<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Haber2B Ulusal ve yerel Sürekli güncellenen internet haber sitesi, Güncel haberler, Son dakika, &#187; Kültür/sanat</title>
	<atom:link href="http://www.haber2b.com/category/yasam/kultursanat/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.haber2b.com</link>
	<description>HABER SİTESİ</description>
	<lastBuildDate>Sun, 20 Nov 2011 09:02:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>ACILAR KARLA KAPLANIRKEN&#8230;.</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2011/11/20/acilar-karla-kaplanirken/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2011/11/20/acilar-karla-kaplanirken/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Nov 2011 08:07:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>technic4</dc:creator>
				<category><![CDATA[En son haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Şehir Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=10188</guid>
		<description><![CDATA[1964 yılında bir kış sabahı Sabiha  ders çalışmak için erken kalkmıştı. Hafifçe odasının perdelerini açarak dışarıya baktı. Her taraf karla kaplıydı. Ders çalışmaktan vazgeçerek kışlık giysilerini giydikten sonra sessizce dışarı çıktı. Annesi ve babasını uyandırmadan damları üzerindeki karları kürüyecekti. Tehlikeli de olmasına rağmen kırık bir merdivenle bir eline aldığı kar küreğiyle damlarının üzerine çıktı. 13 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1964 yılında bir kış sabahı Sabiha  ders çalışmak için erken kalkmıştı. Hafifçe odasının perdelerini açarak dışarıya baktı. Her taraf karla kaplıydı. Ders çalışmaktan vazgeçerek kışlık giysilerini giydikten sonra sessizce dışarı çıktı. Annesi ve babasını uyandırmadan damları üzerindeki karları kürüyecekti. Tehlikeli de olmasına rağmen kırık bir merdivenle bir eline aldığı kar küreğiyle damlarının üzerine çıktı. 13 yaşındaki bu kız çocuğu  soğuk rüzgarlar altında karları kürürken  ağzının içinde mırıldanarak derslerini tekrarlıyordu. Cıvıl cıvıl haliyle hayata bağlılığı, her ne kadar kendi elinde olmasa da, onun geleceğinin bir göstergesiydi.</p>
<p>Annesi Gülsüm uyanır uyanmaz kocasına : “ Bak bey!  Sabiha’m yine dama çıkmış&#8230; Her kar yağdığın da bizi uyandırmadan damlarımızdaki karları temizlemek için çırpınır&#8230; Yatağını da toplamış&#8230; Biricik kızım kırık merdivenle nasıl çıktı ki yukarıya?” dedi . Ve evlerinin giriş kısmının önünden  bağırarak:</p>
<p>“- Kızım okula gideceksin biraz sonra&#8230; Yorulma sen! Gel önce karnını doyur&#8230; Sonra çıkar ben karları temizlerim!” dedi. Sabiha :</p>
<p>“-Anneciğim uyandınız mı? Siz beni düşünmeyin&#8230; Ben ne kadar da dikkat etmiştim; sizi uyandırmadan şu işleri bitirmek için&#8230;” Gülsüm hanım :</p>
<p>“-Dama çıktığını daha önce fark etmiştim ! Kürek seslerinden&#8230; Kızım, biraz önce sesini de duydum&#8230;  Konuşuyordun&#8230; Benden bir şeyler mi istiyordun yoksa?”</p>
<p>“- Yok anne biraz yüksek sesle derslerimin tekrarını yapıyordum&#8230;”</p>
<p>“- Sabahın bu kör saatinde dam başından kızımın ayakları kayar da düşer diye, bir türlü uyuyamadım&#8230; Çıkayım da  bir bakayım dedim kendi kendime&#8230; Babanın bir erkek çocuk istemesi de işte bu yüzdendi. Sana kıyamıyoruz kızım&#8230; İşini çabuk bitir de  in aşağıya &#8230;”</p>
<p>Tam kapıyı açıp içeriye gireceği sırada annesi aşağıdan tekrar seslendi :</p>
<p>“- Kızım az kalsın unutuyordum&#8230; İneceğin zaman bana haber ver yüksek sesle de, merdiveni tutayım&#8230; Biliyorsun merdivenimiz çok sağlam değil&#8230;”</p>
<p>Sabiha üşüdüğünü fazla belli etmeden :</p>
<p>“- Tamam anneciğim sen hiç merak etme&#8230; Güneş doğmadan ben buraları temizlemek istiyorum&#8230; Değilse  su altında kalırız.Git biraz uyu&#8230;” dedi.</p>
<p>Bu sözlerinden sonra, bir an için gözleri daldı&#8230; uzaklara bakarak.“Annem neden erkek evladı istediklerini bana anlatıyor&#8230; Sanki erkek çocuğuyla kız çocuğunun bir farkı varmış gibi&#8230;Halbuki  her ikisi de evlat&#8230; her ikisi de can taşıyor?..Ben bir mana veremiyorum?” diye zihninde annesinin sözleriyle ilgili yorumlar yaptı.</p>
<p>Sabiha annesi ve babasının yorulmalarını istemediği  için, zor da olsa bu işleri seve seve yapıyordu. Bir taraftan derslerine çalışması diğer taraftan da bu şekilde ev işleri yapması ona mutluluk veriyordu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Nisan ayının ilk haftasında, şehir merkezine 4 km uzaklıktaki bağ evlerine taşındılar. Orada hem meyveleri hırsızlara karşı koruyacaklar&#8230; Hem de bağ işlerini yakından takip edeceklerdi!</p>
<p>Her gün oradan okula gidip gelmek güç  olsa da buna katlanmak zorundaydı&#8230;</p>
<p>Günlerden  bir gün,  okul sonrası  yaya olarak elindeki  ders kitaplarıyla dolu çantasıyla bağ evlerine gidiyordu. Yollar ıssızdı. Arada sırada bekçi düdüklerinin  yankılanan sesleriyle çevredeki çekirgelerin   sesleri birbirlerine karışıyordu ! Bir ara, arkasından bir kişinin koşarak kendisine doğru yaklaştığını fark etti ! Birden korkarak irkildi! Geriye baktı. Bir okul arkadaşıydı! Titrek adımlarla gelen bu kişi Sabiha’ya  :</p>
<p>“- Sabiha&#8230; Sabiha ben Ahmet&#8230; Çoktan beri seninle konuşmak istiyordum.</p>
<p>Şehirdeki evinizde otururken cesaret bulamamıştım! Ben seni çok seviyorum! Bunun için peşinden geldim!” dedi</p>
<p>Sabiha :</p>
<p>“- Ama ben seni hiç sevmiyorum ki ! Sen sevgini kendine sakla! Sonra peşimden gelmeyi de bırak! Bir  gören olursa seni değil,  beni suçlarlar&#8230;”</p>
<p>Ahmet :</p>
<p>“ -  Ama&#8230; “</p>
<p>“ -  Aması maması yok&#8230; Beni rahatsız etme! “ diye karşılık verdi Sabiha.</p>
<p>Tam bu sırada bağ bekçilerinden biri yandaki bağın yıkık duvarlarının üzerinden atlayarak önlerine çıkmıştı! Sabiha ve ailesini tanıyan biriydi&#8230;</p>
<p>Her ikisi de donakalmışlardı&#8230; Bekçi :</p>
<p>“ &#8211; Kız  Sabiha&#8230; Kim bu peşindeki kırık?” (*)</p>
