<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Haber2B Ulusal ve yerel Sürekli güncellenen internet haber sitesi, Güncel haberler, Son dakika, &#187; Günce</title>
	<atom:link href="http://www.haber2b.com/category/yasam/gunce/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.haber2b.com</link>
	<description>HABER SİTESİ</description>
	<lastBuildDate>Sun, 20 Nov 2011 09:02:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>“Mesnevi’de Hz. Peygamber”</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2011/05/06/%e2%80%9cmesnevi%e2%80%99de-hz-peygamber%e2%80%9d/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2011/05/06/%e2%80%9cmesnevi%e2%80%99de-hz-peygamber%e2%80%9d/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 May 2011 15:26:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>technic4</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günce]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=10147</guid>
		<description><![CDATA[Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’nde her ay gerçekleştirilen Mesnevi Sohbetleri’nde bu ay “Mesnevi’de Hz. Peygamber” konuşuldu. Programın sunuculuğunu yapan Doç. Dr. Emin Işık, “Hz. Peygamberin hayatı ve yaptıklarıyla bireylere kazandırdıklarını görmek ve Onu tanımak gerekir” dedi. Dr. Işık, Mevlana’nın Mesnevisi’nden yola çıkarak gerçekleştirdiği söyleşide, Peygamber efendimizin kendisine hakaret edip öldürmeye çalışanlara dahi kötü davranmayıp onların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/emin-ısık.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-10148" title="emin ısık" src="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/emin-ısık-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" /></a></p>
<p>Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’nde her ay gerçekleştirilen Mesnevi Sohbetleri’nde bu ay “Mesnevi’de Hz. Peygamber” konuşuldu.</p>
<p>Programın sunuculuğunu yapan Doç. Dr. Emin Işık, “Hz. Peygamberin hayatı ve yaptıklarıyla bireylere kazandırdıklarını görmek ve Onu tanımak gerekir” dedi.</p>
<p>Dr. Işık, Mevlana’nın Mesnevisi’nden yola çıkarak gerçekleştirdiği söyleşide, Peygamber efendimizin kendisine hakaret edip öldürmeye çalışanlara dahi kötü davranmayıp onların incinmemesi için dua ettiğini ifade etti.</p>
<p>Işık, “Peygamber efendimizin hayatının her anı bizlere yol gösterecek örneklerle dolu. Ama, bizler çocuklarımıza ve kendimize bu güzel davranışları örnek almak yerine popüler kültürün bize dayattıklarına kucak açıyor ve ortaya çıkan anlamsızlık buhranının içinde yok oluyoruz” dedi.</p>
<p>Hz. Peygamberin isminin anılmadığı bir anın olmadığını belirten Dr. Işık, doğudan batıya Müslümanların yaşadığı her coğrafyada Onun isminin okunan ezanlarla zikredildiği belirtti.</p>
<p>Mesnevi Sohbetleri’nin bu sezondaki sonuncusu olan program soru cevap kısmıyla son buldu.</p>
<p>&nbsp;</p>

<p class="sayac_bilgi">34 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2011/05/06/%e2%80%9cmesnevi%e2%80%99de-hz-peygamber%e2%80%9d/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Arayış&#8230;</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2010/11/13/arayis/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2010/11/13/arayis/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Nov 2010 16:54:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>technic4</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günce]]></category>
		<category><![CDATA[Sizden gelenler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=9894</guid>
		<description><![CDATA[Babası  Ceylan ismini verirken “oğlum, yaşadığın sürece insanlar seni bu isminle sevsinler”  demişti ona. Fransa ile Türkiye arasında imzalanan 8 Nisan 1965 tarihli işgücü anlaşmasıyla gelen ilk işçilerden biriydi Ceylan. 37 yıl önceydi Isparta’nın Yalvaç ilçesinden   gurbete gelişi&#8230; Paris’in Choisy-le-Roi bölgesine yerleşti. İçtenliğiyle çevresindekilerin dikkatlerini çeken Ceylan, ailesinin mutluluğu için de elinden gelen bütün gayretleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Babası  Ceylan ismini verirken “oğlum, yaşadığın  sürece insanlar seni bu isminle sevsinler”   demişti ona.</strong><strong> </strong></p>
<p><strong>Fransa  ile Türkiye arasında imzalanan 8 Nisan 1965 tarihli işgücü anlaşmasıyla gelen  ilk işçilerden biriydi Ceylan.</strong><strong> </strong></p>
<p><strong>37  yıl önceydi Isparta’nın Yalvaç ilçesinden   gurbete gelişi&#8230; Paris’in  Choisy-le-Roi</strong><strong> </strong><strong>bölgesine  yerleşti. İçtenliğiyle çevresindekilerin dikkatlerini çeken Ceylan, ailesinin  mutluluğu için de elinden gelen bütün gayretleri  gösteriyordu.</strong><strong> </strong></p>
