<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Haber2B Ulusal ve yerel Sürekli güncellenen internet haber sitesi, Güncel haberler, Son dakika, &#187; Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.haber2b.com/category/yasam/saglik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.haber2b.com</link>
	<description>HABER SİTESİ</description>
	<lastBuildDate>Sun, 20 Nov 2011 09:02:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Gebelik kalbi etkiliyor&#8230;!</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2011/06/22/gebelik-kalbi-etkiliyor/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2011/06/22/gebelik-kalbi-etkiliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Jun 2011 07:38:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>technic4</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=10181</guid>
		<description><![CDATA[Gebelik kadının hayatında yaşadığı en önemli deneyimlerden birisidir. Hem duygusal hem de fizyolojik olarak pek çok değişikliği beraberinde getirir. Kendisini nelerin beklediğini bilmeyen gebe bu duruma uyum sağlamada güçlük yaşayabilir. Bu değişimlerin iyi anlaşılması normal ve anormal ayrımının sağlıklı yapılabilmesi için son derece önemlidir.Kalp ve Damar Cerrahı Op.Dr.Orçun Ünal, gebeliğin bütün vücutta değişikliklere neden olduğu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/OP.DR_.ORÇUN-ÜNAL.......jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-10184" title="OP.DR.ORÇUN ÜNAL......" src="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/OP.DR_.ORÇUN-ÜNAL......-200x300.jpg" alt="" width="200" height="300" /></a></p>
<p>Gebelik kadının hayatında yaşadığı en önemli deneyimlerden birisidir. Hem duygusal hem de fizyolojik olarak pek çok değişikliği beraberinde getirir. Kendisini nelerin beklediğini bilmeyen gebe bu duruma uyum sağlamada güçlük yaşayabilir. Bu değişimlerin iyi anlaşılması normal ve anormal ayrımının sağlıklı yapılabilmesi için son derece önemlidir.Kalp ve Damar Cerrahı Op.Dr.Orçun Ünal, gebeliğin bütün vücutta değişikliklere neden olduğu gibi kalbin dolaşımı yani kardiyak sistemde de birçok değişikliğe neden olabileceğini belirtiyor ve Op.Dr.Orçun Ünal gebelikte kardiyak sistemde meydana gelen değişiklikleri hakkında bir çok önemli noktanın altını çiziyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gebelikte kardiyak sistemdeki değişiklikler; kan hacminde, kalp yükünde ve kalp hızında artıştır.Özellikle gebeliğin ilerleyen dönemlerinde eforla gelen nefes darlığı,halsizlik,uzun süren çarpıntılar,ayak bileklerinde aşırı şişme gebeliğin tetiklediği bir kalp rahatsızlığının önemli bir habercisi olabilir.Mitral kapak sarkması gibi bazı kalp problemleri, ha­milelik döneminde tehlike yaratabilir ve doğum sırasında antibiyotik kullanımını gerektirebilir. Doğumsal kalp problem­leri gibi diğer kalp hastalıkları, ciddi bi­çimde gebelerin sağlığını etkileyebilir.Doğuma bağlı olmayan gebelikle ilgili en sık ölüm nedeni gebelik kalp hastalıklarıdır.Kalp Hastalıkları,tüm gebeliklerin %1 ini etkiler. Romatizmal kapak hastalıkları en sık tip olmak üzere, gebeliğin en sık karşılaşılan kardiyak komplikasyonu kalp kapak hastalıklarıdır. Gebelikle ilgili riskin derecesini kalp kapağı lezyonların ciddiyeti belirler. Bu hastaların kabaca %90 ı, gebelik boyunca artan kardiyak yükün artmasına bağlı olarak giderek kötüleşen obstrüksiyonla (kapakta daralma) sonuçlanabilen mitral darlığa sahiptir. Ciddi kapak darlığı veya ritm bozuklğu olan gebelerde kalp yetmezliği riski artmıştır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gebelerin Kalp ve Damar Sağlığı İçin Nelere Dikkat Edilmesi Gerekiyor ?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gebelikte aşırı tuz tüketiminden kaçınılmalı</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ağır efor gerektirecek işler yapılmaması gerekiyor</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gebelik öncesinde var olan kalp hastalığı olan anne adaylarının gebelikleri sırasında yakından izlenmeleri gerekir.Kardiyolog ve kadın doğum uzmanlarının birlikte çalışması gereken gebeliğin sonunda özellikle doğum sırasında oluşan ani değişikliklerin olası olumsuz etkilerinin bertaraf edilmesi için gerekli tedbirlerin alınması gerekir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gebelikte kilo alımına dikkat edilmesi gerekiyor.Fazla kilo alımı vücutta su tutulumunu arttırabileceği için kalbin yükünü arttırmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Aneminin sadece kendisi bile kalp yetmezliğine neden olabileceği için gebelikte anemi olan hamilelerin Demir takviyesi ve diyetle beslenmelerini düzenlemeleri gereklidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>

<p class="sayac_bilgi">123 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2011/06/22/gebelik-kalbi-etkiliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Asit erozyonu nedir?</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2011/05/12/asit-erozyonu-nedir/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2011/05/12/asit-erozyonu-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 May 2011 08:35:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>technic4</dc:creator>
				<category><![CDATA[En son haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=10168</guid>