<p>Sabiha kıpkırmızı  olmuştu. Sıkılgan bir şekilde :</p>
<p>“- Benim haberim yok&#8230; sınıf arkadaşım peşime takılmış&#8230; Ben de&#8230;”</p>
<p>Bekçi :</p>
<p>“ &#8211; Kes sesini! Sen fırsat vermezsen bu adam senin peşine takılmaya cesaret bulabilir mi? Bana maval okuma!”</p>
<p>Ahmet’e döndü sonra :</p>
<p>“ &#8211; Utanmıyor musun ulan tek başına gelen bir kızın peşine takılmaya? Şunlara bak okuyacaklar da adam olacaklar şu vaziyetleriyle! Söyle bakayım sen kimin çocuğusun?”</p>
<p>Tekrar Sabiha’ya döndü:</p>
<p>“ &#8211; Biraz sonra babanı göreceğim&#8230; Anlatacağım olup bitenleri. Kızınız bağ yollarından arkasında bir kırıkla buraya geliyor diyeceğim! Namussuz seni! Bir de utanmadan konuşuyorsun benim  karşımda! “ dedi.</p>
<p>Ahmet konuşmalar devam ederken koşar adımlarla  oradan uzaklaştı&#8230; Tek bir cevap dahi verememişti. Bekçinin  sözleri onu da oldukça etkilemişti?</p>
<p>Sabiha  bekçinin söyledikleriyle endişeye kapılmıştı. Zihninden geçen bir yığın soruya cevap arıyordu! İşin içinden nasıl çıkacaktı? Bekçi gerçekleri çarpıttığı gibi, kendisine konuşma fırsatı dahi vermemişti! Aksine bir suçlamayla karşı karşıya kalmıştı! “Bor gibi küçük  bir  ilçede  bekçi kendi kafasındaki  suçlamaları  aleyhimde birkaç kişiye anlatsa benim hayatımı karartmaya  yeter&#8230;” diyordu içinden!</p>
<p>Bağ evine gelmişti. Kapıya  bir kaç kez vurdu&#8230; Sonra :</p>
<p>“- Anne!.. Anne!..” diye bağırdı.</p>
<p>Ses gelmeyince yandaki iri bir taşın altına baktı. Dış kapının anahtarı oradaydı&#8230;</p>
<p>İçinden “ İyi ki annemler daha gelmemişler&#8230;” dedi. Kapıyı açtı ve arkasına bir taş koydu.</p>
<p>Sonra bağ evinin anahtarını da her zaman koydukları yerden aldı. Kapıyı açtı! İçeriye girdi.</p>
<p>Karşısındaki raf üzerinde bulunan “folidol” isimli elma kurdu zehiri birden dikkatini çekmişti!</p>
<p>Çantasını bir kenara attı. Zehir kutusunu eline aldı. Çantasından bir kağıt çıkararak bir şeyler yazdı. Sonra zehir kutusunun kapağını açarak birkaç yudum içti! Çok geçmeden olduğu yere yığıla kalmıştı</p>
<p>Çekirge sesleri her zaman olduğu gibi çevreyi kuşatmaya devam ediyordu&#8230;</p>
<p>Bir saat sonra dış kapı vuruluyordu. Annesi ve babası gelmişlerdi. Annesi :</p>
<p>“ Sabiha’mız gelmiş&#8230;” dedi  kocasına! Biraz beklediler kapının açılmasını. Ses gelmeyince babası öfkeli bir biçimde biraz daha kuvvetli yumruklamaya başladı kapıyı :</p>
<p>“- Sabiha&#8230; Sabiha! Neredesin&#8230; aç kapıyı? “</p>
<p>Tahammül güçleri kalmamıştı&#8230; Kapıyı zorlayarak ittiler arkadaki taşla birlikte&#8230; Eşekleriyle içeriye girdiler&#8230; Kedileri acı acı miyavlıyordu&#8230; İç kapı açıktı ve Sabiha ortada yatıyordu. Ağzında köpükler vardı&#8230; Kenarda ağzı açık duran bir elma kurdu zehiri&#8230; Önünde  defter, yanında kalem bulunan bir kağıt parçası vardı.  Üzerinde ise şunlar yazılıydı :</p>
<p>“-Çok kıymetli anneciğim ve babacığım, Hayatım boyunca korkuyla yaşadım&#8230; Sizi su ana kadar üzdüysem beni affedin! Arkamdan herhangi bir suçlama olursa inanmayın! Ben suçsuzum! Öğretmenlerimi ve arkadaşlarımı çok seviyorum&#8230; Bir kişi hariç. O ise, benim hayatımı kararttı!</p>
<p>Annesi ve babası gözyaşlarını tutamadılar! Belki ölmemiştir diye  eşeklerinin üzerine onu yüzükoyun yatırarak şehir merkezine götürdüler! Feryatları dayanılacak gibi değildi!.</p>
<p>Babası :<br />
“İnşallah kızımız ölmemiştir&#8230;” diyordu  hanımına.</p>
<p>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</p>
<p>Hastanede acil serviste kontrolden geçirildi!  Doktorlar :<br />
Sabiha için “ iki saat önce ölmüş &#8230;” dediler.</p>
<p>Çevrede bilinmeyen sınıf arkadaşının aşkı, gizli kalan bekçinin  suçlamaları ve ortaokul ikinci sınıf öğrencisi  Sabiha’nın sona eren hayatı  yönünde  yorumlar yapıldı! Arkasından okunan yüksek notları arkadaşlarına ve öğretmenlerine hüzünlü anlar yaşatırken, sınıfında boş kalan yeri asla doldurulamadı.</p>
<p>Çekirge seslerinin yankılandığı sokaklardaki  acı hatıralar gibi mevsimlerin ibresi kışları gösterirken  damlarını örten beyaz hüzünler yine onların önlerine serilecekti.</p>
<p>Acılar karla kaplanırken  sadece damlar, kar küreği ve kırık bir merdiven olmayacaktı  Sabiha’yı anlatan&#8230;<br />
(*) Kırık : Bölge halkınca “züppe” anlamında kullanılmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Üzeyir Lokman ÇAYCI</p>
<p>Bor &#8211; 1965</p>

<p class="sayac_bilgi">15 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2011/11/20/acilar-karla-kaplanirken/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zarifce konuştular, zarifce buluşmak üzere sözleştiler&#8230;</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2011/05/10/zarifce-konustular-zarifce-bulusmak-uzere-sozlestiler/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2011/05/10/zarifce-konustular-zarifce-bulusmak-uzere-sozlestiler/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 May 2011 12:20:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>technic4</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/sanat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=10159</guid>
		<description><![CDATA[Prof. Dr. Hüseyin AKKAYA denetiminde rahmetli Cahit ZARİFOĞLU&#8217;nun şiirlerinin okunduğu programa çok sayıda üniversite öğrencisi katıldı. Her ay dernek binasında yapılan etkinlik yer darlığı sebebiyle bu ay Abdi Ağa konağında yapıldı. Dil ve Edebiyat Derneği Sivas şubesi tarafından Abdi Ağa  konağında düzenlenen zarifce okumalara Ak Parti milletvekili Ersönmez YARBAY katıldı. Ellerindeki Cahit Zarifoğlu kitaplarıyla bazen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/zar1.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-10160" title="zar1" src="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/zar1-300x199.jpg" alt="" width="300" height="199" /></a></p>