<p><strong>Gurbetin  sert yüzü uzaklardaki yakınları için, onu oldukça endişelendiriyordu. Daha fazla  dayanamadı ayrılığa&#8230; Bu sebeple doğduğu yerde yalnız bıraktığı anasını ve  babasını da yanına getirdi. Onların dualarını alabilmek için de adeta  çırpınıyordu.</strong><strong> </strong></p>
<p><strong>Babası  :</strong><strong> </strong></p>
<p><strong>“-  Ceylan’ım&#8230; Sen ayrıldıktan sonra Yalvaç’ta  bıraktığın elbiselerini kokladım&#8230;  Dayanamadım hasretine. Ayakkabılarını sevdim&#8230; Diktiğin ağaçlarını göz  yaşlarımla suladım&#8230; Bunları yaşarken üzmemek için, anana fark ettirmedim.  Çünkü onun sana olan şefkati benimkinden daha fazlaydı! Onun da zaman zaman  gözyaşlarını gizlemeye çalıştığını hissettim! Alışamadık oğlum sensizliğe&#8230; Bir  türlü alışamadık!  Senin bizden  ayrılman çok dokundu. Allah bir daha ayrılık göstermesin  bize!”</strong><strong> </strong></p>
<p><strong>Ceylan  babasının gözyaşlarıyla anlattığı bu sözlerinden sonra önce anasına, sonra da  babasına sarıldı. Gözyaşlarını tutamıyordu.</strong><strong> </strong></p>
<p><strong>“-  Baba ben de sizden farklı değildim! Birbirimize öylesine alışmıştık ki&#8230;  Kendimi uzun süre boşlukta hissettim. Gurbet sadece bu gördüğünüz dört duvar  arası değildi&#8230; Derinlik ve uzaklık hasretle birleşince rüyalarımı bile  etkiledi. Bir de dillerini bilmediğimiz insanlar arasında yaşamak var ya bu da  çok dokunuyordu bana&#8230; Ülkemizde mahalle bakkalımız Ali efendiye gösterdiğimiz  nazı bunlara gösteremiyordum&#8230; Bir kuruş eksik para ile  müşterilerine bir yumurtayı dahi  veremiyorlar bunlar!  Bizler cömert ve elleri açık insanlarız!   Buralarda menfaatsiz komşularımız bizlere selam dahi vermiyorlar&#8230; Nasıl  yaşadığımızı, çevreden bilen bile yok&#8230; İnsanlar birbirlerinden habersiz  yaşıyorlar burada&#8230; Amelelik yaparken güçlü bir etki yapmamız da mümkün  olamıyor!  İşte bu şartlarla sizlere olan hasretim çoğu kere boğazımda  düğümlendi.</strong><strong> </strong></p>
<p><strong>1980  yılının Aralık ayında babası Mustafa Efendi aniden hastalandı.  Ceylan’a:</strong><strong></strong></p>
<p><strong>“-  Oğlum kendimi iyi hissetmiyorum. Doktor mu çağıracaksın yoksa doktora mı  götüreceksin benim için bir şeyler yap!” dedi.</strong><strong></strong></p>
<p><strong>Ceylan  bu sözlerinden sonra babasını, minibüsüyle apar topar </strong><strong>Villeneuve-Saint-Georges </strong><strong>Hastanesi’ne  götürdü. İlk müdahalelerden sonra   tek kişilik bir odaya yerleştirilen babası :</strong><strong></strong></p>
<p><strong>“-  Ceylan’ ım sen evimize git de, bana pijama ile birkaç iç çamaşırlarımdan getir!  Anana veya hanımına söyle de bana yiyecek bir şeyler hazırlasınlar! Bunların  yemekleri boğazımdan geçmiyor!</strong><strong></strong></p>
<p><strong>Ceylan’  ın, babasının istediklerini getirmesi, üç saat kadar sürmüştü&#8230;Geldiğin de  babasını yerinde bulamamıştı. Odasındaki tuvalete girmiş olabilir diye biraz  bekledi. Sonra kapısını açarak içeriye baktı. Orada da yoktu. Hemen  getirdiklerini  bir kenara bırakarak  babasını aramaya koyuldu. Önüne gelen hemşirelere soruyordu. Hemşirelerden biri  ona yaklaştı&#8230; Bay Mustafa’yı mi arıyorsunuz? Ceylan </strong><strong></strong></p>
<p><strong>“-  Evet&#8230; evet! “ dedi.</strong><strong></strong></p>
<p><strong>Hemşire  : </strong><strong></strong></p>
<p><strong>“-  Öldü o&#8230;” cevabını  verdi. </strong><strong></strong></p>
<p><strong>Ceylan  gözyaşlarını tutamadı birden&#8230; Dudaklarını bükerek hemşireye  :</strong><strong></strong></p>
<p><strong>“-  Nasıl olur bu?&#8230; Kendisini aldığı ilaçlarla  iyi hissettiği için beni evimize  göndermişti&#8230; Bir şeyler istemişti benden&#8230; İnanamıyorum&#8230; Ben onun ölüsünü  görmek istiyorum! Bana ölüsünü gösterin babamın! Babamı istiyorum  ben!</strong></p>
<p><strong></strong></p>
<p><strong>Sanki  yer yarılmış babası içine girmişti&#8230; Babasının ne ölüsünü ne de dirisini  bulamadı&#8230; Morglardaki cesetlere tek tek baktı&#8230; Araması aylarca sürdü.  Başvurmadığı yer kalmadı. Başvurduğu yerlerden de olumlu cevap  alamadı&#8230;</strong></p>
<p><strong>O  gün bugündür her geçişinde minibüsünü babasını kaybettiği hastane önünde  durdurur&#8230; “Babamın mezarı burada&#8230;” diye içinde dinmeyen acılarını  gözyaşlarıyla birleştirerek  Ceylan,  babasının ruhuna fatiha okur&#8230; ”Babam&#8230; “ der içinden&#8230; </strong><strong></strong></p>