		<description><![CDATA[&#160; Can Sıkıcı Sorun; Asit Erozyonu Yüzyılın en önemli ağız sağlığı sorunu olarak tanımlanan Asit erozyonu, modern beslenme alışkanlıkları sonucu ortaya çıkıyor.Her yaştan kadın ve erkekte asitli yiyecek ve içeceklerin dişle teması sonucunda diş minesi yüzeyinin yumuşaması ile ortaya çıkan asit erezyonu hakkında uzmanlar bazı önemli noktaların altını çizdi. Asitli yiyecek ve içeceklerin yol açtığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Can Sıkıcı Sorun; Asit Erozyonu</p>
<p>Yüzyılın en önemli ağız sağlığı sorunu olarak tanımlanan Asit erozyonu, modern beslenme alışkanlıkları sonucu ortaya çıkıyor.Her yaştan kadın ve erkekte asitli yiyecek ve içeceklerin dişle teması sonucunda diş minesi yüzeyinin yumuşaması ile ortaya çıkan asit erezyonu hakkında uzmanlar bazı önemli noktaların altını çizdi.</p>
<p>Asitli yiyecek ve içeceklerin yol açtığı ve diş sert dokularında görülen aşınmalar olarak tanımlanan asit erozyonunun, diş çürüğü ile beraber yüzyılın en önemli diş sağlığı sorunudur. Bunun yanı sıra mide rahatsızlıklarına bağlı olarak meydana gelen reflü sonucu veya efervesanlı ilaç ve vitaminlerin yoğun kullanılması veya ağızda emilerek kullanılan çeşitli pastiller sonucu ağız pH’sı düşerek, diş sert dokularında erozyon meydana gelebilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Uzmanlar bu rahatsızlığın son yıllarda özellikle ön plana çıkmasının nedenini, en başta yemek yeme ve içme alışkanlıklarının değişmesine bağlıyorlar.Günlük hızlı yaşam temposu içerisinde ayak üstü yemeler, bu yiyecekleri yerken kullanılan içecekler, bu içeceklerin içeriklerinde bulunan asit ciddi sorunlar yaratmaya başladı. Birçok insan dişlerini sabah-akşam florürlü diş macunu ile fırçalayıp, bakteri plağı denilen oluşumu dişleri üzerinden uzaklaştırabilseler de günlük yaşantı içerisinde herhangi bir saat içinde aldıkları asitli yiyecek ve içecekler, bu sert dokularda aşınmalara yol açıyor. Asitli içeceklerin yemek öğünleri arasında tüketilmesi dişlerdeki erozyonu artırıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Diş erozyonu belirtileri ise şöyle görülüyor; ağız boşluğu içerisindeki asidin diş minesini aşındırmaya başlamasıyla önce aşırı hassasiyet ve sonraki aşamalarda, dişlerde sarı lekeler, şeffaflık, diş uçlarında çatlaklar ve daha sonra da aşınmaların devamı ile diş yüzeyinde de çukur alanlar oluşuyor. Bireyi en çok rahatsız eden husus ise hassasiyettir. Sıcak veya soğuk yiyecekler ciddi bir şekilde dişte hassasiyete yol açar. Asit erozyonun etkileri hemen ortadan kaldırılamaz. Hastanın erozyonun etyolojisi için diş hekimine gitmesi gerekir. Hastalığın başlarında koruyucu önlemlerle kolayca tedavi edilebilen erozyon, etki ciddi boyutlara ulaşırsa, etkilenen dişlerin şeklinin ve işlevlerinin düzeltilmesi ve korunması için adesif diş tedavisine ihtiyaç duyulur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Asit Erezyonuna Karşı Önlemler;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Diş fırçalamak ağız hijyeninin korunmasında ve dişlerin çürümesinin önlenmesinde çok önemlidir, ama asitli yiyecek ve içecek tüketiminin hemen ardından diş fırçalamak erozyonu artırır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Özellikle bu tür içecekleri veya yiyecekleri tüketenler, ağızlarını temiz hissetmek için hemen gidip dişlerini fırçalıyorlar. Bu, aşınmanın hızlanmasına yol açar. Kişi, bu tür asitli yiyecek ve içecekleri tükettikten sonra ağız ortamının pH’sını yükseltmek için bir yudum su alabilir, nötr bir içecekle ağzını çalkalayabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Dişleri, ağız ortamı asitli durumdan kurtulduktan sonra fırçalanması daha doğru olur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ağız hijyeniniz için sabah ve akşam dişlerinizi fırçaladıktan sonra Nasoral ağız gargarası kullanabilirsiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İçecekleri tüketirken pipet kullanın</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Meşrubatları hızlı için, uzun sürede küçük yudumlar alarak içmekten sakının</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gazlı içecekleri köpüklerini yok etmek için ağzınızda tutmayın ya da ağzınızda çalkalamayın.</p>

<p class="sayac_bilgi">151 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2011/05/12/asit-erozyonu-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yemek de yaparım, kariyer de&#8230;.</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2011/05/10/yemek-de-yaparim-kariyer-de/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2011/05/10/yemek-de-yaparim-kariyer-de/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 May 2011 09:44:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>technic4</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=10155</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye bir yandan internet yasaklarıyla boğuşurken bir yandan internet dünyasında hızla büyümeye devam ediyor. Son olarak bir Türk sitesi, dünya çapında örnek bir projeyle yayın hayatına başladı. Tamamen özgür sermayeyle ve özgün içerikle hazırlanan Tencere.tv çalışan kadınlara birçok kolaylık sağlıyor. Birçok kadın özgün yemek tarifleri bulmakta zorlanıyor. İnternette birbirinden kopyalanmış yüzlerce yemek tarifi var fakat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/tencereKapak.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-10156" title="tencereKapak" src="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/tencereKapak-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" /></a></p>
