<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Haber2B Ulusal ve yerel Sürekli güncellenen internet haber sitesi, Güncel haberler, Son dakika, &#187; Röportaj</title>
	<atom:link href="http://www.haber2b.com/category/medya/roportaj/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.haber2b.com</link>
	<description>HABER SİTESİ</description>
	<lastBuildDate>Sun, 20 Nov 2011 09:02:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Gazze, Terör, PKK ve İsrail</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2010/06/02/gazze-teror-pkk-ve-israil/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2010/06/02/gazze-teror-pkk-ve-israil/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Jun 2010 09:59:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>feken</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Ferman Karaçam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=1110</guid>
		<description><![CDATA[İnsanlar iç dünyalarında taşıdıklarını ve gizlediklerini ancak kısa süreli gizlemeyi başarırlar. Uzun süre; yalancılıklarını, şiddet taraftarı olduklarını, öfkelerini, kinlerini, katliam yapma isteklerini, zalimce ve haince duygularını saklayamazlar. Ya boş bulundukları bir anda, ya şartların değişmesi durumunda, ya kendilerini çok güçlü hissedip güçlerine güvendikleri sırada ya da ansızın patlak veren bir olayla birlikte bir de bakarsınız [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!-- 		@page { margin: 2cm } 		P { margin-bottom: 0.21cm } --><span style="font-family: Verdana,sans-serif;">İnsanlar iç dünyalarında taşıdıklarını ve gizlediklerini ancak kısa süreli gizlemeyi başarırlar.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;">Uzun süre; yalancılıklarını, şiddet taraftarı olduklarını, öfkelerini, kinlerini, katliam yapma isteklerini, zalimce ve haince duygularını saklayamazlar.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;">Ya boş bulundukları bir anda, ya şartların değişmesi durumunda, ya kendilerini çok güçlü hissedip güçlerine güvendikleri sırada ya da ansızın patlak veren bir olayla birlikte bir de bakarsınız ihanet, şiddet, öfke, kin, katliam’ın tuzağı veya kendisi ortaya çıkıverir.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;">Devletler de birçok konuda olduğu gibi bu konuda da insanlara benzer.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;">Onlar da zulümlerini, haince planlarını uzun zaman saklayamazlar.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;">İsrail, ikinci dünya savaşından sonra bir yandan tüm dünyaya mazlum gülücükler sunarken öte yandan süper güçler içindeki etkinliğini sürdürdü. Özellikle ABD içindeki finansal, ekonomik, teknolojik, iletişim ve yönetim alanlarında son derece etkin bir güç haline dönüştü. Ve İsrail, bizim de içinde bulunduğumuz bölgede mini ve dokunulmaz bir süper güç oldu. İstihbarat’ta, tarımda, teknolojide, silahta… bu mini süper güç’e dokunan yanar intibaı giderek güç kazandı. </span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;">Bu sırada İsrail kademeli olarak Filistin topraklarını işgal ederken, Filistin’i adım adım yok ederken etrafındaki bütün ülkeleri de yakından uzağına doğru yine kademeli ve dolaylıdan direkte doğru tehdit etmeye başladı. İşin ilginç yanı bu tehditleri artık bir tehdit olmaktan çıkıp gerçeklik kazandığı halde bunu kimse görmek istemiyor. Çünkü:</span></p>
<ol>
<li><span style="font-family: Verdana,sans-serif;">İsrail 	hala bütün dünyaya mazlum gülücükler sunmaya devam ediyor.</span></li>
<li><span style="font-family: Verdana,sans-serif;">İsrail’in 	bölgede ciddi bir tehdit oluşturması bazı ülkelerin işine 	geliyor.</span></li>
<li><span style="font-family: Verdana,sans-serif;">Özellikle 	yakın komşularını sindirmiş durumda</span></li>
<li><span style="font-family: Verdana,sans-serif;">İsrail 	yani mini süper güç koynunda büyüyüp serpildiği büyük süper 	gücün bir takım çıkarlarını da tehdit edecek kadar “işi” 	ilerletmiştir.</span></li>