<p><strong>Bir  kayboluşun öyküsüyle sarsılan ailenin dramı,  bu olayla  Avrupa’daki Türklerin hayatlarından acı  bir sahne olarak zihinlerden silinmeyeceğe  benziyor.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Choisy-le-Roi,  20.10.2002</strong></p>
<p><strong>Üzeyir Lokman ÇAYCI<br />
</strong></p>
<h1><span style="text-decoration: underline;"><span><span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Arial;"><br />
</span></span></span></span></span></span></h1>

<p class="sayac_bilgi">3 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2010/11/13/arayis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Misafir..</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2010/10/21/misafir/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2010/10/21/misafir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 Oct 2010 13:05:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>technic4</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günce]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=9520</guid>
		<description><![CDATA[Genç antikacı hem merakı hem de ticaret nedeniyle Anadolu’nun en ücra köşelerini dolaşıyor ve gözüne kestirdiği malları yok pahasına satın alarak büyük paralar kazanıyordu. Kış kıyamet demeden sürdürdüğü seyahatler sırasında başına gelmeyen kalmamış gibiydi. Fakat bu seferki hepsinden farklı görünüyordu. Yolları kapata&#8230;n kar yüzünden arabasını terk etmiş ve yoğun tipi altında donmak üzereyken, bir ihtiyar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Genç antikacı hem merakı hem de ticaret nedeniyle Anadolu’nun en ücra  köşelerini dolaşıyor ve gözüne kestirdiği malları yok pahasına satın  alarak büyük paralar kazanıyordu. Kış kıyamet demeden sürdürdüğü  seyahatler sırasında başına gelmeyen kalmamış gibiydi. Fakat bu seferki  hepsinden farklı görünüyordu. Yolları kapata&#8230;n kar yüzünden arabasını  terk etmiş ve yoğun tipi altında donmak üzereyken, bir ihtiyar  tarafından bulunup onun kulübesine davet edilmişti. Yaşlı adam,  antikacının yürümesine yardım ederken:<br />
- Günlerdir hasta olduğumdan, odun kesmek için ilk defa dışarıya çıktım, dedi. Meğer seni bulmak için iyileşmişim.<br />
Diz  boyuna varan karla boğuşup kulübeye geldiklerinde, antikacının beyaz  göre göre donuklaşan gözleri fal taşı gibi açıldı. Odanın orta yerindeki  kuzine sobasının etrafını saran üç-dört iskemle, onun şimdiye kadar  gördüğü en güzel antikalar olmalıydı. Saatlerdir kar içinde kalan vücudu  bir anda ısınmış, buzları bir türlü çözülmeyen patlıcan moru suratını  ateşler kaplamıştı. Yaşlı adam, misafirini yatırmak için acele ediyordu.  Ona birkaç lokma ikram edip sedirdeki yatağını hazırlarken;<br />
- Bugün soba yakamadım evladım, dedi. Ama bu yorganlar seni ısıtacaktır.<br />
Ev  sahibi, yıllar önce vefat eden eşiyle paylaştıkları odaya geçerken,  antikacı da tiftikten örülen battaniyelerin arasına gömüldü. Ancak bütün  yorgunluğuna rağmen bir türlü uyuyamıyordu. Ertesi gün gitmeden önce ne  yapıp yapıp o iskemleleri almalı, bunun için de iyi bir senaryo  uydurmalıydı. Mesela, hayatını kurtarmasına karşılık ihtiyara birkaç  koltuk satın alabilir ve eskimiş olduğu bahanesiyle dışarıya çıkarttığı  iskemleleri, çaktırmadan minibüsün arkasına atabilirdi. Hatta onları  kaptığı gibi kaçmak bile mümkündü. Yürümeye dahi mecali olmayan ihtiyar,  sanki onun peşinden koşacak mıydı?<br />
Genç adam, kafasındaki fikirleri  olgunlaştırmaya çalışırken dalıp dalıp gidiyor ve rüzgârın sesiyle  uyandığı zamanlar, kaldığı yerden devam ediyordu. Bu arada yaşlı adamın  sabah namazına kalktığını fark etmiş, hatta hayal meyal olsa bile odun  parçaladığını duymuştu. Gözlerini açtığında, onun kuzine sobasının  üzerinde yemek pişirdiğini gördü ve etrafına bakınırken, birden  iskemleleri hatırladı. Hafifçe doğrulup çevresine baktı: Aman Allah’ım!<br />
Antikalardan  hiçbiri ortada yoktu. İhtiyar kurt, herhalde planını hissetmiş ve belki  de uykudaki konuşmasını duyarak onları emin bir yere kaldırmıştı. Sakin  görünmeye çalışarak:<br />
- İliğim kemiğim ısınmış, dedi. Çorbanız da güzel koktu doğrusu. Ama akşamki iskemleleri göremiyorum.<br />
Yaşlı adam, odanın köşesine yığdığı iskemle parçalarından birini daha sobaya atarken;</p>
<p>-İskemle dediğin, dünya malı be evladım, dedi. Biz misafirimizi üşütür müyüz?</p>