<p>Türkiye bir yandan internet yasaklarıyla boğuşurken bir yandan internet dünyasında hızla büyümeye devam ediyor. Son olarak bir Türk sitesi, dünya çapında örnek bir projeyle yayın hayatına başladı.</p>
<p>Tamamen özgür sermayeyle ve özgün içerikle hazırlanan Tencere.tv çalışan kadınlara birçok kolaylık sağlıyor.</p>
<p>Birçok kadın özgün yemek tarifleri bulmakta zorlanıyor. İnternette birbirinden kopyalanmış yüzlerce yemek tarifi var fakat bugüne kadar profesyonel olarak hazırlanmış, özgün videolara ve detaylı anlatıma sahip bir video tarif sitesinin eksikliği hissediliyordu. Tencere.tv de tam olarak bu eksikliğin etkisiyle doğdu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İSTANBUL’UN GÖZDE MEKÂNLARINDAKİ ÜNLÜ ŞEFLERİN TARİFLERİ</p>
<p>Tencere.tv sitesinde yer alan tarifler ve videolar İstanbul’un seçkin lokantalarının şefleri tarafından hazırlandı. Kırmızı et yemekleri, beyaz et yemekleri, zeytinyağlı tarifler, Osmanlı saray mutfağı gibi bir çok kategorisi bulunan Tencere.tv içeriğini her geçen gün arttırarak büyümeyi hedefliyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İZLE, ÖĞREN, PİŞİR…</p>
<p>Türkiye’nin en sıcak tarifleri sloganıyla yola çıkan Tencere.tv, ziyaretçilerine anlaşılır bir dille ve yüksek çözünürlüklü videolarıyla izle, pişir, öğren yöntemini sunuyor. Böylece meşhur yemekleri yapmak kadınlar için bir kâbus olmaktan çıkacak, usta şeflerin pratik tarifleriyle yemek yapmak artık çok daha kolay bir hale gelecek.</p>
<p>Tencere.tv’ye www.tencere.tv adresinden, Facebook’ta http://www.facebook.com/tenceretv adresindeki hayran sayfasından ulaşabilir veya http://www.tencere.tv/abonelik/ adresinden ücretsiz mail listesine kayıt olarak her sabah posta kutusundan ulaşabilirsiniz.</p>

<p class="sayac_bilgi">49 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2011/05/10/yemek-de-yaparim-kariyer-de/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cilt güzelliğinin altın anahtarları</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2011/05/05/cilt-guzelliginin-altin-anahtarlari/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2011/05/05/cilt-guzelliginin-altin-anahtarlari/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 May 2011 15:16:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>technic4</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=10140</guid>
		<description><![CDATA[Cildiniz, hastalıklara karşı savunma gösteren ilk birincil savunma sistemidir. Bu nedenle cildimize daha fazla saygı duymalı ve özen göstermeliyiz. Cildimiz, vücudumuzun en büyük organıdır. Gizli sağlık tehditlerinden onu korumalıyız ki o da iç organlarımızı korusun.İşte cildinizin sağlığı ve güzelliği için uzmanlardan öneriler; &#160; Her şeyden önce cilt temizliğine önem verilmesi gerekiyor.Temizleyici köpük, jel,sabun veya losyonlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/cilt.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-10141" title="cilt" src="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/cilt-256x300.jpg" alt="" width="256" height="300" /></a></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"><strong>Cildiniz, hastalıklara karşı savunma gösteren ilk birincil savunma sistemidir. Bu nedenle cildimize daha fazla saygı duymalı ve özen göstermeliyiz. Cildimiz, vücudumuzun en büyük organıdır. Gizli sağlık tehditlerinden onu korumalıyız ki o da iç organlarımızı korusun.İşte cildinizin sağlığı ve güzelliği için uzmanlardan öneriler;</strong></span></span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Her 	şeyden önce cilt temizliğine önem verilmesi 	gerekiyor.Temizleyici köpük, jel,sabun veya losyonlar düzenli 	olarak kullanılmalıdır.</span></span></li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Cilde 	nem sağlamak, olmazsa olmaz gündüz ve gece ayrı olmak üzere her 	gün nemlendirici kullanmak şart.</span></span></li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Gündüz 	makyaj yapmasanız dahi; gün içinde cilt düzeyinde biriken hava 	kirliliği,sigara dumanı ve toz gibi dış etkenler yüzünden 	geceleri yatmadan önce cildinizi temizleyin.Çünkü gözenekleri 	tıkalı bir cilt geceleri nefes alamaz ve kendini yenileyemez.</span></span></li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">İster 	açık alan olsun ister kapalı mekanda, cilt bir kez hassaslaştı 	mı, her zaman tepki gösterir.Hava kirliliği ve gaz atıkları 	dışında cildi tehdit ederken, iş yeri ve evlerde kullanılan 	klimalarda alerjik reaksiyonları arttırır. Bunlara ek olarak 	sigara dumanı ve stres derken cilt nem dengesini kaybedip 	yaşlanmaya başlıyor.Bu nedenlerden dolayı cilt kuruluğundan 	şikayet ediyorsanız haftada bir gün peeling yapın.Böylece 	cildin yağ dengesi sağlanır.</span></span></li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Özellikle 	açık ten rengine sahip olan kişiler ve sarışınlar, bahar ve 	yaz aylarıyla birlikte cilt kızarmalarına maruz kalırlar.En çok 	yanak, alt burun ve elmacık kemiklerinde görülen lekelerin renk 	değişiklikleri baharda polenlerin uçması ile artar. Cildi aşırı 	sıcak ve soğuk temastan korumakta fayda var. Uzmanlara göre ; 	hamam,sauna,buhar banyosu ve buz küpleri ile yapılan kürlerden 	uzak durmalı.Ayrıca kafeinli ve çok sıcak içeceklerde 	ağırlaştırıcı faktörlerin başında geliyor.