapan “C” şirketi; bir şirket idarecisi, mühendislerden birinin kişisel bilgisayarı ile başka ülke firmalarına bazı bilgisayar yazılımlarını mail yolu ile gönderdiğini tespit ediyor. Bunun üzerine firma yönetimi şirket idarecisine takdir ve bir maaş ve ikramiye veriyor, mühendisi ise işten kovuyor. İşten atılan mühendis kişisel bilgisayarının kurcalandığını ve kişisel haklarına saldırı olduğunu söylese de kimseye dinletemiyor. Firma aleyhine açtığı ve özel hayatının kurcalandığı yönündeki davayı kaybediyor.</p>
<p>Himalaya eteklerinde vaazları halk tarafından büyük bir ilgi ile takip edilen Budist “D” rahibi; Budist rahip vaazlarında sürekli olarak insanlarının nefsine hakim olmasını, az yemek yemesini, az konuşmasını öğütlemektedir. Fakat katıldığı düğünde nefis bir domuz kızartmasını etrafında kimse yokmuş gibi şapırdata şapırdata yeme görüntüleri bir televizyonda yayınlanınca rahip kişisel gelişiminde daha çok eksiğinin olduğunu belirtiyor. Bu eksikliklerini kendisine hatırlattığı için görüntüleri yayınlayan kuruluşa teşekkür ediyor. Rahip daha sonra hayattan elini eteğini çekerek bir mağarada inzivaya çekileceğini açıklıyor.</p>
<p>İsviçre’de bir bankanın “E” çalışanı; bu çalışan “F” firması ilgili ticari sırları bir yatırımcı ile paylaşıyor.  Bu paylaşımı içeren ses kayıtları internete düşünce de görevinden ayrılıyor. Banka yönetimi bankacılıkta güvenin esas olduğuna inandıklarını söyleyerek böyle bir olaya yol açtıkları için de mudilerinden özür diliyorlar.   Telefon kayıtlarını yayınlayanlara teşekkür edilen açıklamada bundan sonra elemanların ve uygulamaların daha sık denetleneceği konusunda kamuoyuna söz veriyorlar. Mağdur olan “F” firması kişisel sırlarını koruyamadığı gerekçesi ile banka aleyhine açtığı davayı kazanarak yüklü bir tazminat alıyor.</p>
<p>Romanya’ da Milli eğitim bakanını “G” ; Bakanın eşi ile olan özel görüntüleri bir internet sitesinde yayınlanıyor. Halk galeyana geliyor, site kapatılıyor, halk protesto yürüyüşleri yapıyor, muhalefet liderleri, başbakan ve cumhurbaşkanı milli eğitim bakanına destek mesajları veriyorlar. Yayınlayanları kınadıklarını beyan ediyorlar. Bütün medya bakanın yanında yer alıyor.</p>
<p>Türkiye’de bünyesinde doğru dürüst insanları barındırdığını iddia eden, ilkeli siyaset iddiasında bulunan ve ülke yönetimine talip olan “H” partisinin birkaç milletvekili adayı ile ilgili olarak Türk toplum ve aile yapısına aykırı olduğu düşünülen görüntüler internette servis ediliyor. Ayrıca bu görüntüler adayların kendi seçmenlerini aşağılayıcı samimi görüşleri de içeriyor. Bunun üzerine milletvekili adayları zorlama ile partiden istifa ettiriliyorlar. Parti lideri bu görüntülerin özel hayata müdahale anlamına geldiğini söyleyerek yayınlayanları lanetliyor. Ayrıca rakip partilerden bir tanesini kendilerine komplo kurmakla itham ediyor. Medyanın hatırı sayılır bir kısmı parti başkanını destekliyor. Partililer üzülüyor, bazıları sinirleniyor ve bir yerlere saldırıyorlar. Adaylardan biri bu görüntüler sadece ailemi ilgilendirir, istifa etmek zorunda değilim diyor.</p>
<p>Saygılar.</p>
<p>&nbsp;</p>