<p class="sayac_bilgi">1 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2010/10/21/misafir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Böyle bir araç ilanı gördünüz mü ?</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2010/09/07/boyle-bir-arac-ilani-gordunuz-mu/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2010/09/07/boyle-bir-arac-ilani-gordunuz-mu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 23:42:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>technic4</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günce]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=7005</guid>
		<description><![CDATA[İşte o ilan: &#8220;Aracım 1977 model olup 1300 motor hacmine sahip bir yer uçağıdır (Benim gözümde). Model yılının 83 yazdığına bakmayın 83&#8242;ten aşağısını bilgisayar kabul etmedi. Onun için öyle yazmak zorunda kaldık. ABS, KLİMA, AIRBAG, AÇILIR TAVAN, ALAŞIM JANT, NAVİGASYYON, YOL BİLGİSAYARI gibi özellikleri yoktur. Fakat, direksiyonu, sigara küllüğü, yaylı koltukları ve çakmaklığı vardır. Açılıp [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/reno.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-7006" title="reno" src="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/reno-300x224.jpg" alt="" width="300" height="224" /></a></p>
<p><strong>İşte o ilan:</strong><br />
&#8220;Aracım 1977 model olup 1300 motor hacmine sahip bir yer uçağıdır (Benim gözümde). Model yılının 83 yazdığına bakmayın 83&#8242;ten aşağısını bilgisayar kabul etmedi. Onun için öyle yazmak zorunda kaldık.<br />
ABS, KLİMA, AIRBAG, AÇILIR TAVAN, ALAŞIM JANT, NAVİGASYYON, YOL  BİLGİSAYARI gibi özellikleri yoktur. Fakat, direksiyonu, sigara  küllüğü, yaylı koltukları ve çakmaklığı vardır. Açılıp kapanabilen  camları ve kapı kolları çalışır durumdadır.<br />
Komple orıjınal olan aracımda aranırsa birkaç yerde lokal boya  çıkabilir. Hatta iyicene didik didik edilirse komple boyalı olduğu  ortaya çıkabilir. Yüzeysel boyaların yanısıra bir kaç küflü bölgeye de  rastlanılmıştır.<br />
Aracın rengi aslen eflatundur. Fabrika çıkışı ise koyu yeşil ile cırtlak  mor arası bir şeydir. Bu boyalar zaten o dönemki renoların orijinal  boyalarıydı. Bizim elimize geçtiğinde beyazdı. Biz de daha sonra  kanunlara uygun olsun diye ruhsattaki yazan renk olan eflatuna boyattık. Fakat renk seçeneğinde aradım bulamadım. Ona yakın bir renk olan Mor seçeneğinin işaretlemek zorunda kaldık.<br />
Çorum kaloriferini 1 yıl önce başka bir araca taktırdığımızdan dolayı şu  anda kaloriferi yoktur. Fakat kışın yedek bir aküye bağlı olarak  bir elektrikli battaniye iş görebilir. Veya 2.5 litrelik bir kola  şişesine sıcak su doldurarak belinize koyabilirsiniz. İmkanlar olmayınca  parlak fikirler artıyor haliyle.Tüm bakımları yetkili serviste  yapılmamış olup el yordamıyla eş-dost yardımıyla yapılmıştır. Aracın  farları vardır. Fakat uzun ve kısa far diye bir şey olmadığı için geceleyin onunla uğraşmadan direk yola yoğunlaşabiliyorsunuz. Ayrıca farları kapalı konumdayken frene basarsanız fren lambalarının yanında farları da çalışmaktadır. Değişik bir özellik. Diğer arabalarda bulamazsınız.<br />
Arabayı hiç kilitlemiyorum. Kimse de içine girmedi şimdiye kadar.Çünkü  kilitlesem bile bir çaykaşığıyla açılıyor zaten. Bilenler bilir. Anahtar derdi yok. Kaput ve bağaj anahtarsız açılabiliyor. Bu özellik modelli arabaların  çoğunda bile yok.Ayrıca şöför mahalinin yanındaki kısımda ayak koyma  yerinde yaklaşık 30 cm çapında bir delik vardır. Bu deliği örtmek için  bir mukavva ve çuval kullandım. Yazın deliği açarak doğal klima olarak kullanmaktayım. Yakıtı da etkilemediği için gayet ekonomik.<br />
Egzozu delindi. Baktım güzel ses çıkarıyor. Hiç ellemedim. Çalışınca havalı bir araba  gibi ses çıkarıyor. Başkaları egzozdan ses çıkarmak için bir çok  paralar harcıyor. Düdük falan taktırıyorlar. Ben bedavadan yapıyorum  bunu.Aracımdan gayet memnunum. Muhayyer bir araçtır. (O da ne demekse  bir türlü çözemedim. Osmanlıca sözlüğe bile baktım ama işin içinden  çıkamadım.) Model yükselteceğimden dolayı satıyorum. Yoksa daha  binerdim. 1979 model bir Renault 12 alacağım. bu modeller arası  renaultlarla takas yapabilirim.&#8221;</p>

<p class="sayac_bilgi">20 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2010/09/07/boyle-bir-arac-ilani-gordunuz-mu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YAK SEVDANIN ÇIRASINI</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2010/09/02/yak-sevdanin-cirasini/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2010/09/02/yak-sevdanin-cirasini/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 20:01:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>technic4</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günce]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=6236</guid>