<p>Prof. Dr. Hüseyin AKKAYA denetiminde rahmetli Cahit  ZARİFOĞLU&#8217;nun  şiirlerinin okunduğu programa çok sayıda üniversite  öğrencisi katıldı.  Her ay dernek binasında yapılan etkinlik yer darlığı  sebebiyle bu ay  Abdi Ağa konağında yapıldı.</p>
<p>Dil ve Edebiyat Derneği Sivas şubesi tarafından Abdi Ağa  konağında  düzenlenen zarifce okumalara Ak Parti milletvekili Ersönmez YARBAY  katıldı.</p>
<p>Ellerindeki Cahit Zarifoğlu kitaplarıyla bazen denemeler bazen hikayeler  çokca da şiirlerle etkinliğe katılan gençlerin coşkusuna Ersönmez  YARBAY&#8217;da eşlik etti. Cumhuriyet Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr.  Hüseyin AKKAYA&#8217;nın açış konuşmasıyla başlayan programda AKKAYA, Cahit  ZARİFOĞLU ve yedi güzel adamın edebi hayatından örnekler verdi. Cahit  Zarifoğlu şiirleriyle süslediği konuşma gençler tarafından ilgiyle  izlendi.</p>
<p>Konuşmaların sonunda Dil ve Edebiyat Derneği Ney klübü tarafından mini  konser verildi. Neyzenler peşrevler ve ilahilerle süsledikleri konser  sonrasında gelecek ay zarifcede buluşmak üzere konaktan ayrıldılar.</p>

<p class="sayac_bilgi">37 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2011/05/10/zarifce-konustular-zarifce-bulusmak-uzere-sozlestiler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zeytinburnu’nun Ebedi Sakinleri</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2011/05/03/zeytinburnu%e2%80%99nun-ebedi-sakinleri/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2011/05/03/zeytinburnu%e2%80%99nun-ebedi-sakinleri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 May 2011 19:26:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>technic4</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür/sanat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=10119</guid>
		<description><![CDATA[Tamburi Cemil Bey, Halide Edip Adıvar, Sadettin Kaynak, Abdülkadir Şinasi Hisar gibi birçok değerli şahsiyet Merkezefendi Mezarlığı’nın ebedi sakinleri arasında. Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi bu değerli şahsiyetleri tanıtmak için bir dizi söyleşi programı düzenliyor. ESKADER Başkanı Memhmet Nuri Yardım’ın moderatörlüğünde gerçekleşecek olan programlarda birbirinden önemli isimler alanında uzman kişiler tarafından konuşulacak. İlk program Merkezefendi’ye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/zeytinburnu.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-10120" title="zeytinburnu" src="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/zeytinburnu-300x219.jpg" alt="" width="300" height="219" /></a></p>
<p><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Tamburi Cemil Bey, Halide Edip Adıvar, Sadettin Kaynak, Abdülkadir Şinasi Hisar gibi birçok değerli şahsiyet Merkezefendi Mezarlığı’nın ebedi sakinleri arasında. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi bu değerli şahsiyetleri tanıtmak için bir dizi söyleşi programı düzenliyor. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">ESKADER Başkanı Memhmet Nuri Yardım’ın moderatörlüğünde gerçekleşecek olan programlarda birbirinden önemli isimler alanında uzman kişiler tarafından konuşulacak. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">İlk program Merkezefendi’ye adını veren Merkez Muslihuddin lâkabıyla meşhur büyük veli Mûsâ Efendi hakkında olacak. 1463’te Denizli’de doğan ve 1551’de İstanbul’da Hakka yürüyen bu maneviyat önderini kültür tarihçisi Dursun Gürlek anlatacak.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Moderatör : </span></span><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;"><strong>Mehmet Nuri Yardım</strong></span></span></p>
<p><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Konuk : </span></span><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;"><strong>Ragıp Güzel</strong></span></span></p>
<p><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Tarih : </span></span><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;"><strong>03 Mayıs 2011 / Salı</strong></span></span></p>
<p><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Saat  : </span></span><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;"><strong>19.00</strong></span></span></p>
<p><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Yer   : </span></span><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;"><strong>Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi</strong></span></span></p>

<p class="sayac_bilgi">16 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2011/05/03/zeytinburnu%e2%80%99nun-ebedi-sakinleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;İstanbul bir alışveriş merkezi de olabilir&#8221;</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2011/03/27/istanbul-bir-alisveris-merkezi-de-olabilir/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2011/03/27/istanbul-bir-alisveris-merkezi-de-olabilir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Mar 2011 16:08:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>technic4</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/sanat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=10040</guid>
		<description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay &#8221;İstanbul&#8217;un doğal güzelliği dünyadaki bilinen tüm merkezlerden çok daha üstün. Avrupa Kültür Başkenti sürecinin buna olumlu bir katkı yaptığını umut ediyorum. İstanbul, bir finans merkezi haline gelmeye başladı ve bir alışveriş merkezi de elbette olabilir&#8221; -         Bakan Günay: &#8221;Bir yandan İstanbul&#8217;a dünya çapında modern, yüksek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/istanbulalisverisfestivali.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-10041" title="istanbulalisverisfestivali" src="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/istanbulalisverisfestivali-300x155.jpg" alt="" width="300" height="155" /></a></p>