</span></span></li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Ne 	yazık ki , hormonlar bazen rayından çıkıp hiç olmadık 	yerlerde ergenlik dönemini tekrar yaşamamıza sebep 	olabiliyor.Baharda artan sivilceler yaz aylarında da canımızı 	sıkmaya yetiyor.</span></span><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"> </span></span></span><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Sivilceler 	aşırı baharatlı yemek ve alkol tüketmek yüzünden de , 	artabilir.</span></span><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"> Yağlı ciltler yaz aylarında cildinize özellikle dikkat 	etmelisiniz.</span></span></span><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"> Sivilce bir yağ bezi ünitesi hastalığı olduğu için yağlı 	ciltlerde, yağlanma olan bölgelerde görülüyor.Bu sevimsiz 	durumda cilt temizliği, ciltteki yağın uzaklaştırılmasını 	sağladığı için faydalıdır.Sivilcelerinizi yok etmek için son 	zamanlarda içerisinde kükürtle birlikte zeytinyağı bulunan Nas 	Med sabunlar geliştirilmiştir.Zeytinyağı, antiseptik 	özelliğinden dolayı bakteri ve mantar oluşumunu 	engelleyebileceği gibi kükürtün irritasyon etkisini de 	hafifletir.Zeytinyağı ve Kükürt içeren Nas Med sabunlar sadece 	eczanelerden temin edilebilir. Bu sabunlar dermotolog uzmanlar 	tarafından önerilmektedir.</span></span></li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Cilt 	sağlığı, kırışıklıkların giderilmesi veya oluşumunun 	engellenmesinde C vitamini, selenyum, dengeli beslenme, spor ve su 	çok önemli rol oynar.Ayrıca a</span></span></span><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">raştırmacılara 	göre ek olarak günlük bir litre su alımıyla deride oluşan 	olumlu değişiklikler, deriye uygulanan bakım ürünlerinin 	sağladıklarıyla kıyaslanabilir niteliktedir. Derinin fizyolojisi 	ve sağlığı, özellikle deri kuruluğunun önlenmesi için 	yeterli su alımına özen gösterilmesi gerektiği vurgulanmıştır.</span></span></li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Uyku 	cildin yenilenmesi için önemlidir. İyi bir uyku mutlaka 	gereklidir. Günlük uyku süresi kişiye ve yaşa bağlı olarak 	değişmekle birlikte,6 ila 8 saat arası uyku bir yetişkin için 	yeterlidir.Uyku esnasında vücut aktif bir yenilenme sürecine 	girer. Uyuduğumuz sırada salgılanan melatonin ve büyüme 	hormonu, cildimiz dahil tüm vücudumuzun yenilenmesini, 	tazelenmesini sağlar. Yeterli bir uykudan sonra kendiniz de 	cildinizin daha güzel göründüğünü fark edersiniz..</span></span></span></li>
</ul>

<p class="sayac_bilgi">23 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2011/05/05/cilt-guzelliginin-altin-anahtarlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vazektomi;erkeklerin doğum kontrolü&#8230;</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2011/05/01/vazektomierkeklerin-dogum-kontrolu/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2011/05/01/vazektomierkeklerin-dogum-kontrolu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 May 2011 20:49:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>technic4</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=10101</guid>
		<description><![CDATA[Bilindiği üzere aile planlaması için oldukça çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Bu yöntemleri genel olarak erkeğin korunduğu yöntemler ve kadının korunduğu yöntemler olarak ikiye ayırabiliriz. Kadınların kullandığı doğum kontrol hapları, tüplerin bağlatılması, kadın kondomu, takvim yöntemi gibi yöntemler bunlardan sadece birkaçıdır. Erkeklerin genel kullandığı yöntemlerin başında kondom kullanımı gelir. Erkeklerde bu yöntemin yanında oldukça etkili ve güvenilir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/DR.KADİR-ÖNEM.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-10102" title="Back Camera" src="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/DR.KADİR-ÖNEM-300x188.jpg" alt="" width="300" height="188" /></a></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Bilindiği üzere aile planlaması için oldukça çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Bu yöntemleri genel olarak erkeğin korunduğu yöntemler ve kadının korunduğu yöntemler olarak ikiye ayırabiliriz. Kadınların kullandığı doğum kontrol hapları, tüplerin bağlatılması, kadın kondomu, takvim yöntemi gibi yöntemler bunlardan sadece birkaçıdır. Erkeklerin genel kullandığı yöntemlerin başında kondom kullanımı gelir. Erkeklerde bu yöntemin yanında oldukça etkili ve güvenilir , ülkemizde erkeklerin nadiren tercih ettiği vazektomi olarak tanımlanan daha anlaşılır bir dilde meni kanallarının bağlanması olarak tanımlayabileceğimiz bir yöntem daha mevcuttur. Kondom erkekler tarafından sıklıkla tercih edilen aile planlaması yöntemidir. Ülkemizde genel olarak tüplerin bağlatılması, rahim içi araç konulması gibi müdahale gerektirecek aile planlama yöntemleri kadınlar tarafından tercih edilmekte ve ya eşleri tarafından tercih ettirilmektedir. Esasen kadınlardaki kadar büyük bir girişim gerektirmeden erkeklerde yapılan vazektomi  batı toplumlarında daha sıklıkla tercih edilmektedir. Örneğin Amerika Birleşik Devletlerinde yılda 500.000 erkeğe vazektomi yapılmaktadır.