		<description><![CDATA[Ne hüzünler kurtarır seni ne çeyiz sandığının ceviz gölgesi ve ne de acının ses duvarındaki yorgun ve bıkkın bekleyişler Acılar karartmışsa bile günlerin duvağını düşürmüşse de ilkyazın tomurcuklarını fırtınalar hayat kendini yeniden yaratan bir bahardır verecektir en olgun meyvelerini mutlaka yeter ki hüzünler sarartmasın yüzünü Yak sevdanın çırasını türkülerle barajını yıkan bir ırmak gibi katıl [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ne hüzünler kurtarır seni<br />
ne çeyiz sandığının ceviz gölgesi<br />
ve ne de acının ses duvarındaki<br />
yorgun ve bıkkın bekleyişler</p>
<p>Acılar karartmışsa bile günlerin duvağını<br />
düşürmüşse de ilkyazın tomurcuklarını fırtınalar<br />
hayat kendini yeniden yaratan bir bahardır<br />
verecektir en olgun meyvelerini mutlaka<br />
yeter ki hüzünler sarartmasın yüzünü</p>
<p>Yak sevdanın çırasını türkülerle<br />
barajını yıkan bir ırmak gibi katıl hayata<br />
Hüznün isyana dönsün artık<br />
bitsin bezginliğin ölümcül suskunluğu<br />
evde kalmış bir cinsellik değildir çünkü dünya.<br />
 AHMET TELLİ</p>

<p class="sayac_bilgi">1 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2010/09/02/yak-sevdanin-cirasini/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tedavi edilen Caretta Caretta denize bırakıldı.</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2010/08/29/tedavi-edilen-caretta-caretta-denize-birakildi/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2010/08/29/tedavi-edilen-caretta-caretta-denize-birakildi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Aug 2010 10:22:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>technic4</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günce]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=5540</guid>
		<description><![CDATA[Hatay&#8217;ın Erzin sahilinde başından yaralı halde bulunan Caretta Caretta, tedavisinin ardından denize bırakıldı. Caretta Carettaların uğrak yeri olan Erzin Burnaz sahilinde vatandaşlar tarafından, yaralı Caretta Caretta bulundu. Belediye görevlilerinin durumu bildirmesi üzerine Tarım Müdürlüğünden gelen bir veteriner, başından yaralı Caretta Caretta&#8217;yı tedavi etti. Kaplumbağanın ayağının altındaki demir plakada İtalyanca yazı olduğu görüldü. Roma- İtaly yazısını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/caretta_tedavi.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-5541" title="caretta caretta tedavi" src="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/caretta_tedavi-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a></p>
<p>Hatay&#8217;ın Erzin sahilinde başından yaralı halde bulunan Caretta Caretta, tedavisinin ardından denize bırakıldı.</p>
<p>Caretta Carettaların uğrak yeri olan Erzin Burnaz sahilinde vatandaşlar tarafından, yaralı Caretta Caretta bulundu. Belediye görevlilerinin durumu bildirmesi üzerine Tarım Müdürlüğünden gelen bir veteriner, başından yaralı Caretta Caretta&#8217;yı tedavi etti. Kaplumbağanın ayağının altındaki demir plakada İtalyanca yazı olduğu görüldü. Roma- İtaly yazısını gören vatandaşlar kaplumbağanın daha önce İtalya sahillerine uğradığını tahmin ettiklerini söyledi.</p>
<p>İki gün sahilde kalan ve bu süre içerisinde belediye ekipleri ile vatandaşlar tarafından sahip çıkılan Caretta Caretta, tedavisinin ardından daha sonra yeniden denize bırakıldı.</p>
<p>AHMET SEHER</p>
<p>HATAY (İHA)</p>

<p class="sayac_bilgi">36 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2010/08/29/tedavi-edilen-caretta-caretta-denize-birakildi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hayır işlerinde acele etmenin önemi birkez daha ortaya çıktı.</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2010/08/29/hayir-islerinde-acele-etmenin-onemi-birkez-daha-ortaya-cikti/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2010/08/29/hayir-islerinde-acele-etmenin-onemi-birkez-daha-ortaya-cikti/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Aug 2010 09:33:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>technic4</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günce]]></category>
		<category><![CDATA[Şehir Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=5518</guid>
		<description><![CDATA[Muğla’nın Yerkesik Beldesi Algı köyünde cami yaptıran hayırsever vatandaş, caminin resmi açılışından bir gün önce vefat etti. Yaptırdığı caminin ilk cenaze namazı da kendisi olan hayırsever vatandaşın cenazesine AK Parti Muğla milletvekili Prof. Dr. Yüksel Özden de katıldı. Yerkesik beldesinin varlıklı işadamlarından Ali Özsoy&#8217;un babası Tahir Özsoy (73), 28 Ağustos’ta resmi açılışı yapılacak olan camide [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/hayirsever_cami_ilk_cenaze.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-5519" title="hayirsever_cami_ilk_cenaze" src="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/hayirsever_cami_ilk_cenaze-300x262.jpg" alt="" width="300" height="262" /></a></p>