<p>Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay &#8221;İstanbul&#8217;un doğal güzelliği dünyadaki bilinen tüm merkezlerden çok daha üstün. Avrupa Kültür<br />
Başkenti sürecinin buna olumlu bir katkı yaptığını umut ediyorum. İstanbul, bir finans merkezi haline gelmeye başladı ve bir alışveriş merkezi de<br />
elbette olabilir&#8221;</p>
<p>-         Bakan Günay: &#8221;Bir yandan İstanbul&#8217;a dünya çapında modern, yüksek nitelikli alışveriş merkezleri getirirken bir yandan da Kapalıçarşı&#8217;yı elden geçirmeye, belki de dünyanın en eski alışveriş merkezlerinden birisi olan bu merkezleri de canlandırmaya çalışıyoruz&#8221;</p>
<p>İstanbul&#8217;un ve Türkiye&#8217;nin ticaret potansiyelinin geliştirilmesi için 18 Mart-26 Nisan 2011 tarihleri arasında planlanan İstanbul Alışveriş Festivali&#8217;nin tanıtım toplantısı İstanbul Kongre ve Sergi Sarayı&#8217;nda yapıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay tarafından düzenlenen basın toplantısı ile tanıtılan festivalin genel değerlendirmesi yapıldı.</p>
<p>Yeni açılan alışveriş merkezlerinin İstanbul&#8217;un geleneksel alışveriş merkezlerini gündemden çıkarmaması ve gelişmelerine olumlu etki yapması gerektiğini belirten Ertuğrul Günay düzenlediği basın toplantısında İstanbul&#8217;a dünya çapında modern, yüksek nitelikli alışveriş merkezleri getirirlerken, Kapalıçarşı&#8217;yı da elden geçirmeye ve belki de dünyanın en eski alışveriş merkezlerinden olan bu merkezleri de canlandırmaya çalıştıklarını ifade etti.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin dünya turizminin bilinen ülkelerinden birisi haline geldiğini belirten Bakan Günay, yeni kavramlar, yeni varış noktaları, yeni sunum imkanları geliştirerek Türk turizminin bu gelişimini sürekli, sağlıklı, daha yüksek gelirli ve daha verimli kılmaya çalıştıklarını vurguladı. Ertuğrul Günay toplantıda yaptığı konuşmada; İstanbul&#8217;un doğal güzelliğinin dünyadaki öteki bilinen tüm merkezlerden çok daha üstün olduğunu, bir kültür şehri, bir tarih merkezi olarak müzeleri, sanat merkezleriyle öne çıkmaya başladığını ve Avrupa Kültür Başkenti sürecinin de bunda olumlu katkısının olduğunu umut ettiğini ifade ederek; şehrin çok özel bir coğrafyada yer alması itibariyle aynı zamanda bir finans merkezi haline gelmeye başladığını ve bir alışveriş merkezi de olabileceğini kaydetti.</p>
<p>Etkinliğe 10 Milyon Avro</p>
<p>Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay düzenlediği basın toplantısında kamu ve özel kesimin dayanışmasının Türk turizmine katkı sağlayacağını düşündüğünü belirterek, etkinlik için Bakanlık bütçesinden 10 milyon avro ayırdıklarını da sözlerine ekledi.</p>
<p>Böyle bir etkinliği gerçekleştirmeye iki yıl önce niyetlendiklerini ancak küresel krizin kendilerini temkinli davranmaya yönelttiğini kaydeden Günay; şu anda uygun bir zeminde ve zamanda adım attıklarını düşündüğünü söyledi. Geçmiş ayların rakamlarına bakıldığında İstanbul ve İstanbul ölçeğindeki alışveriş potansiyeli özelinde ilerleme kaydedildiğini ve geçen yılların üstünde sonuçların elde edilmeye başlandığının görüldüğünü de kaydeden Bakan Günay, geride bırakılan sürede, bölgenin bütün ülkelerinde yoğun bir tanıtım kampanyası yapmaya çalıştıklarını dile getirdi.</p>

<p class="sayac_bilgi">36 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2011/03/27/istanbul-bir-alisveris-merkezi-de-olabilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ertuğrul Günay&#8217;a,Avusturya&#8217;nın en yüksek devlet nişanı</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2011/03/27/ertugrul-gunayaavusturyanin-en-yuksek-devlet-nisani/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2011/03/27/ertugrul-gunayaavusturyanin-en-yuksek-devlet-nisani/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Mar 2011 15:58:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>technic4</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/sanat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=10034</guid>
		<description><![CDATA[&#160; Avusturya Büyükelçiliği, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay&#8217;a Efes kazılarına ve iki ülke arasındaki kültürel işbirliğinin geliştirilmesine sağladığı katkılardan dolayı &#8220;Büyük Altın Şerit Şeref Madalyası&#8221; verdi. v     İki ülke arasındaki kültürel ilişkilere ve Efes kazılarına önemli katkıları bulunan Bakan Günay: &#8220;İnsanlığa ait olan her şey bugün yeryüzünde yaşayanlara emanettir ve onları geleceğe [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/ertugrul_gunay6.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-10038" title="ertugrul_gunay6" src="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/ertugrul_gunay6-300x182.jpg" alt="" width="300" height="182" /></a></p>
<p>Avusturya Büyükelçiliği, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay&#8217;a Efes kazılarına ve iki ülke arasındaki kültürel işbirliğinin geliştirilmesine sağladığı katkılardan dolayı &#8220;Büyük Altın Şerit Şeref Madalyası&#8221; verdi.</p>
<p>v     İki ülke arasındaki kültürel ilişkilere ve Efes kazılarına önemli katkıları bulunan Bakan Günay: &#8220;İnsanlığa ait olan her şey bugün yeryüzünde yaşayanlara emanettir ve onları geleceğe aynı özenle aynı dikkatle kurmak, saklamak ve taşımak, insanlığın geleceğine karşı görevimiz ve borcumuzdur. Bu bilinçle bu nişanı kabul ediyorum.&#8221;</p>
<p>Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay&#8217;a geçtiğimiz Cuma günü yapılan bir törenle Avusturya&#8217;nın en yüksek devlet nişanı verildi. Bu nişanın verilmesindeki en önemli etken olarak iki ülke arasındaki kültürel işbirliğini geliştirmek gösterildi. İki ülke arasındaki kültürel işbirliğinin en önemli göstergelerinden olan Efes kazılarında Avusturya Arkeoloji Enstitüsü&#8217;ne Ertuğrul Günay&#8217;ın gösterdiği kolaylık ve sağladığı işbirliği Avusturya devletinin en büyük nişanının Günay&#8217;a verilmesinin en önemli gerekçelerinden biri oldu.</p>