<li><span style="font-family: Verdana,sans-serif;">Özellikle 	Avro bölgesi tarihte bir büyük beladan kurtulduğunu düşünerek, 	“bana değmeyen yılan…” tutumu takınmaktadır.</span></li>
</ol>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"> </span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"> Ne yazık ki bu görmezden gelinme İsrail’i dünyanın şımarık çocuğu haline dönüştürdü. Bu şımarık çocuk artık terörist bir devlet olduğunu kusmuştur. İçindeki; dünyaya, insana ve insanlığa ait olan geçmişteki kin ve öfkesini saklayamaz hale gelmiştir. İsrail’in içinde yıllardır güçlü zamanlarında açığa çıkarmak üzere biriktirdiği kanlı ve insanlık dışı sır aşikâr olmuştur. İsrail bugün eriştiği gücü elde etmek için gerçek yüzünü saklamıştır. Ve bugün artık</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;">İsrail hiç kimseden, hiç bir ülkeden korkmadığını açıkça haykırıyor.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;">Çünkü koyun postuna büründüğü dönemlerde ilişki kurduğu (ticari,      ekonomik, istihbari, teknolojik vs.) her ülkenin zayıf yönlerini tespit etmiş, günü gelince kullanılmak üzere kameraya kaydetmiştir. </span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;">Ne yazık ki Türkiye için de bu böyledir. </span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;">İsrail daha dün denecek kadar yakın bir zamanda kuzey Irak’tan binlerce Kürt gencini toplayıp Amerika’ya götürüp orda eğitip para militer güç haline getirirken, Türkiye bunun ileride nasıl bir sonuç doğuracağını düşünüp hesaplamak ve tedbir almak yerine ve tam tersine Irak, İran, Türkiye ve Suriye’nin Kürt bölgelerinin istihbari bilgilerini MOSSAD ile paylaşıyordu. </span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;">Bugün ise İskenderun’da PKK bir askeri birliğimize saldırıp altı askerimizi şehit edip on’a yakın askerimizi yaralıyor. Çok garip bir rastlantı sonucu! bu saldırıdan altı yedi saat sonra tamamen barış amacı ile Gazze ye yardım götüren gemilere kanlı bir saldırı düzenliyor İsrail.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;">PKK ile İsrail arasındaki bu bağ daha önce de bir çok olayda ortaya çıkmıştı. Ama aymaz aydınlarımız bunu anlayamamıştı. Hoş, şimdi anladılar mı ki? Ne gezer. Baksanıza, gemilere saldırı olayı ile alakalı “ama efendim İsrail vururum, dedi onlarda buna rağmen niye gittiler ki”? diyor. Ne diyelim Allah akıl, iz’an, basiret versin. Ne var ki bu gafil ve aymaz arkadaşlara basiret gelinceye kadar “ ay bacayı savuşacaktır”. Yani İsrail’in önünü hiç kimse alamayacaktır. Batılılar, bu belayı kendi topraklarından, kendi bölgelerinden bizim bölgemize atmayı başardılar. </span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;">Fakat Yahudilerin içine koydukları kin ve nefreti onların eliyle bütün insanlığa kusmasına ve insanlığa kan kusturmasına isteseler de engel olamayacaklar.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;">Oysa İsrail avurtlarına kadar kan dolu bedenlerinde ve ruhlarında bugünkü gücüne erişinceye kadar gizlediği kinini tüm insanlığa damla damla akıtacaktır, bundan hiç kimsenin şüphesi asla olmamalı.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><strong>Ferman Karaçam </strong></span></p>

<p class="sayac_bilgi">2 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2010/06/02/gazze-teror-pkk-ve-israil/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>IŞIĞA KOŞAN KELEBEK: BAHATTİN YILDIZ</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2010/05/22/isiga-kosan-kelebek-bahattin-yildiz/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2010/05/22/isiga-kosan-kelebek-bahattin-yildiz/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 22 May 2010 10:15:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=985</guid>