<p>Muğla’nın Yerkesik Beldesi Algı köyünde cami yaptıran hayırsever vatandaş, caminin resmi açılışından bir gün önce vefat etti. Yaptırdığı caminin ilk cenaze namazı da kendisi olan hayırsever vatandaşın cenazesine AK Parti Muğla milletvekili Prof. Dr. Yüksel Özden de katıldı.</p>
<p>Yerkesik beldesinin varlıklı işadamlarından Ali Özsoy&#8217;un babası Tahir Özsoy (73), 28 Ağustos’ta resmi açılışı yapılacak olan camide önce iftar yemeği vermek için hazırlık yapılıyordu. Hayırsever Tahir Özsoy, tarlada çalışan işçilerin yanına giderken, 2 metrelik bentten düştü ve beyin kanaması sonucu ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan hayırsever işadamı Tahir Özsoy, kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. Cami açılışından bir gün önce yaşamını yitiren Tahir Özoy’un cenazesi kendi yaptırdığı camide kılındı.</p>
<p>Cenaze törenine AK Parti Muğla milletvekili Prof. Dr. Yüksel Özden, Belediye Başkanları, siyasi partilerin temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Algı köyünde düzenlenen cenaze töreninin ardından Tahir Özsoy köy mezarlığında toprağa verildi.</p>
<p>BABAMIZ HAYALİNİ GERÇEKLEŞTİRDİ</p>
<p>Tahir Özsoy’un işadamı oğulları Ali ve Mehmet Özsoy, “Babamızın en büyük hayali Algı köyüne cami yaptırmaktı. Bu hayalini gerçekleştirdi. Hem de Ramazan ayına yetiştirerek. Önce iftar verecekti, ardından 28 Ağustos’ta da caminin resmi açılışı yapılacaktı. Ömrü yetmedi. Hayırlı bir ayda, hayırlı bir günde toprağa verdik. En azından yaptırdığı camide namazını kıldı öyle vefat etti” dediler.</p>
<p>BEKİR TOSUN</p>
<p>MUĞLA (İHA)</p>

<p class="sayac_bilgi">15 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2010/08/29/hayir-islerinde-acele-etmenin-onemi-birkez-daha-ortaya-cikti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İsrail ve Filistinli kimsesizlere Osmanlı modeli çözüm önerisi</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2010/08/29/israil-ve-filistinli-kimsesizlere-osmanli-modeli-cozum-onerisi/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2010/08/29/israil-ve-filistinli-kimsesizlere-osmanli-modeli-cozum-onerisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Aug 2010 09:24:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>technic4</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günce]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=5512</guid>
		<description><![CDATA[Osmanlı Padişahı Sultan Mecid&#8217;in torununun torunu Nilüfer Sultan, Osmanlı dönemindeki gibi Filistinli ve İsrailli kimsesiz çocukların bir arada yaşayabileceği bir bina tesis etmek istediğini söyledi. Nilüfer Sultan, &#8220;ABD Başkanı Sayın Obama&#8217;da bu projeden oldukça memnun&#8221; dedi. Osmanlı Hanedanı&#8217;nın son üyelerinden Nilüfer Sultan, Moda Haftası etkinliklerinde modacı Atıl Kutoğlu&#8217;na destek olmak amacıyla İstanbul&#8217;a geldi. Kurtoğlu&#8217;nun daveti [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/nilufer_sultan.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-5513" title="nilufer_sultan" src="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/nilufer_sultan-300x199.jpg" alt="" width="300" height="199" /></a></p>
<p>Osmanlı Padişahı Sultan Mecid&#8217;in torununun torunu Nilüfer Sultan, Osmanlı dönemindeki gibi Filistinli ve İsrailli kimsesiz çocukların bir arada yaşayabileceği bir bina tesis etmek istediğini söyledi. Nilüfer Sultan, &#8220;ABD Başkanı Sayın Obama&#8217;da bu projeden oldukça memnun&#8221; dedi.</p>
<p>Osmanlı Hanedanı&#8217;nın son üyelerinden Nilüfer Sultan, Moda Haftası etkinliklerinde modacı Atıl Kutoğlu&#8217;na destek olmak amacıyla İstanbul&#8217;a geldi. Kurtoğlu&#8217;nun daveti üzerine yurda gelen Nilüfer Sultan, İstanbul&#8217;da yaşayan ve kendisi gibi padişah torunu olan kuzeni Arzu Enver&#8217;i işyerinde ziyaret ederek hasret giderdi. Burada Osmanlı döneminden kalan eserleri inceleyen Nilüfer Sultan, daha sonra bu eserler hakkında bilgi aldı.</p>
<p>Türkiye&#8217;yi her sene ziyaret ettiğini ifade eden Nilüfer Sultan, &#8220;Geliştirilmiş bir elma bazlı güzellik kremi için Türkiye&#8217;de distribütör arıyorum. İki senedir bu işi yapıyorum ve inşallah beni duyan olur&#8221; dedi.</p>