<p>Günümüzde ancak yaklaşık yüzde 20&#8242;sinin gün ışığına çıktığı tahmin edilen Efes Antik kenti çok sayıda yerli ve yabancı tarafından ziyaret ediliyor. 2 milyona yaklaşan ziyaretçiyle yerli ve yabancı turistlerin ilgi gösterdiği alanlardan biri durumundaki Efes Antik Kenti&#8217;nin ortaya çıkmasını mümkün kılan kazıların tarihi 1863&#8242;e dek gidiyor. İzmir-Aydın demiryolunun inşası için yöreye gelen İngiliz mimar-mühendis J.T. Wood&#8217;un British Museum adına yürüttüğü kazılar 1874&#8242;e kadar sürdü. Antik dünyanın yedi harikasından biri olan Artemis Tapınağı&#8217;nın peşine düşen Wood 1869&#8242;da tapınağın bazı kalıntılarına ulaştı. 1904 ve 1905&#8242;te İngilizlerin kazıları arkeolog D. G. Hogarth&#8217;la devam etti.</p>
<p>1895&#8242;te Viyana Üniversitesi arkeologlarından Otto Benndorf ile birlikte uzun soluklu kazılar başladı. Zaman zaman kesintiye uğrayan kazılar, II. Dünya Savaşı&#8217;nın ardından aralıksız sürdü ve günümüzde, Avusturya Arkeoloji Enstitüsü başkanı Doç. Dr. Sabine Ladstätter idaresine devam ediyor.</p>
<p>Dünyanın en önemli antik yerleşimleri arasında yer alan Efes Antik Kenti, 138 yıldır sürdürülen kazı çalışmalarıyla Türkiye&#8217;nin en uzun süre devam eden arkeolojik kazılarından biri olarak biliniyor. İzmir&#8217;in Selçuk ilçesinde bulunan Efes Antik Kenti&#8217;ndeki çalışmalarda 1954&#8242;ten bu yana Efes Arkeoloji Müzesi de bazı projeler gerçekleştirmiştir. Kazılarda bugüne kadar çok önemli yapılar gün ışığına çıkarıldı ve yapılan restorasyon çalışmalarıyla aslına uygun olarak ayağa kaldırıldı.</p>
<p>Bu yapılar arasında antik tiyatro, agora, Celsus Kütüphanesi, Meryemana Kilisesi, Kuretler Caddesi, Serapis Tapınağı, Vedius Gimnasiumu, Yedi Uyurlar, Domitian Tapınağı, Pritaneium, Hadrian Tapınağı, Devlet Agorası, Yamaç Evler ve Artemision sayılabilir.</p>
<p>Avusturya Büyükelçiliği, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay&#8217;a iki ülke arasındaki kültürel iş birliğinin geliştirilmesine sağladığı katkılardan dolayı, &#8220;Büyük Altın Şerit Şeref Madalyası&#8221; verdi. Anadolu Medeniyetleri Müzesi&#8217;nde, Bakan Günay&#8217;a şeref madalyasının verilmesi ve Büyükelçilik tarafından hazırlanan &#8221;Efes Duvar Resimleri&#8221; adlı kitabın tanıtımı dolayısıyla tören düzenlendi.</p>
<p>Avusturya&#8217;nın Ankara Büyükelçisi Heidemaria Gürer, törende yaptığı konuşmada, Bakan Günay&#8217;a Avusturya devlet nişanı takdim etmenin kendisi için büyük mutluluk ve onur olduğunu söyledi. Bakanın özgeçmişinden bazı bilgiler aktaran Gürer, Günay&#8217;ın Türkiye&#8217;nin hem turizm hem de kültürel açıdan dünya çapında güçlenmesini sağladığını belirtti.</p>
<p>Büyükelçi Gürer, &#8220;Bakan Günay&#8217;a, Efes kazılarında karşılaştığımız bazı zorluklara onun yardımıyla aşabildiğimiz için çok müteşekkiriz. Sayın Bakana, nişanı Efes konulu bir etkinlik çerçevesinde takdim ediyoruz&#8221; diye konuştu. Bu madalyanın bugüne kadar Türkiye&#8217;de verilen en yüksek devlet nişanı olduğunu belirten Gürer, devlet nişanının verilmesiyle ilgili olarak Avusturya Cumhurbaşkanı Heinz Fisher tarafından imzalanan kararnameyi okudu. Gürer, daha sonra Bakan Günay&#8217;a madalyasını takdim etti.</p>
<p>Bakan Günay, &#8220;Avusturya Sayın Cumhurbaşkanı, Dışişleri Bakanı, Hükümetinin ülkeme verdiği bu nişanın, ülkeme karşı Avusturya&#8217;nın taşıdığı içten duyguların, dostluğun bir belirtisi olduğunu düşünüyorum ve bunu milletim adına kabul etmekten büyük bir onur duyuyorum&#8221; dedi.</p>
<p>Bir süredir Avusturya ile çeşitli alanlarda çok yakın iş birliği gerçekleştirdiklerini belirten Günay, şöyle devam etti:</p>
<p>&#8220;Özellikle kültür ve turizm alanında yoğun bir çalışma yapmaya çalışıyoruz. Ülkemizde Avusturya Arkeoloji Enstitüsü&#8217;nün gerçekleştirdiği kazılar var. Biz geride bıraktığımız yıllarda hem Türk bilim insanlarının hem de yabancı arkeoloji enstitülerinin yaptığı arkeoloji kazılarının hem ülkemiz hem de dünya bilimi için daha verimli sonuçlar vermesi konusunda yeni kurallar getirdik. Bu yeni kurallara ilk uyum gösteren ve bu kuralların gereğini ilk yerine getiren enstitülerinin başında Avusturya Arkeoloji Enstitüsü geldi.</p>
<p>Çok önemli bir alanda çalışıyoruz kendileriyle, 150 yıldan bu yana arkeoloji dünyasında bilinen ve 100 yıla yakın bir zamandır da bazı kesintilerle Avusturya Arkeoloji Enstitüsü tarafından çalışılmakta olan bir alanda, tarihi 6 bin yıl kadar önceye giden Efes&#8217;te çalışıyoruz.&#8221;</p>
<p>Kazı sonuçlarının, kazı yapan ülkelerin dilinin yanı sıra Türkçede de yayınlanmasını önceki yıllarda temel bir istek olarak, biraz da kazı başkanlarını zorlayarak gündeme getirdiğini anlatan Günay, bugün tanıtımı yapılan kitabın da Almanca nüshanın Türkçe çevirisini içerdiğini bildirdi.</p>
<p>Efes&#8217;te geçen yıl iyi bir iş programı yaptıklarını ifade eden Günay, &#8220;Efes sadece kazı yapmakta değil ayrıca bulduklarımızı daha iyi korumakta ve restore etmekte örnek bir kazı mekânı&#8221; dedi.</p>
<p>Efes&#8217;teki duvar resimlerinin son derece önemli olduğunu vurgulayan Günay, çeşitli yerlerdeki duvar resimlerinden örnekler verdi. Günay, şunları kaydetti:</p>
<p>&#8220;Niğde&#8217;nin bir kasabasında bir manastırın duvarında mutlu yüz ifadesi olan, gülümseyen İsa ve Meryem tasviri var. Dünyada sanıyorum başka yerde yok. Şimdi biz yerli ve yabancı bütün bilim insanlarımızla birlikte insanlığın bu ortak değerlerini, hepimizindir diye, insanlığın emanetidir diye özenle korumaya çalışıyoruz. Görev yaparken yüreğimdeki temel duygu ve heyecan hep bu oldu. Dünyada şu anda geçmişten gelen ne varsa, insanlığa ait olan her şey bugün yeryüzünde yaşayanlara emanettir ve onları geleceğe aynı özenle aynı dikkatle kurmak, saklamak ve taşımak, insanlığın geleceğine karşı görevimiz ve borcumuzdur. Bu bilinçle bu nişanı kabul ediyorum.&#8221;</p>