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Ülkemizde nadiren yapılmasının sebepleri başında bu yöntemi bilmemek gelmektedir. Bunun yanı sıra erkeklerin vazektomi işlemi sonrasında erkeklikleri kaybedecekleri gibi yersiz ve yanlış inanışları erkekleri bu işlemden uzaklaştırmaktadır. </span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"><strong>Vazektomi Ne Demektir?</strong></span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Vazektomi erkeklerdeki her iki tarafta bulunan meni kanallarının bağlanması demektir. Bu sayede sperm üretimi devam eder fakat dışarıya çıkamadığı için korunma sağlanmış olur. </span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"><strong>Vazektomi işlemi nasıl yapılmaktadır? </strong></span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Vazektomi için testislerin içinde bulunduğu scrotuma lokal anestezi yapılır bir süre beklendikten sonra her iki taraftan 1 cm kadar kesilerek meni kanalı bulunur ve bağlanıp kesilir ve uç kısımları ısı enerjisi ile yakılır . Elbette ki bu işlem hastanın isteğine göre belden aşağı uyuşturularak ve ya genel anestezi verilerekte yapılabilir. Fakat lokal anestezi ile yapılabilecek bir müdahale için daha büyük çapta anestezileri  tercih etmeyiz.  Daha sonra bir dikişle ve ya kullanılan yönteme göre dikiş koymadan işlem sonlandırılır. Hasta evine gönderilir.Teknikler değişmekle birlikte üroloji uzmanının tercihine göre bazen bu kanalın yaklaşık 1 cm’lik kısmı çıkarılabilir. </span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"><strong>Vazektomi yaptırdıktan hemen sonra korunuyor olur muyuz?</strong></span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Vazektomi sonrası 3 ay geçmeli ve sperm tahlili yaptırmalıyız. Üç ay sonra yapılan sperm tahlilinde eğer sperm görünmezse vazektomi başarılı demektir ve ek korunma yöntemleri kullanmanıza gerek kalmaz. Fakat bu 3 ay içinde sperm çakabilme ihtimali olabileceği için korunmadan ilişkiye girilmemeli. Ek yöntemler bu süre zarfında muhakkak kullanılmalıdır. Yapılan sperm tahlilinde sperm olmadığı gösterilse bile 3-4 hafta sonra sperm tahlilini tekrarlamayı hastalarımıza öneriyoruz. </span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"><strong>Vazektominin Etkinliği ne kadardır? </strong></span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Vazektomi yapıldıktan sonra sperm tahlilinde sperm olmadığını gördükten sonra doktorunuz size başka korunma yöntemlerine ihtiyaç kalmadığını belirttiğinden sonra %100  koruyucudur. Çünkü sperm çıkışı olmamaktadır. </span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"><strong>Vazektomi ameliyatının zararları var mıdır?</strong></span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Zararları kelimesine komplikasyon da diyebiliriz. Nadirende olsa kesi bölgesinde %1-2 oranında kanama, enfeksiyon, scrotuma sperm kaçağı (%10-30), çok nadiren ağrı meydana gelebilmektedir. Vazektominin prostat kanserine yol açabileceğine dair bir takım iddialar olsa da yapılan çalışmalarda vazektomi ve prostat kanserinin bir ilişkisi olmadığı gösterilmektedir. Yani prostat kanserine neden olabileceği inanışı yanlıştır. </span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Bu riskler ve komplikasyonlar göz önünde bulundurulduğunda erkeklerdeki meni kanallarının bağlanması yani vazektomi operasyonu, kadınlardaki tüplerin bağlanması işlemine göre oldukça basit günübirlik yapılabilen ve anestezi ve komplikasyon riskleri kadınlardaki operasyona göre oldukça az bir işlemdir. </span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"><strong>Vazektomi yaptırırsam cinsel açıdan bir sorunla karşılaşır mıyım?</strong></span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Hayır, vazektomi sadece fertiliteyi yani çocuk yapabilme potansiyeli ile ilgilidir. Cinsel işlevlerde bir soruna neden olmaz. Ereksiyon, ilişkiye girebilme ve boşalma aynen devam eder. </span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"><strong>Vazektomi ameliyatı olan bir erkek tekrar çocuğunun olmasını isterse bu mümkün müdür?</strong></span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Elbette mümkündür. Vazektomi ameliyatı olan bir hasta tekrar fertil hale gelmek  yani çocuk sahibi olabilme potansiyeline sahip olmak isteyebilir. Bu hastalarda mikrocerrahi yöntemlerle özel ameliyat mikroskobu, çok ince dikiş materyalleri kullanılarak meni kanalının kesilen uçları birbirine dikilerek uç uca getirilir. Bu sayede testiste üretilen spermlerin tekrar meni kanalından geçişleri sağlanmış olur ve hasta fertil hale gelecek yani çocuk sahibi olabilme potansiyelini elde eder. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"> </span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Bu hususta bilinmesi gereken nokta kanalların birleştirilmesi ameliyatını ne kadar erken yaptırırsa hasta sperm çıkma ihtimali o kadar fazladır. Rakamlarla söylemek gerekirse vazektomi sonrası 3 yıla kadar geri dönüşüm ameliyatı yapılırsa sperm çıkma ihtimali %97, 3 yıldan 8 yıla kadar yapılırsa %88, 9 yıldan 14 yıla kadar yapılırsa %79, 15 yıldan sonra yapılırsa %71 ‘dir. </span></span></p>
<p>&nbsp;</p>