		<description><![CDATA[Kalemimin ucu kâğıda takılıyor. Şimdinin gençleri pek bilmez. Onların parmakları tuşlarda kayıp gidiyor. Yol açılmış, iş kolaylaşmıştır. Yol’un, izin pek seçilmediği yıllardı 70’li yıllar. Erzurum da bir avuç, bıyığı henüz terlemiş delikanlılardık. Kanımız deliydi ama kasırga güçlü esiyordu. Sağcı – Solcu ya da Ülkücü &#8211; Marksist. Biz yoktuk Erzurum da. Bizimde adımız sağcıydı. Oysa bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/ferman_karacam2.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-987" title="ferman_karacam2" src="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/ferman_karacam2.jpg" alt="" width="250" height="285" /></a></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;">Kalemimin ucu kâğıda takılıyor. Şimdinin gençleri pek bilmez. Onların parmakları tuşlarda kayıp gidiyor. Yol açılmış, iş kolaylaşmıştır. Yol’un, izin pek seçilmediği yıllardı 70’li yıllar. Erzurum da bir avuç, bıyığı henüz terlemiş delikanlılardık. Kanımız deliydi ama kasırga güçlü esiyordu. Sağcı – Solcu ya da Ülkücü &#8211; Marksist. Biz yoktuk Erzurum da. Bizimde adımız sağcıydı. Oysa bu tanımlama bizi ifade etmiyordu. Sağcıların arasından başımızı kaldıramıyorduk. Ülkücüler Erzurum da büyük bir gruptu. Ama bu grubun içinde gibi görünüp, fikri ile yaşantısı ile asla onlara uygun olmayan yiğit öncüler de vardı: Salihler, Hüseyinler, İzzetler, Abdurrahmanlar, Bahattinler, Fuatlar, Mustafalar, Arifler, İsalar, Dur Hasanlar, Cihatlar…</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;">
<a href='http://www.haber2b.com/2010/05/22/isiga-kosan-kelebek-bahattin-yildiz/ferman_karacam2/' title='ferman_karacam2'><img width="150" height="150" src="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/ferman_karacam2-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="ferman_karacam2" title="ferman_karacam2" /></a>
<a href='http://www.haber2b.com/2010/05/22/isiga-kosan-kelebek-bahattin-yildiz/ferman_karacam3/' title='ferman_karacam3'><img width="85" height="100" src="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/ferman_karacam3.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="ferman_karacam3" title="ferman_karacam3" /></a>
<a href='http://www.haber2b.com/2010/05/22/isiga-kosan-kelebek-bahattin-yildiz/bahattinyildiz2/' title='bahattinyildiz2'><img width="150" height="150" src="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/bahattinyildiz2-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="bahattinyildiz2" title="bahattinyildiz2" /></a>
<a href='http://www.haber2b.com/2010/05/22/isiga-kosan-kelebek-bahattin-yildiz/bahattinyildiz/' title='bahattinyildiz'><img width="150" height="150" src="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/bahattinyildiz-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="bahattinyildiz" title="bahattinyildiz" /></a>
</p>
<p></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;">1970’lerden itibaren süregelen bu sancı 75,76,77’lerde doğumla sonuçlandı. Ve 75’ten 80 askeri darbesine kadar ayrı bir grup haline dönüşen Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) mensubu olan biz gençler bir yandan iç donamımızı güçlendirirken diğer taraftan öteki gruplara karşı var olma mücadelesi verdik. Her iki mücadelede örnek ve cesur insanlar olmadan olmuyor. İşte böyle bir dönemde tanışmıştık Bahattin Yıldızla. </span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;">Sakin görünümlü, keskin bakışlıydı. Güzel kahverengi gözlerinin üstünde siyah kalın kaşları geniş yüzüne ayrı bir kararlılık ve aydınlık katıyordu. Sakin sakin konuşurdu, umutlu, keskin ve kararlı konuşurdu. Sözü özü birdi. Konuştuğunu yapardı. Yaptıklarını pek dile getirmezdi. Yapacaklarının içinde ölüm bile olsa, onu da hayatın içindeymiş gibi ifade ederdi. Ölümle hayat kesintiye uğrarmış hissi vermezdi. Ölüm hayatın içindeydi, yapılacak “iş”in içindeydi. Mücadelenin bir parçasıydı. Bunu o kadar doğal, o kadar tabi yapardı ki, sizde ölümden her hangi bir ürperti duymazdınız, hatta farkına bile varamazdınız. </span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;">Sevgi adamıydı Bahattin. Sevgisi imanıyla, imanı cehdiyle, cihadı hayatıyla, hayatı ahlakıyla, ahlakı güzel örnekliklerle iç içe geçmişti. Ansızın kapınızı çalar, geniş gülümseyişi, dost kucaklayışı, arkadaş canlılık ve samimiyetiyle hatırınızı sorar, geçer otururdu. Mücadele onun hayatıydı. </span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;">70’lerin sonuna doğru Sovyetler Birliği ansızın Afganistan’a saldırdı. Dünya’nın en yoksul, en mazlum bir ülkesi yine dünyanın iki süper gücünden birinin eli ile zulme uğramıştı. İdealist ve genç Müslümanlar olarak bu olayın uzun süreli şokuna girmiştik. Kulaklarımıza dayadığımız küçük radyolardan her saat başı mazlum bir milletin zalim Moskoflar tarafından yavaş yavaş yok edilişini dinliyorduk.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;">İlk şoktan sonra çoğumuzun hayalinde şehid olmak belirmeye başlamıştı. Çünkü yavaş yavaş mücahidlerin kahramanca direnişleri ve şehadet haberleri gelmeye başlamıştı. Dersanelerde, anfilerde, MTTB’de, sokaklarda, caddelerde, Kurşunlu Medresesinde, evlerde, yurt odalarında… her yerde birbirimize şehit hikayeleri anlatıyor ve rüyalarımızı, hayallerimizi şehidlikle süslüyorduk. Fakat ilk şehid adayımız Bahattin Yıldız çoktan yola çıkmıştı bile; sıcak çöl yolculukları, dik yamaçlar, Temmuz ayında günlerce süren vadi yolculukları, devasa çam ağaçlarının arasında ıssız dağ tırmanışları… sonucunda Rus tanklarının karşısında Erzurum İşletme Fakültesini yarım bırakıp gitmiş ve zulme karşı dimdik duran bir mücahit. Kendi günlüklerinden ve kendi satırları ile işte mücahidin Gazi olduğu an: “4 Eylül (…) tanklar nefes almadan bombalıyor. D.Ş.K larla tarıyorlardı. Bazı kalelerin duvarları yıkılıyor, kimi ağaçlar bellerinden kırılıp devriliyordu. </span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;">Seddezi sağ elime aldım. Ağacın arkasından çıkıp tespit ettiğim yere koşacaktım. Sol omzuma orta şiddette yumruğa benzer bir şey çarptı. Soldaki evin toprak duvarına baktım. Acaba oraya isabet eden top mermisinin kopardığı bir parça mı çarpmıştı koluma. Zira vuruş çok tatlıydı.(…) Duvar sağlamdı. Yere baktım, bir anlık bu düşüncelerin ardından gözlerim omzuma kaydı. Sol kolum aşağı sarkmış, omuzdan itibaren kan içindeydi. Kolumda ne bir his ne de bir acı vardı. Yapacağım bir şey kalmamıştı, kan iplik gibi süzülüyor. Peydagül’ün peşine takıldım… eğilerek gittiğim için ağır silahın dipçiğini bir müddet yerde sürüdüm.” </span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;">Işığa tutkun bir pervane gibi dönüp durdu ışığın etrafında 54 yıl Bahattin. Kitaplar yazdı, şiirler okudu, spor yaptı, şehirden şehre, ülkeden ülkeye koştu, arkadaş ziyaretleri yaptı, gençler yetiştirdi, savaşa girdi yaralandı… ama hep o ışığın etrafında döndü durdu Bahattin. Oturup sohbet ettiğinizde; dereden, tepeden, vadiden, ırmaktan, insanlardan, şehirden, nehirden… sonra sözü hep dolaştırır kendi okyanusuna akıtırdı. Kendi okyanusuna: İslam’a. İslam’ın uzak ve yakın mücadelesini konuşurken Peşaver’de Mücahid, Bosna’da Alia, Afrika’da Ömer Muhtar, Filistin’de Şeyh Yasin, Kafkasya’da Şeyh Şamil’in sorumluluğunu, imanını, yükünü, inancını omuzladığını hissederdiniz. Bir kıtadan öbürüne koşan yiğit bir hizmet adamı, bir mücahid. Bir yerlerden, bir yerlere merhaba, bir yerlere elveda. </span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;">İşte Afganistan’dan son vedası; yine kendi günlüklerinden, kendi kaleminden: “ve zirvedeyiz. Arkası Pakistan. Katırdan indim, bir kayaya oturup Afganistan’a doğru baktım. Yine geleceğim mücahid kardeşlerim, yine geleceğim. Zalim Rus, bir kurşunla durmayacağım.