<p>Nilüfer Sultan, &#8220;Benim adıma kurulan bir vakıf var ve elde edilen gelirler buradan ihtiyaç sahibi insanlara gidiyor. Hatta bu kapsamda Sayın Hillary Clinton beni davet etti. Osmanlı döneminde olduğu gibi bir bina kurup hem İsrailli hem Filistinli annesi babası olmayan çocukların bu binada bir arada büyümesini sağlamayı amaçlayan bir projemiz var. Hillary Clinton da benim bu projemi çok beğendi ve kendilerine anlatmamı istedi. ABD Başkanı Sayın Barack Obama&#8217;da bu projeden oldukça memnun&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Türkiye&#8217;de yaşamak ister misiniz? şeklindeki soruya yanıt veren Nilüfer Sultan, &#8220;Çok isterim. Bütün bu işleri oturtup burayı merkez olarak kullanmak isterim. İşleri Türkiye&#8217;den yönetmek isterim. Yani Türkiye&#8217;ye yerleşmeyi arzu ederim&#8221; dedi.</p>
<p>ŞABAN ÖZDEMİR</p>
<p>İSTANBUL (İHA)</p>

<p class="sayac_bilgi">35 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2010/08/29/israil-ve-filistinli-kimsesizlere-osmanli-modeli-cozum-onerisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Didim turizmi için anket çalışması</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2010/08/24/didim-turizmi-icin-anket-calismasi/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2010/08/24/didim-turizmi-icin-anket-calismasi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Aug 2010 11:48:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>technic4</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günce]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=4772</guid>
		<description><![CDATA[Didim Turizm Derneği Başkanı Deniz Atabay, Didim’e gelen yabancı turistlerle yaptıkları anket çalışmasıyla sektördeki sorunları tespit etmeye çalıştıklarını belirtti. Didim Turizm Derneği Başkanı Deniz Atabay, dernek olarak ilk kez yapılan anket çalışması hakkında bilgiler aktardı. Atabay “Anketin sonucunda her kurum ve kuruluşun üzerine düşeceği görevler ve yapması gerekenler bu anketler bir kez ortaya çıkacak. Bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/turist_anket.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-4773" title="didim turizm anketi" src="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/turist_anket-300x201.jpg" alt="" width="300" height="201" /></a></p>
<p>Didim Turizm Derneği Başkanı Deniz Atabay, Didim’e gelen yabancı turistlerle yaptıkları anket çalışmasıyla sektördeki sorunları tespit etmeye çalıştıklarını belirtti.</p>
<p>Didim Turizm Derneği Başkanı Deniz Atabay, dernek olarak ilk kez yapılan anket çalışması hakkında bilgiler aktardı. Atabay “Anketin sonucunda her kurum ve kuruluşun üzerine düşeceği görevler ve yapması gerekenler bu anketler bir kez ortaya çıkacak. Bir nevi yol gösterici olacak” dedi.</p>
<p>Atabay, anketin bilimsel bir çalışma olduğunu, çok değişik güncel bilgilerin sorulduğu bir anket çalışmasının yapıldığını söyleyerek, “Bu iş üniversitelerin işi ama biz ilçemizde bazı net istatistiklerin olması ve bizden bu tür bilgiler istenildiği verebileceğimiz bilgilerin güvenilir olması anlamında bu çalışmayı çok önemsedik” şeklinde konuştu.</p>
<p>Didim’in nerede olduğunu, tatile gelen yabancı turistlerin kendilerinden Didim’e nerede olduğunu ortaya çıkarmak için bu çalışmayı yaptıklarını kaydeden Atabay, “İnsanların bu ankette fikirleri bizim için önemli. Bu anlamda Uluslar arası alanda Didim’i marka haline getirebilmek, tercih edilebilirliğini arttırmak, güçlü ve zayıf yönlerini, eksikliklerini beklentilerini ve memnuniyet ölçütlerini ve Didim’in kendine özgü durumunun tespiti için anket çalışması düzenledik” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Anketin içeriğine değinen Atabay, yaş, cinsiyet, eğitim, meslek grubu, turizm tesislerinden memnuniyet durumu, Didim’i tatil yeri olarak tercih etme nedenleri, çevre temizliği, konukseverlik, şehir içi ulaşım, tesisler ve yeme-içme gibi soruların ankette sorulduğunu dile getirerek, şunları söyledi: “Anket öncesinde ilçemizdeki otellerle tek tek görüşülerek randevular alındı. İzmir’den özel bir ekip geldi ve 250 kişi üzerinde bire bir anket çalışması yaptı. Bu çalışmanın başında ise Sosyolog Prof. Dr. Nihat Erdoğan yer aldı ve destekleriyle yapıldı. Bu anketin sonucuna biz Didim ile ilgili önemli verilere ulaşmak istiyoruz. Anketimiz 1 hafta içinde sonuçları tamamlanacak ve bunu kamuoyuyla paylaşacağız”</p>
<p>HÜSEYİN ÇALIŞKAN</p>
<p>AYDIN (İHA)</p>