<p class="sayac_bilgi">29 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2011/03/27/ertugrul-gunayaavusturyanin-en-yuksek-devlet-nisani/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Küçük virtüöz Ankara&#8217;lıları mest etti&#8230;</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2010/11/13/kucuk-virtuoz-ankaralilari-mest-etti/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2010/11/13/kucuk-virtuoz-ankaralilari-mest-etti/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Nov 2010 06:11:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>technic4</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür/sanat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=9874</guid>
		<description><![CDATA[Bilkent Senfoni Orkestrası tarafından Bilkent Konser Salonu&#8217;nda &#8220;Atatürk Anısına&#8221; bir konser düzenlendi. Klaus Weise&#8217;ın şefliğinde gerçekleşen konserde, sahneye çıkan 13 yaşındaki Elvin Hoxha Ganiyev konseri dinlemeye gelenlere kendine hayran bırakarak büyük beğeni topladı. 2 yaşında müziğe başlayan ve müzisyen bir aileden gelen Ganiyev konserdeki performansı ile kemanını adeta konuşturdu. 1997 yılında Ankara&#8217;da doğan Ganiyev&#8217;in dedesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/kucuk-virtioz.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-9875" title="kucuk-virtioz" src="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/kucuk-virtioz-300x198.jpg" alt="" width="300" height="198" /></a></p>
<p><span style="font-size: small;">Bilkent Senfoni Orkestrası tarafından Bilkent Konser Salonu&#8217;nda &#8220;Atatürk Anısına&#8221; bir  konser düzenlendi. Klaus Weise&#8217;ın şefliğinde gerçekleşen konserde,  sahneye çıkan 13 yaşındaki Elvin Hoxha Ganiyev konseri dinlemeye  gelenlere kendine hayran bırakarak büyük  beğeni topladı. 2 yaşında müziğe başlayan ve müzisyen bir aileden gelen  Ganiyev konserdeki performansı ile kemanını adeta konuşturdu.</span></p>
<p><span style="font-size: small;">1997 yılında Ankara&#8217;da doğan Ganiyev&#8217;in dedesi Azerbaycan Devlet Sanatçısı Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne  Sanatları Fakültesi Yaylı Sazlar Sanat Dalı Eski Başkanı merhum Prof.  Dr. Server Ganiyev, annesi piyanist, babası ise Bilkent Senfoni  Orkestrasında solo viyolonselcisi olarak çalışıyor. İki yaşında müziğe olan üstün  yeteneği ortaya çıkan Evlin, 6 yaşında Bilkent Üniversitesi Müzik  Hazırlık İlköğretim Okulu Keman Sanat Dalına birincilikle başladı. 13  yaşına kadar yapmış olduğu müzik kariyeri başarılarla dolu olan Ganiyev, Moskova&#8217;da gerçekleştirilen Uluslararası Klasik Kültür Mirası Yarışmasında birincilik ödülünü alarak müzik otoriteleri tarafından &#8216;küçük virtüöz&#8217;, &#8216;harika çocuk&#8217; olarak nitelendirildi. Bilkent Senfoni Orkestrası ile birlikte sahne alan Ganiyev, üstün performansı ile konser sonunda büyük alkış topladı. Konser sonrasında Ganiyev tebrikleri kabul ederken bol bol da fotoğraf çektirdi. Kendisini müziğe teşvik edenin dedesi olduğunu belirten Ganiyev, 6 yıldır keman çaldığını her zaman konsere çıkmadan önce çok heyecanlandığını kemanını çalmaya başladığı zaman herşeyi unuttuğunu söyledi.</span><br />
<span style="font-size: small;">Ganiyev geçen yıl hayatını kaybeden dedesi Server  Ganiyev&#8217;in Azerbaycan&#8217;da devlet sanatçısı olduğunu kendisinin de  Azerbaycanda &#8216;küçük paganini&#8217; yani &#8216;küçük besteci&#8217; olarak anıldığını ifade etti. </span></p>
<p><span style="font-size: small;"><br />
</span></p>
<p><span style="font-size: small;">DUYGU BEKTAŞ<br />
ANKARA</span></p>

<p class="sayac_bilgi">11 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2010/11/13/kucuk-virtuoz-ankaralilari-mest-etti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erzurum kültürü,Yrd. Doç. Dr. Lütfi Sezen&#8217;in kitabıyla tanıtılacak.</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2010/09/15/erzurum-kulturuyrd-doc-dr-lutfi-sezenin-kitabiyla-tanitilacak/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2010/09/15/erzurum-kulturuyrd-doc-dr-lutfi-sezenin-kitabiyla-tanitilacak/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Sep 2010 09:28:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>technic4</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür/sanat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=8503</guid>
		<description><![CDATA[ERZURUM (İHA) &#8211; Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunları’nın 25’incisi’ne 2011’de ev sahipliği yapacak Erzurum’da oyunlar süresince sporculara yönelik yapılacak kent kültürünün tanıtımı için Atatürk Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Lütfi Sezen’in ‘Erzurum Folkloru’ kitabı önemli bir kaynak oluşturuyor. Yaklaşık 5 ay sonra gerçekleştirilecek Üniversitelerarası Kış Oyunları öncesi alt ve üst yapı çalışmaları belediyeler tarafından sürdürürken kültürel faaliyetlerde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/erzurum_kulturu.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-8504" title="erzurum kültürü" src="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/erzurum_kulturu-300x219.jpg" alt="" width="300" height="219" /></a></p>
<p>ERZURUM (İHA) &#8211; Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunları’nın 25’incisi’ne 2011’de ev sahipliği yapacak Erzurum’da oyunlar süresince sporculara yönelik yapılacak kent kültürünün tanıtımı için Atatürk Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Lütfi Sezen’in ‘Erzurum Folkloru’ kitabı önemli bir kaynak oluşturuyor.</p>
<p>Yaklaşık 5 ay sonra gerçekleştirilecek Üniversitelerarası Kış Oyunları öncesi alt ve üst yapı çalışmaları belediyeler tarafından sürdürürken kültürel faaliyetlerde devam ediyor. Kentte 10 gün kalacak 3 bini sporcu yaklaşık 8 bin turistin Erzurum’un tarihi eserlerinin yanı sıra kültürünü de yakından tanıması için yürütülen çalışmalarda, Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Lütfi Sezen’in ‘Erzurum Folkloru’ kitabı önemli bir başvuru kaynağı niteliği taşıyacak.</p>