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;">Afgan dağlarında lale arayan yok artık </span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;">Laleler damlayan kanımızda açıyor</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;">Olguya duran çürümedeki tohumu</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;">Bu kanlar, yeşertecek birazdan…”</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;">Afganistan’a gitmeden bir süre önce yine bir gün sessizce kapımı çalmıştı, kucaklaşmıştık. Genizinde bir yerlerde buğulanıp çıkan sesi hala kulaklarımda. Erzurum’da yazdığım günlüklerin yer aldığı ajandayı istedi. Aldı, okudu. “bunlar çok önemli, ben bunları not almalıyım, ajandayı bana ver. Şimdiki gençler o zamanki ağabeylerinin yaşadıklarından haberdar olmalı, o günler karanlıkta kalmamalı, yazmalıyız” dedi.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;">Evet, yine gittin Bahattin. Bizi bıraktın ve gittin. Sen ışığa koştun bir kelebek gibi Bahattin. Gittin güzel arkadaşım benim, fedakâr dostum benim, canım kardeşim benim.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;">Mustafa Çelikle konuşuyorduk. Dedi ki, “ biliyorsun Bahattin çok güçlüdür. Bakarsın çıkıp gelir ansızın. </span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;">Sahi çıkıp gelir misin Bahattin? </span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;">Gelir misin benim yürekli arkadaşım?</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;">Gelmezsen de tanıyıp Selam verdiğin hiç birimiz sana asla gücenmeyiz. Çünkü sen aşk’ın kendisine aşık, aşk’ın kendisine tutku ile bağlıydın. Efendiler efendisi de sana aguşunu açmış almıştır yanına inşaallah. Mehmet Güney’de öyle dedi: Şehadet sana çok yakıştı Bahattin. Birlikte olduğun hizmet ehli arkadaşlarına da sana da rahmet diliyoruz yüce Rabbimizden. İnna lillahi ve inna ileyhi raciğun</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><strong>Ferman KARAÇAM</strong></span></p>

<p class="sayac_bilgi">375 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2010/05/22/isiga-kosan-kelebek-bahattin-yildiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Yangınlardayım, ateşimi Sen söndür&#8221;</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2010/05/01/yanginlardayim-atesimi-sen-sondur/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2010/05/01/yanginlardayim-atesimi-sen-sondur/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 May 2010 15:01:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[kanal7]]></category>
		<category><![CDATA[murat göğebakan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=27</guid>
		<description><![CDATA[Göğebakan “Barıştım demedim ki!” Murat Göğebakan, ölümle pençeleştiği günlerde yazdığı şarkılardan oluşan albümünü çıkarttı. Sanatçı, eşini affeti iddialarına ise &#8216;affettim ama barışmadım&#8217; dedi. &#8216;Geri dönerse ne dersin&#8217; sorusuna ise şu cevabı verdi: Radyo 7 programcılarından Erkan Koç’un hazırlayıp sunduğu Erkan’la Çok Canlı programının bu haftaki konuğu Murat Göğebakan oldu. Göğebakan, grip diye nitelendirdiği hastalığı sırasındaki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/IMG_79111.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-26" title="IMG_7911" src="http://www.haber2b.com/wp-content/uploads/IMG_79111-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" /></a></p>
<p><!-- 		@page { margin: 2cm } 		P { margin-bottom: 0.21cm } 		A:link { so-language: zxx } --></p>
<p><span style="font-size: medium;"><strong>Göğebakan “Barıştım demedim ki!”</strong></span></p>