<p class="sayac_bilgi">32 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2011/05/01/vazektomierkeklerin-dogum-kontrolu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sıcak hava, böbrek taşı nedeni&#8230;</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2011/05/01/sicak-hava-bobrek-tasi-nedeni/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2011/05/01/sicak-hava-bobrek-tasi-nedeni/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 May 2011 20:32:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>technic4</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=10097</guid>
		<description><![CDATA[Böbrek taşı böbreklerin içerisinde çeşitli maddelerin kristalizasyonu (taşlaşması) sonucu oluşan maddelerdir. Üroloji Uzmanı Op.Dr.Kadir Önem, sıcak havaların yaklaşması nedeniyle yaz aylarında sıcaklığın yüksek olması sonucu vücuttaki suyun terleme yoluyla daha çok dışarı atılmasının idrarın azalmasına, bunun da böbrekte taş oluşmasına zemin hazırladığı konusunda uyarıyor. Op.Dr.Kadir Önem, sıcak havasının özellikle yaz dönemlerinde böbrek taşı hastaları için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/bobrek_tasi_dusurme.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-10098" title="bobrek_tasi_dusurme" src="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/bobrek_tasi_dusurme-300x224.jpg" alt="" width="300" height="224" /></a></p>
<p>Böbrek taşı böbreklerin içerisinde çeşitli maddelerin kristalizasyonu (taşlaşması) sonucu oluşan maddelerdir. Üroloji Uzmanı Op.Dr.Kadir Önem, sıcak havaların yaklaşması nedeniyle yaz aylarında sıcaklığın yüksek olması sonucu vücuttaki suyun terleme yoluyla daha çok dışarı atılmasının idrarın azalmasına, bunun da böbrekte taş oluşmasına zemin hazırladığı konusunda uyarıyor.</p>
<p>Op.Dr.Kadir Önem, sıcak havasının özellikle yaz dönemlerinde böbrek taşı hastaları için risk oluşturduğu gibi, yeni hastalara da zemin hazırladığını belirtti. Önem, “Sıcak havada terleme ile su kaybedilmesi, idrarı azaltarak böbrek taşı oluşmasına yol açıyor. Orta yaş üzerindeki erkeklerde ise risk daha fazla oluyor” dedi.</p>
<p>Op.Dr.Kadir Önem şöyle devam etti;</p>
<p>“Yaz aylarında, riski azaltabilmek için günün büyük bölümünü kapalı ortamlarda geçirenler günde 2 litre, güneşli ortamlarda bulunanlar ise 3-4 litreden fazla su içmeli. Özellikle, nem oranı oldukça yüksek olan kentlerde böbrek taşı hastaları daha dikkatli olmalı.” Ayrıca, limon suyunun bazı taşların oluşumuna engel olduğu da bilimsel araştırmalarla kanıtlanmıştır. Doktor önerisi ile günlük sıvı ihtiyacının bir kısmının limonata olarak alınması yararlıdır.’’</p>
<p>Op.Dr.Kadir Önem, böbreğin içindeki taşların sarsıntılı bir yolculuk veya aşırı bir aktivite sonrası aniden bulunduğu yerden hareketlenip böbrek ile mesane arasındaki idrar yoluna düşmesiyle şiddetli sancıların başlayabildiğini, ağrının sırtın yan tarafı ve böbrek üzerinde olabileceği gibi kasıklara doğru da yayılabildiğini belirtti. Gece çok sık idrara kalkmanın, bulantı, kusma ve idrarın hafif kanlı olmasının böbrek taşı belirtisi olabileceğine dikkati çeken Önem, “Eğer, ağrı bir kaç günden uzun sürerse, idrar yaparken şiddetli yanma, yüksek ateş gibi belirtiler olursa hemen bir uzmana başvurulması gerekir” dedi.</p>
<p>Bazı idrar yolu taşlarının ise oldukça iri olmalarına rağmen hiçbir şikayete yol açmadıklarının da görüldüğünü, bazı sessiz taşlarında böbreği çürüttüğünün görüldüğünü ifade eden Op.Dr.Kadir Önem,Taşı olduğu bilinen hastaların şikayeti olsun yada olmasın muhakkak rutin kontrollerine gitmelerinin önemli olduğunu söyledi.</p>

<p class="sayac_bilgi">29 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2011/05/01/sicak-hava-bobrek-tasi-nedeni/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Arnavutköy Devlet Hastanesi Açılıyor</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2011/05/01/arnavutkoy-devlet-hastanesi-aciliyor/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2011/05/01/arnavutkoy-devlet-hastanesi-aciliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 May 2011 19:17:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>technic4</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Şehir Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=10092</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul İl Özel İdaresi tarafından yaptırılan, Arnavutköy Devlet Hastanesi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla açılıyor. İstanbul’un gelişmekte olan ilçelerinden Arnavutköy’e inşa edilen bu hastane, ihtiyacı karşılayacak ve her gün yüzlerce vatandaşın hizmetinde olacak. &#160; 2008 yılında çalışmalarına başlanan 200 yataklı Arnavutköy Devlet Hastanesi, 33 milyon TL’ye mal oldu. &#160; Bölgenin her türlü sağlık ihtiyacını karşılayacak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/arnavutkoy_hastane.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-10093" title="arnavutkoy_hastane" src="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/arnavutkoy_hastane-300x162.jpg" alt="" width="300" height="162" /></a></p>