<p>Türk Halk Kültürünü Araştırmaları Kurumu tarafından yaptığı çalışmalardan dolayı 2007’de Türk Halk Kültürü Hizmet Ödülü’nü kazanan Yrd. Doç. Dr. Lütfi Sezen’in 502 sayfalık ‘Erzurum Folkloru’ kitabında zengin bir tarihe ve kültür potansiyeline sahip kentin bütün yönleri eksiksiz bir şekilde sergileniyor. Dört bölümden oluşan kitapta, Erzurum ve yakın çevresinin coğrafyası, tarihi, sosyal yapısı, aile yapısı, doğum, gençlik, evlenme, ölüm konusundaki inanışlar, adet, gelenek, görenek, eğlenme, yeme, içme, giyim, halk hekimliği, halk mimarisi, halk sanatları, halk oyunları, halk musikisi, isimler, lakaplar, meslek söyleyişleri, argolar, çağırmalar, fıkralar, masallar, esfaneler, maniler, destanlar, ağıtlar, beddualar, maniler, ninniler, bilmeceler ve atasözlerinden seçilmiş örneklere yer veriliyor.</p>
<p>LÜTFÜ SEZEN KİMDİR?</p>
<p>1947 yılında Erzurum’un Horasan ilçesinin Akçataş köyünde doğan Lütfi Sezen, köyünde, ortaokulu Horasan’da lise tahsilini Erzurum’da tamamladı. 1967’de Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ni kazandı. Üniversiteden mezuniyetinin ardından Tokat, Gazi Osman Paşa Lisesi’nde Edebiyat Öğretmenliği ve yöneticilik, Erzurum Kâzım Karabekir Eğitim Enstitüsü’nde Edebiyat Öğretmenliği ile Türkçe Bölüm Başkanlığı görevlerinde bulundu. Başvurusu üzerine 1979’da Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nin çekirdeğini oluşturmak amacıyla Atatürk Üniversitesi’ne bağlı olarak kurulan Van Fen – Edebiyat Fakültesi Fakülte Sekreterliği görevine atandı. Bu görevi yanında Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nin kuruluş çalışmalarında görev aldı. Üniversite için tahsis edilen yaklaşık 5 milyon metrekarelik arazinin istimlâk işlemlerini hiçbir pürüz bırakmadan üç yıl gibi kısa bir süre içerisinde neticelendirdi. 20 Temmuz 1982 tarihinde yürürlüğe giren 41 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnâme ile Yüzüncü Yıl Üniversitesi resmen kurulunca vekâleten Üniversite Genel Sekreterliği görevine getirildi. Rektör Prof. Dr. Hakkı Atun’la malî konularda anlaşamayınca bu görevden alınarak Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nin çeşitli birimlerinde görevlendirildi. En son atandığı uzmanlık görevinden ayrılıp 1984’te Atatürk Üniversitesi’nde Okutmanlık görevine başladı. 1993’ün sonlarına kadar sürdürdüğü okutmanlık görevi süresince Tıp, İlahiyat, Diş Hekimliği ve Mühendislik fakültelerinde Türk Dili dersleri okuttu. 1986’de başladığı yüksek lisans çalışmasını 1988’de tamamlayan Sezen’in Halk Edebiyatında Hamzanâmeler konulu bu çalışması Kültür Bakanlığı’nca 1991’de Devlet Kitapları serisinde yayımlandı. 1993’de tamamladığı Erzurum Şehir Folkloru konulu doktora çalışmasını ise 1994’de Erzurum Kalkınma Vakfı yayımladı. 1993’den beri Atatürk Üniversitesi Kâzım Karabekir Eğitim Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapan Yrd. Doç. Dr. Lütfi Sezen’in Halk Bilimi ve Derleme Metotları isimli ders kitabı 1995 yılında Atatürk Üniversitesi’nce yayımlanmıştır. 1996 yılında 2’nci baskısı, 2000 yılında 3’üncü baskısı, 2003 yılında 4’üncü baskısı, 2005 yılında Ankara Kurmay Yayınevi tarafından 5’inci baskısı yapılan bu eser, çeşitli üniversitelerin eğitim ve fen edebiyat fakültelerinde ders kitabı olarak okutulmaktadır. Kendi olanakları ile kısa bir süre için gittiği Almanya ve Hollanda’da altmışa yakın işçi ailesi ile yüz yüze görüşerek onların yaşam biçimlerini, sorunlarını ve beklentilerini dile getiren İşçi Ailelerinin Gözüyle Batı Avrupa’daki Türkiye konulu bir araştırma yaptı. Bu araştırması 2004 yılında Ankara’da Kurmay Yayınevi tarafından kitap olarak bastırıldı. 1971 &#8211; 1978 tarihleri arasında edebiyat öğretmenliği yaptığı Tokat Gazi Osman Paşa Lisesi’nde Tokat yöresinden derlemeler yaptı. Yaptığı derlemeler, daha sonraki yıllarda çeşitli dergilerde yayınlandı. Bu derlemelerinden manilerle ilgili olanlar, 2005 yılında Tokat Valiliği Kültür ve Sanat Vakfı’nca, Manilerle Tokat adıyla kitap olarak bastırıldı. 1994 yılında Erzurum Kalkınma Vakfı tarafından yayınlanan Erzurum Şehir Folkloru isimli kitabının yeniden düzenlenmiş olan ikinci baskısı Atatürk Üniversitesi’nin Kuruluşunun 50’nci Yılı Anısına Atatürk Üniversitesi Rektörlüğü tarafından 2007 yılında Erzurum Folkloru adıyla yayımlandı. Türk Halk Kültürü Araştırmaları Kurumu tarafından verilen ‘2007- Türk Halk Kültürüne Hizmet Ödülü’nü aldı. Yeni kurulan üniversitelerdeki sorunları dile getiren, ‘Anılarıyla Bir Üniversitenin Kuruluş Sancıları’ isimli kitabı 2008’de Ankara’da Belen Ofset tarafından yayınlandı. Evli üç çocuk babası olan Yrd. Doç. Dr. Lütfi Sezen’in yayımlanmış dokuz kitabı, çeşitli konularda yazılmış çok sayıda makale, inceleme, derleme ve araştırmaları bulunuyor.</p>

<p class="sayac_bilgi">26 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2010/09/15/erzurum-kulturuyrd-doc-dr-lutfi-sezenin-kitabiyla-tanitilacak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;i dünyaya tanıtacak film</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2010/08/22/izmiri-dunyaya-tanitacak-film/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2010/08/22/izmiri-dunyaya-tanitacak-film/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Aug 2010 09:38:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editor2</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür/sanat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=4425</guid>
		<description><![CDATA[İzmir'i dünyaya tanıtacak film 
  
Balalayka ve Hazal gibi filmlerin ünlü yönetmeni Ali Özgentürk, dünyaca ünlü besteci Bela Bartok’un yaşamından kesitler sergileyeceği filmin çekimlerine İzmir’de başladı. 