<p class="sayac_bilgi">18 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2011/05/10/ozel-hayat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zarifce konuştular, zarifce buluşmak üzere sözleştiler&#8230;</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2011/05/10/zarifce-konustular-zarifce-bulusmak-uzere-sozlestiler/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2011/05/10/zarifce-konustular-zarifce-bulusmak-uzere-sozlestiler/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 May 2011 12:20:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>technic4</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/sanat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=10159</guid>
		<description><![CDATA[Prof. Dr. Hüseyin AKKAYA denetiminde rahmetli Cahit ZARİFOĞLU&#8217;nun şiirlerinin okunduğu programa çok sayıda üniversite öğrencisi katıldı. Her ay dernek binasında yapılan etkinlik yer darlığı sebebiyle bu ay Abdi Ağa konağında yapıldı. Dil ve Edebiyat Derneği Sivas şubesi tarafından Abdi Ağa  konağında düzenlenen zarifce okumalara Ak Parti milletvekili Ersönmez YARBAY katıldı. Ellerindeki Cahit Zarifoğlu kitaplarıyla bazen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/zar1.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-10160" title="zar1" src="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/zar1-300x199.jpg" alt="" width="300" height="199" /></a></p>
<p>Prof. Dr. Hüseyin AKKAYA denetiminde rahmetli Cahit  ZARİFOĞLU&#8217;nun  şiirlerinin okunduğu programa çok sayıda üniversite  öğrencisi katıldı.  Her ay dernek binasında yapılan etkinlik yer darlığı  sebebiyle bu ay  Abdi Ağa konağında yapıldı.</p>
<p>Dil ve Edebiyat Derneği Sivas şubesi tarafından Abdi Ağa  konağında  düzenlenen zarifce okumalara Ak Parti milletvekili Ersönmez YARBAY  katıldı.</p>
<p>Ellerindeki Cahit Zarifoğlu kitaplarıyla bazen denemeler bazen hikayeler  çokca da şiirlerle etkinliğe katılan gençlerin coşkusuna Ersönmez  YARBAY&#8217;da eşlik etti. Cumhuriyet Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr.  Hüseyin AKKAYA&#8217;nın açış konuşmasıyla başlayan programda AKKAYA, Cahit  ZARİFOĞLU ve yedi güzel adamın edebi hayatından örnekler verdi. Cahit  Zarifoğlu şiirleriyle süslediği konuşma gençler tarafından ilgiyle  izlendi.</p>
<p>Konuşmaların sonunda Dil ve Edebiyat Derneği Ney klübü tarafından mini  konser verildi. Neyzenler peşrevler ve ilahilerle süsledikleri konser  sonrasında gelecek ay zarifcede buluşmak üzere konaktan ayrıldılar.</p>

<p class="sayac_bilgi">45 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2011/05/10/zarifce-konustular-zarifce-bulusmak-uzere-sozlestiler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yemek de yaparım, kariyer de&#8230;.</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2011/05/10/yemek-de-yaparim-kariyer-de/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2011/05/10/yemek-de-yaparim-kariyer-de/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 May 2011 09:44:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>technic4</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=10155</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye bir yandan internet yasaklarıyla boğuşurken bir yandan internet dünyasında hızla büyümeye devam ediyor. Son olarak bir Türk sitesi, dünya çapında örnek bir projeyle yayın hayatına başladı. Tamamen özgür sermayeyle ve özgün içerikle hazırlanan Tencere.tv çalışan kadınlara birçok kolaylık sağlıyor. Birçok kadın özgün yemek tarifleri bulmakta zorlanıyor. İnternette birbirinden kopyalanmış yüzlerce yemek tarifi var fakat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/tencereKapak.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-10156" title="tencereKapak" src="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/tencereKapak-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" /></a></p>
<p>Türkiye bir yandan internet yasaklarıyla boğuşurken bir yandan internet dünyasında hızla büyümeye devam ediyor. Son olarak bir Türk sitesi, dünya çapında örnek bir projeyle yayın hayatına başladı.</p>
<p>Tamamen özgür sermayeyle ve özgün içerikle hazırlanan Tencere.tv çalışan kadınlara birçok kolaylık sağlıyor.</p>
<p>Birçok kadın özgün yemek tarifleri bulmakta zorlanıyor. İnternette birbirinden kopyalanmış yüzlerce yemek tarifi var fakat bugüne kadar profesyonel olarak hazırlanmış, özgün videolara ve detaylı anlatıma sahip bir video tarif sitesinin eksikliği hissediliyordu. Tencere.tv de tam olarak bu eksikliğin etkisiyle doğdu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İSTANBUL’UN GÖZDE MEKÂNLARINDAKİ ÜNLÜ ŞEFLERİN TARİFLERİ</p>
<p>Tencere.tv sitesinde yer alan tarifler ve videolar İstanbul’un seçkin lokantalarının şefleri tarafından hazırlandı. Kırmızı et yemekleri, beyaz et yemekleri, zeytinyağlı tarifler, Osmanlı saray mutfağı gibi bir çok kategorisi bulunan Tencere.tv içeriğini her geçen gün arttırarak büyümeyi hedefliyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İZLE, ÖĞREN, PİŞİR…</p>
<p>Türkiye’nin en sıcak tarifleri sloganıyla yola çıkan Tencere.tv, ziyaretçilerine anlaşılır bir dille ve yüksek çözünürlüklü videolarıyla izle, pişir, öğren yöntemini sunuyor. Böylece meşhur yemekleri yapmak kadınlar için bir kâbus olmaktan çıkacak, usta şeflerin pratik tarifleriyle yemek yapmak artık çok daha kolay bir hale gelecek.</p>
<p>Tencere.tv’ye www.tencere.tv adresinden, Facebook’ta http://www.facebook.com/tenceretv adresindeki hayran sayfasından ulaşabilir veya http://www.tencere.tv/abonelik/ adresinden ücretsiz mail listesine kayıt olarak her sabah posta kutusundan ulaşabilirsiniz.</p>

<p class="sayac_bilgi">55 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2011/05/10/yemek-de-yaparim-kariyer-de/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