<p><span style="color: #333333;"><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"><strong>Murat Göğebakan, ölümle pençeleştiği günlerde yazdığı şarkılardan oluşan albümünü çıkarttı. Sanatçı, eşini affeti iddialarına ise &#8216;affettim ama barışmadım&#8217; dedi. &#8216;Geri dönerse ne dersin&#8217; sorusuna ise şu cevabı verdi:</strong></span></span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Radyo 7 programcılarından Erkan Koç’un hazırlayıp sunduğu Erkan’la Çok Canlı programının bu haftaki konuğu Murat Göğebakan oldu.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Göğebakan, grip diye nitelendirdiği hastalığı sırasındaki hastane günlerini, çalışmalarını ve yaşadıklarını anlattı. İki buçuk yıl aradan sonra çoğunu hastane günlerinde yazdığı şarkılardan oluşan albümü ‘Aşıklar Yolu’nun hikayelerini Radyo 7 dinleyicileriyle paylaştı.</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Ayrıca Göğebakan,  ayrıldığı eşiyle basında çıkan ‘Barıştılar’ iddialarını yalanladı ve “</span></span></strong><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Ben onu affettim hakkımı helal ettim dedim barıştım demedim ki…” diyerek Geri dönerse ne dersin sorusuna ise “Gönül çok kırgın, çok kırgın gönül…” cevabını verdi.</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Birçoğu senin tedavi gördüğün süreçte ortaya çıkan eserler mi yoksa daha öncesinde var mı?</span></span></strong></p>
<p>‘<span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Gülmedi Talihim’ hariç hepsi hastanede yazdıklarımdır. Bir tanesi de hastaneden çıktıktan sonra yazıldı. Aslında ben ‘Seni Benim Kadar Kimse Sevemez’ adlı o eseri koymayacaktım. Onun yerine Karlı Kayanın Ormanı’nı koyacaktım. Bir ücret olayından dolayı ben altından kalkamadım ve geri çekmek zorunda kaldım. O gün oturdum onu yazdım ‘Seni Benim Kadar Kimse Sevemez” dedim.</span></span></p>
<p><strong>‘<span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Âşıklar Yolu’ adlı eseri nasıl yazdın anlatır mısın?</span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Senin hikâyen, benim hikâyem, onun hikâyesi, herkesin kendine göre bir yolu vardır.  Sevdanın yolu, aşkın yolu dersin ama o yolda yürürken ölüm tarlasından geçenlerin yolu yani bedel ödeyenlerin âşıkların yoludur.</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Kanser olduğunu duyduğun anda ilk tepkin nasıldı?</span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Bu konuyu çok rahat karşıladım.  Ekibimdeki bir iki arkadaş çok panik yaptılar ortalığı yıkmışlar. Ben bunu duyduğum zaman yanıma çağırdım. Bugün birlikteyiz yani bugün Allah’a karşı gelen, verdiğine karşı gelmiş demektir, O bizimle değildir, bugün istifasını versin ve gitsin dedim. Yine bizim kardeşimizdir ama bizimle ilişkisi kalmamıştır dedim. Allah’tan gelen başım gözüm üstüne ama şu bilinsin ki “ben ölmedim” dedim. Ben size göre hastayım ama sadece terazide bir bozukluk var o da mutlaka yerine gelecektir. Allah bize bunu vermişse mutlaka bunun ödülünü de verecektir dedim. İnanan bizimle beraberdir inanmayanın Allah yolunu açık etsin. Bu eşim dâhildir dedim. Hastalık, sadece gelmesi gereken bir andı. Misafirin en fazla üç günü makbuldür, hastalıkta böyledir misafirdir belli bir süresi vardır gelir ve gider.</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Doktorların verdiği hizmet ve uğraşları birde maddi güç önemli bu kadar maddi güç olmasaydı bu kadar çabuk atlatabilir miydin?</span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Hayır o şart. Çünkü pahalı bir şey bu pahalı bir yöntem. Sabırla isteyen pahalı bir yatırım bu. Onun için bütün bunların yanı sıra ben özel hastanede tedavi gördüm ama Çapa’da da iyileşen yüzde yetmiştir.</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Tedavi gördüğün zamanlar ‘gidiyoruz’ dediğin oldu mu?</span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Hayır, hiç olmadı. Çünkü dostlar hiç bırakmadı onu düşünmeme fırsat bırakmadılar. Gündüz arkadaşlarım sanatçı dostlarım geldiler. Çok özel şeyler yaşadım.</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Yangınlardayım adlı eser hakkında söylemek istediklerin var mı?