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_lblBigNew" style="font-family: Verdana; color: #3d3d3d; font-size: 13px;"><a href="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/IHA_20100822_102546.jpg"><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-4426" title="IHA_20100822_102546" src="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/IHA_20100822_102546-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a> <span style="font-size: small;">Filmde Bela Bartok’u, 200’den fazla filmde rol almış, ”Drakula” ve ”Frenkeştayn” da başrol oynamış, Amerikalı aktör Udo Kier canlandırıyor. Sanata, sanatçıya ve kentin tanıtımına çok önem veren Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan ünlü aktörü İzmir’e gelişinde misafir etti. İzmir’in geleneksel ürünlerini sanatçıya tattıran Tartan, filmin İzmir’de çekilmesinin kentimizin dünyada daha çok tanıtılmasına katkı sağlayacağını söyledi. Türkiye’ye çok sayıda ödül kazandıran ünlü yönetmen Ali Özgentürk, İzmir’de çekimi gerçekleşen filmin Bela Bartok’un hayatı ekseninde topluma önemli mesajlar vereceğini kaydetti.</span><br />
<span style="font-size: small;">İzmir’de eylül ayının sonuna kadar çekimleri devam edecek olan film, tamamlandığında dünyanın birçok ülkesinde aynı anda gösterime girecek. Bela Bartok’un Türkiye’de yaşadığı sırada gizli kalmış günlerini filme yansıtan Ali Özgentürk, bu günleri çarpıcı bir şekilde gündeme taşıyacak. Türkiye’nin tanıtımı için de önemli bir rol oynayacak olan film 2011’in başında vizyona girecek.</span><br />
<span style="font-size: small;">Böyle önemli bir kimliğin yaşamını anlatan filimde rol almaktan ve Türkiye’de bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu dile getiren aktör Kier, “İzmir çok güzel bir kent. Aydınlık, sıcak.Bu kenti çok sevdim.Türk insanının sıcak, dost canlısı yapısını çok seviyorum. Bu yıl 6 ay içinde dünyanın 4 ayrı ülkesinde 4 ayrı film çektim. Çok sayıda ünlü sanatçı ve yönetmenle bir arada oldum, ama Bela Bartok’un yaşamının çekildiği filmde,Ali Özgentürk ile olmak, rol almak benim için çok önemli. Bu film sayesinde hem Türk insanını hem de Türkiye’yi daha iyi tanıma fırsatı buldum.İmkan olursa bir Atatürk filminde oynamak isterim.” dedi.</span><br />
<span style="font-size: small;"><strong>BELA BARTOK KİMDİR</strong></span><br />
<span style="font-size: small;">25 Mart 1881–26 Eylül 1945 yıllarında yaşamış Macar besteci Bela Bartok, piyanist ve doğu Avrupa halk müziği derleyicisi. Bartok bugün müzik biliminin kurucuları arasında yer alıyor. Bartok, 1909’da evlendiği karısı Marta Ziegler’e adadığı tek operasını 1911’de yazdı. 1923’te eşinden ayrıldı, Ditta Pasztory adındaki piyano öğrencisiyle evlendi.<br />
</span></p>
<p></span></p>

<p class="sayac_bilgi">6 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2010/08/22/izmiri-dunyaya-tanitacak-film/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sinema Burada Festivali&#8217;ne yıldız yağacak</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2010/08/22/sinema-burada-festivaline-yildiz-yagacak/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2010/08/22/sinema-burada-festivaline-yildiz-yagacak/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Aug 2010 09:36:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editor2</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür/sanat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=4420</guid>
		<description><![CDATA[  Türkiye’nin ilk uluslararası fuar organizasyonu olan ve 27 Ağustos – 5 Eylül 2010 tarihleri arasında İZFAŞ tarafından organize edilen İzmir Enternasyonal Fuarı kapsamında düzenlenen Sinema Burada Festivali’nin bu yıl 10.’su, 1 – 5 Eylül 2010 tarihleri arasında İzmir Sanat’ta gerçekleştirilecek. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle düzenlenen festivalin bu yılki onur konukları Ediz Hun ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/IHA_20100822_102548.jpg"><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-4421" title="IHA_20100822_102548" src="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/IHA_20100822_102548-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a> </p>
<p><span style="font-size: small;">Türkiye’nin ilk uluslararası fuar organizasyonu olan ve 27 Ağustos – 5 Eylül 2010 tarihleri arasında İZFAŞ tarafından organize edilen İzmir Enternasyonal Fuarı kapsamında düzenlenen Sinema Burada Festivali’nin bu yıl 10.’su, 1 – 5 Eylül 2010 tarihleri arasında İzmir Sanat’ta gerçekleştirilecek.</span><br />
<span style="font-size: small;">Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle düzenlenen festivalin bu yılki onur konukları Ediz Hun ve Şerif Sezer, genç oyuncu konukları ise Beren Saat, Demet Evgar ve Murat Yıldırım olacak. Türkiye’nin tek tematik sinema festivali olan ‘Sinema Burada’nın bu yılki teması ‘Korku Filmleri’ olarak belirlendi. Bu kapsamda gösterilecek filmler, festivalin açılış filmi olan Drakula İstanbul’da ile birlikte Dabbe, Semum, Gomeda, Konak, Ses ve Araf olacak.</span></p>
<p><span style="font-size: small;"><br />
Ayrıca, festival kapsamında 2 Eylül 2010 Perşembe günü ünlü yönetmenlerin katılımıyla ‘Neden Korkuyoruz’ konulu panel gerçekleştirilecek.</span><br />
<span style="font-size: small;">Festivaldeki film gösterimleri davetiyeler ücretsiz olarak İzmir Sanat gişesinden temin edilebilecek.<br />
</span></p>

<p class="sayac_bilgi">0 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2010/08/22/sinema-burada-festivaline-yildiz-yagacak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Herkes onun peşinde</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2010/08/22/herkes-onun-pesinde/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2010/08/22/herkes-onun-pesinde/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Aug 2010 09:33:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editor2</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür/sanat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=4414</guid>
		<description><![CDATA[Herkes onun peşinde 
  
Mısır Kültür Bakanı Faruk Hüsnü, dün başkent Kahire'deki bir müzeden çalınan Van Gogh'a ait tablonun daha sonra havaalanında bulunduğu haberinin doğru olmadığını bildirdi. 
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/IHA_20100822_102552.jpg"><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-4415" title="IHA_20100822_102552" src="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/IHA_20100822_102552-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>İSTANBUL<br />
22.08.2010 12:01:36</p>
<table>
<tbody>
<tr>
<td rowspan="3" align="left"> </td>
<td align="center" valign="middle"> </td>
</tr>
<tr>
<td align="center" valign="middle"> </td>
</tr>
<tr>
<td align="center" valign="middle"> </td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><!--                                     font-family:Verdana;font-size:12px;color:#3d3d3d;                                     --><span style="font-size: small;">Bakan Hüsnü, yazılı açıklamasında, bakanlık yetkililerinden Muhsin Şaalan&#8217;a tablonun bulunduğu bilgisi geldiğini, onun da bu bilgiyi telefonla bakanlığa ilettiğini belirterek, &#8220;Şaalan&#8217;a tablonun bulunduğunun bildirilmesine rağmen aslında haber doğru değilmiş&#8221; ifadesini kullandı.</span></p>
<p><span style="font-size: small;"><br />
Faruk Hüsnü, dün akşamki açıklamasında, tabloyu çalan iki İtalyan vatandaşının yurtdışı kaçmak istedikleri sırada havaalanı polisleri tarafından yakalandığını söylemişti.<br />
</span></p>
<p><span style="font-size: small;"><br />
Yakalanan 2 İtalyanın neden gözaltına alındığı ya da serbest bırakılıp bırakılmadığı ise bilinmiyor.</span></p>
<p><span style="font-size: small;"><br />
Başkentteki Mahmud Halil Müzesinden çalınan 50 milyon dolar değerindeki &#8220;Gelincikler&#8221;, Van Gogh&#8217;un Kahire&#8217;de çalınan ikinci eseri. Ünlü ressamın 1978 yılında çalınan bir eseri de 2 yıl sonra Kuveyt&#8217;te bulunmuştu</span></p>

<p class="sayac_bilgi">0 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2010/08/22/herkes-onun-pesinde/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