<p class="sayac_bilgi">15 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2010/08/24/didim-turizmi-icin-anket-calismasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuk evleri,çocuklar arasındaki kardeşlik duygusunu geliştiriyor.</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2010/08/22/cocuk-evlericocuklar-arasindaki-kardeslik-duygusunu-gelistiriyor/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2010/08/22/cocuk-evlericocuklar-arasindaki-kardeslik-duygusunu-gelistiriyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Aug 2010 11:32:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>technic4</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günce]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/2010/08/22/cocuk-evlericocuklar-arasindaki-kardeslik-duygusunu-gelistiriyor/</guid>
		<description><![CDATA[ERZURUM (İHA) &#8211; Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından yuva ve yurtlarda kalan çocukların sıcak ev özlemini gidermek için oluşturulan çocuk evlerinin, çocuklar arasındaki kardeşlik duygusunu geliştirdiği bildirildi. Sosyal Hizmetler İl Müdürü Sultan Murat Aydın, evler sayesinde çocuklarda aile kavramının geliştiğini, birlikte kaldıkları arkadaşlarından ‘kardeşim’ diye bahsettiklerini belirtti. Aydın, evlerde kalmadan önce yaşadıkları kuruluşları çeşitli nedenlerle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/sultan_murat_aydin1.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-4466" title="AY334234" src="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/sultan_murat_aydin1-300x262.jpg" alt="" width="300" height="262" /></a></p>
<p>ERZURUM (İHA) &#8211; Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından yuva ve yurtlarda kalan çocukların sıcak ev özlemini gidermek için oluşturulan çocuk evlerinin, çocuklar arasındaki kardeşlik duygusunu geliştirdiği bildirildi. Sosyal Hizmetler İl Müdürü Sultan Murat Aydın, evler sayesinde çocuklarda aile kavramının geliştiğini, birlikte kaldıkları arkadaşlarından ‘kardeşim’ diye bahsettiklerini belirtti. Aydın, evlerde kalmadan önce yaşadıkları kuruluşları çeşitli nedenlerle ziyaret eden çocukların, yurt yada yuvaya geri dönme korkusu yaşadıklarını söyledi.</p>
<p>Yetiştirme yurdu ve yuvalarda korunma ve bakım altında bulunan çocukların devlete ve topluma yararlı bireyler olarak yetişmelerini sağlamak, sosyal çevreyi ev ortamında tanıyarak hayatı öğrenmelerini sağlamak amacıyla açılan çocuk evleri, amacına ulaştı. Çocuğun sağlıklı gelişiminin aile yanında mümkün olabileceği ilkesinden hareketle Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü’nce birkaç yıl önce uygulamaya geçirilen 7 çocuk evi sayesinde çocuklar, bakıcı anne ve bakıcı erkekler gözetiminde sıcak ev ortamında yaşamlarını sürdürüyorlar.</p>
<p>6- 8 kişilik evlerde kalan çocuklarda olumlu davranış değişiklikleri olduğunu ifade eden Sosyal Hizmetler İl Müdürü Sultan Murat Aydın, toplu yaşamaya alıştıkları kurum bakımından sonra evlere yerleştirilen çocukların ilk zamanlar uyum sorunu yaşadıklarını ama zamanla bunu atlattıklarını dile getirdi. Ev ortamına gelen çocukların önce çok şaşırdığını ve ailelerini görememe korkusu yaşadıkları anımsatan Aydın, yuva ve yurtlarda sıklıkla yaşanan izinsiz ayrılmaların çocuk evlerinde yaşanmadığını, çocuklarda önceden gözlenen kendilerine acındırarak çevrelerinden bir şeyler talep etme alışkanlıkların da yok denecek seviyeye gerilediğini kaydetti.</p>
<p>Evlerde bakıcı anne ve bakıcı erkeklerle birlikte aile ortamında yaşamaya bulunan çocuklarda paylaşımın artmaya başladığını aktaran Aydın, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bu da beraberinde kardeşlik duygusunu artırıyor. Okulda arkadaşlarıyla oyunlar oynayan çocuklar, birlikte kaldığı kişileri kardeşi olarak nitelendiriyor. Öz güvenleri ve öz bakım becerileri gelişen çocuklar kişisel temizliklerine daha fazla özen gösteriyor, yaşı küçük olanlar kıyafetlerini kendisi giyebiliyor. Yataklarını ve dolaplarını toplayan çocuklar, yemek masasının hazırlanmasına, toplanmasına yardımcı oluyor, mutfak malzemelerinin isimlerini öğreniyor, artık sofrada yemek kapma yarışına girmiyor. Komşularla diyalog kuran çocuklar okul içerisinde uyum sorunu yaşamıyor, arkadaş ilişkilerinde agresif davranışlardan uzak duruyor. Koşma, yüksek sesle konuşma gibi hareketli davranışları azalan çocukların sorumluluk duygusu verilen görevlerle gelişmeye başladı. Evlerde çalışan personeli ebeveyni gibi gören çocuklar, öz güvenleri geliştiği için ev içinde arkadaşlarıyla daha rahat iletişim kuruyorlar. Böylece çocuklarda aile olma kavramı artmaya başladı.</p>

<p class="sayac_bilgi">4 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2010/08/22/cocuk-evlericocuklar-arasindaki-kardeslik-duygusunu-gelistiriyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