</span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Yangınlardayım adlı eseri ateşler içerisinde yazmıştım. Ateşim 40 dereceydi.  Üzerinden dokuz saat geçmesine rağmen bir türlü düşüremiyorlardı. Artık beni neredeyse yoğun bakıma alacaklardı. İşte ozaman ellerimi açtım “Rabbim, yangınlardayım ateşimi sen söndür” demiştim. Ve bir saat sonra ateşim normale düşmeye başlamıştı. Her tarafıma buzlar koymuşlardı. Bir yandan titriyor bir yandan ateşim düşmüyordu. O ateşler içerisindeyken ellerimi açtım “Rabbim sana teslim oluyorum bu yangını sen verdin sen al” demiştim.</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Klip olarak hangisini çektin? Nasıl bir klip oldu?</span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Kör bıçak adlı eserin klibini Nişantaşı’nda  çektim.  Yarı belgesel klipte gençler, yaşlı insanlar ve çok zengin bir adam var. Ama sen sevdiğine sahip çık ki o durumlara düşme diye bir mesaj vermek istedim. Bu hafta yayına girer.</span></span></p>
<p><strong>“<span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">BARIŞMAK BAŞKA BİR ŞEY, AMA GÖNÜL KIRGIN”</span></span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Bir imtihan geçirdin ve bu sırada hayat arkadaşım dediğin insandan bir ihanete uğradın nasıl adlandırıyorsun sen bunu?</span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Gönlü kırılmasın kimsenin yine bizden gitsin gidiyorsa. Onunla Allah arasındadır. Biz yaratılanı sevmek zorundayız yaratandan ötürü. Bizim için dua edenlerle birlik olmak zorundayız ve o insanlara sevgi anlatmalıyız. O insanların kardeşi bir evladı bir babası olmak zorundayız. Ve beraberinde biz ellerimizi açıp Allah’a bugün bizi affet demeliyiz. Biz hata ettik sen affet demeliyiz. Allah’tan gelen başımla gözüm üstüne bir hata var ise onunla Allah arasındadır. Bize yakışmaz biz hiçbir zaman kötü davranmamalıyız kimseye. </span></span><strong><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Bugün gelse başımızın üstünde yeri vardır ama biz Allah huzurunda affettik onu.</span></span></strong><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"> Ama barışmak başka bir şey gönül kırgınlığı bugün gönül kırgınsa sadece yoluna bakacaktır bizimle değildir artık. Ama biz onu Allah huzurunda affettik. Ben Umre’de onu affettim bize kim kötülük düşünmüşse ben hakkımı helal ettim. Ben ölüm tarlasından geçtim yapayalnız yanımda dostlarım vardı. Adını sanını bilmediğim kardeşlerimin duaları vardı. Biz kimseye kötü düşünmemeliz ki kimsede bizim hakkımızda kötü düşünmemeliydi. Her ne olursa olsun bizim kim hata yapmışsa da başımızın üstünde olmalıydı. Biz yine affetmeliydik her ne olursa olsun eyvallah demeliydik.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Ben şunu biliyorum ki bence o bir şey yapmışsa o bilerek yapmamıştır. Bir şey yapmışsa eğer hata yapmasındandır yanlış anlaşılmasındandır. Belki bizim öleceğimizi sanmış olmasından belki de cahilliğindendir. Ben ve benim oğlum hiçbir zaman yargılama hakkına sahip olmayacağız. Biz mutlak teslimiyetimiz Allah’ımıza vermişiz ötesi bizi ilgilendirmez.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Ben kimseye röportaj vermedim bu bir yalan. Bir kişi çıksın desin, ne istiyorlarsa boynum kıldan ince, Allah şahidim. Bir basın toplantısında bu konu sorulduğunda ‘ben çok sevdim’ dedim. Allah şahidimdir ki ben çok sevdim. Bugün de sevgimden dolayı pişman değilim. Sevdim ulan dedim. Yalan söylemedim sevdim. Ben onu affettim hakkımı helal ettim dedim barıştım demedim ki…</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Geri dönse ne dersin? </span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Gönül çok kırgın, çok kırgın gönül…</span></span></p>

<p class="sayac_bilgi">272 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2010/05/01/yanginlardayim-atesimi-sen-sondur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