<p><span style="font-family: Tahoma,sans-serif;"><span style="font-size: small;">İstanbul İl Özel İdaresi tarafından yaptırılan, Arnavutköy Devlet Hastanesi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla açılıyor. İstanbul’un gelişmekte olan ilçelerinden Arnavutköy’e inşa edilen bu hastane, ihtiyacı karşılayacak ve her gün yüzlerce vatandaşın hizmetinde olacak. </span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Tahoma,sans-serif;"><span style="font-size: small;">2008 yılında çalışmalarına başlanan 200 yataklı Arnavutköy Devlet Hastanesi, 33 milyon TL’ye mal oldu. </span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Tahoma,sans-serif;"><span style="font-size: small;">Bölgenin her türlü sağlık ihtiyacını karşılayacak şekilde tasarlanan Arnavutköy Devlet Hastanesi’nde; acil müdahale, hemodiyaliz,  ameliyathaneler, yoğun bakım üniteleri, laboratuvar, radyoloji üniteleri, doğumhane, anestezi, vaka değerlendirme, kan alma, hasta hazırlama, otopsi, dinlenme alanları, morg, sığınak, ferah bekleme alanları, depo, arşiv, pansuman, psikolojik test, efor, EKG, EKO ve soğuk odalar bölümlerinden bazıları. </span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Tahoma,sans-serif;"><span style="font-size: small;">17.000 m² alan üzerine inşa edilen hastanenin 30.350 m² kapalı alanı bulunuyor.  Arnavutköy Devlet Hastanesi 12 blokta toplam 62 polikliniğiyle hizmet veriyor. Çalışanlara ve hastalara hizmet verecek şekilde tasarlanmış geniş bir otoparkıyla 500 günde hizmete sunuldu.</span></span></p>

<p class="sayac_bilgi">95 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2011/05/01/arnavutkoy-devlet-hastanesi-aciliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hastalıklara karşı çikolata&#8230;</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2010/11/23/hastaliklara-karsi-cikolata/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2010/11/23/hastaliklara-karsi-cikolata/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Nov 2010 09:39:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editor2</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=9947</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar yaklaşık 2 yıldır üzerinde çalıştıkları proje ile kalp hastalıkları ve diyabet ile savaşacak çikolata geliştirmeyi planlıyor. Üstelik bu çikolata kilo aldırmayacak. Bilimadamları bunu sağlıklı kakao tıohumları ile sağlayacak.Bu tohumlar kan basınıcını düşürerek kalp sağlığını koruyan flavonol kimyasalları içeriyor. Uzmanlar yüksek flavonol içeren tohumlar üretebilmesi için kakao ağaçlarının DNA&#8217;sını değiştirecek. Bu çikolata ayrıca sağlıklı yağlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/cikolata.jpg"><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-9950" title="cikolata" src="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/cikolata-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a></p>
<p><span style="font-size: small;">Uzmanlar  yaklaşık 2 yıldır üzerinde çalıştıkları proje ile kalp hastalıkları ve  diyabet ile savaşacak çikolata geliştirmeyi planlıyor. Üstelik bu  çikolata kilo aldırmayacak.</span></p>
<p><span style="font-size: small;"><br />
Bilimadamları bunu sağlıklı kakao tıohumları ile sağlayacak.Bu tohumlar  kan basınıcını düşürerek kalp sağlığını koruyan flavonol kimyasalları  içeriyor.</span><br />
<span style="font-size: small;">Uzmanlar yüksek flavonol içeren tohumlar üretebilmesi  için kakao ağaçlarının DNA&#8217;sını değiştirecek. Bu çikolata ayrıca  sağlıklı yağlar da içerecek. Zaman&#8217;dan Merve Tunçel&#8217;in haberine göre,  projenin mimarlarından Kaliforniya Üniversitesi Profesörü Howard-Yana  Shapiro, Mars adlı tatlı firmasından araştırmaları için tam 6 milyon  Euro (yaklaşık 12 milyon Türk Lirası) aldı.</span><br />
<span style="font-size: small;">Profesör Shapiro, bu rüyanın hemen gerçekleşemeyceğini,  bunun için zamana ihtiyaç olduğunu vurguluyor. Araştırmanın 5 yıl  içerisinde tamamlanması öngörülüyor.<br />
Araştırmaya ayrıca bilgisayar devi IBM ile Birleşik Devletler Tarım Departmanı da destek veriyor.<br />
</span>haberturk-İHA</p>

<p class="sayac_bilgi">22 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2010/11/23/hastaliklara-karsi-cikolata/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kurbanda et tüketimine dikkat&#8230;</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2010/11/12/kurbanda-et-tuketimine-dikkat/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2010/11/12/kurbanda-et-tuketimine-dikkat/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Nov 2010 18:36:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>technic4</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=9855</guid>
		<description><![CDATA[KAYSERİ (İHA) &#8211; Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Oğuzhan, şeker, kalp damar ve tansiyon hastalarını Kurban Bayramında et tüketimi konusunda uyardı. Şeker, kalp damar ve tansiyon hastalarının fazla miktarda kırmızı et tüketiminden, özellikle yağlı et tüketiminden uzak durmasını isteyen Prof. Dr. Oğuzhan, &#8220;Bu tür hastalar, kurban eti tüketirken [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/Abdurrahman-Oğuzhan.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-9856" title="AY358926" src="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/Abdurrahman-Oğuzhan-300x187.jpg" alt="" width="300" height="187" /></a></p>
<p>KAYSERİ (İHA) &#8211; Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri  Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Oğuzhan, şeker,  kalp damar ve tansiyon hastalarını Kurban Bayramında et tüketimi  konusunda uyardı. Şeker, kalp damar ve tansiyon hastalarının fazla  miktarda kırmızı et tüketiminden, özellikle yağlı et tüketiminden uzak  durmasını isteyen Prof. Dr. Oğuzhan, &#8220;Bu tür hastalar, kurban eti  tüketirken mümkün olduğunca az et tüketmeli ve haşlama et tüketmeli&#8221;!  dedi.<br />
Prof. Dr. Oğuzhan, yaptığı açıklamada, Kurban Bayramında et  tüketimi ile ilgili şu uyarılarda bulundu: “Şeker, kalp damar ve  tansiyon hastaları, beslenmeye en çok dikkat etmesi gereken hastalık  grubudur. Yanlış ve düzensiz beslenme bu hastalık grubunda ciddi  tehlikeler doğurur. O yüzden biz doktorlar olarak Kurban Bayramında  kırmızı et ve tatlı tüketimine dikkat edilmesini istemekteyiz. Çünkü hem  kırmızı et, hem de şekerin fazla tüketimi, sadece şeker, kalp damar ve  tansiyon hastalarında değil, normal insanlarda bile ciddi sağlık  tehlikeleri doğurabilir. Kronik kalp hastalığı bulunan insanlarımıza hiç  kırmızı et tüketmeyin demiyoruz. Bir süre dinlendirilmiş kurban etini  dengeli tüketsinler. Az miktarda ve abartmadan. Mümkün olduğunca yağsız  yerinden ve haşlama olarak. Sakatat ve kuyruk yağı tüketiminden uzak  dursunlar. Bunun yanında bayram ziyaretlerinde kavurma ikramlarını geri  çevirmesi bilsinler. Tatlılarda ise sütlü tatlıları tercih etsinler.&#8221;<br />
Prof.  Dr. Oğuzhan, bayramlarda insanların ilaçlarını da ihmal ettiklerine  dikkat çekerken, “Şeker, kalp damar ve tansiyon hastaları, bayram  telaşına kapılıp, ilaçlarını hiçbir zaman ihmal etmemeli. İlaçlarını  saatinde ve dozunda almalılar” dedi.<br />
Kurban bayramında et tüketiminin  yanında kurban kesimine de dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Prof.  Dr. Abdurrahman Oğuzhan, “Büyükbaş kurbanlıkların kesimi zordur ve efor  gerektirir. Kişi hem şeker, kalp damar ya da tansiyon hastası, hem de  aşırı heyecanlı ise, kurbanı kendisi kesmemeli. Çünkü bu durumda çok  heyecanlanacak, kalbini zorlayacaktır. Bu kişilerin kesim sırasında kalp  krizi geçirmemeleri için kurbanlarını başkasına kestirmeleri  faydalarına olacaktır” diye konuştu.</p>

<p class="sayac_bilgi">58 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2010/11/12/kurbanda-et-tuketimine-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Devrek&#8217;te organ bağışı semineri&#8230;</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2010/11/04/devrekte-organ-bagisi-semineri/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2010/11/04/devrekte-organ-bagisi-semineri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Nov 2010 16:01:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editor2</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Şehir Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=9827</guid>
		<description><![CDATA[Devrek’te öğretmen ve öğrenciler için düzenlenen “Organ Bağışı” adlı seminerde organ bağışının önemi hakkında bilgiler verildi. Zonguldak’ın Devrek İlçesi Sağlık Grup Başkanlığı tarafından 3–9 Kasım tarihleri Organ Bağışı Haftası olması nedeniyle çeşitli etkinlikler düzenlenecek. Dr. Canan Fırat nezaretinde ilçede bulunan okullarda öğretmenler ve öğrencilere yönelik seminerler düzenlenerek organ bağışının önemi hakkında bilgiler veriliyor. Devrek Toplum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/devrek.jpeg"><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-9828" title="AY356041" src="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/devrek-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a></p>
<p>Devrek’te öğretmen ve öğrenciler için  düzenlenen “Organ Bağışı” adlı seminerde organ bağışının önemi hakkında  bilgiler verildi.<br />
Zonguldak’ın Devrek İlçesi Sağlık Grup Başkanlığı  tarafından 3–9 Kasım tarihleri Organ Bağışı Haftası olması nedeniyle  çeşitli etkinlikler düzenlenecek. Dr. Canan Fırat nezaretinde ilçede  bulunan okullarda öğretmenler ve öğrencilere yönelik seminerler  düzenlenerek organ bağışının önemi hakkında bilgiler veriliyor.  Devrek  Toplum Sağlığı sorumlu Hekimi Dr. Erhan Arıkan konuyla ilgili şunları  söyledi:<br />
”Devrek Sağlık Grup Başkanlığı olarak 3–9 Kasım Organ ve  Doku Bağışı haftası olması nedeniyle ilçemizde bu konuyla alakalı  etkinlikler düzenliyoruz. Doktor arkadaşımız Canan Fırat nezaretinde  düzenlenen etkiliklerde öğretmen ve öğrencilerimize organ ve doku  bağışının önemi hakkında bilgiler veriyoruz. Amacımız organ bağışı  konusunda toplum bilincini oluşturmak, ilgili tüm kesimlerin konuya  ilgisini artırmaktadır. Şu an Türkiye genelinde binlerce hasta organ  beklemekte, ölümle yaşam arasında ki çizgide hayata umutla tutunmaya  çalışmaktadır. Yaşarken de yaşamdan sonrada başkalarına hayat vermek  bizim elimizde bu konuda duyarlı davranmak hepimizin toplumsal  sorumluluğudur. 1979 tarih ve 2238 sayılı yasa gereği organ bağışı  yapılabilmesi için 018 yaşını doldurmuş olmak ve bu dileğin iki tanık  huzurunda sözlü olarak yapılması, ayrıca bunun bir hekim tarafından  tasdik edilmesi yeterli olacaktır. Bunun için en yakın sağlık kuruluşuna  başvurarak” Doku ve Organ Bağışı belgelerini alabilirler.”<br />
Hafta ilçe ve köylerde çeşitli etkinliklerle devam edecek.</p>
<p>FİKRİ ERDEM<br />
ZONGULDAK (İHA)</p>

<p class="sayac_bilgi">19 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2010/11/04/devrekte-organ-bagisi-semineri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

