<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Haber2B Ulusal ve yerel Sürekli güncellenen internet haber sitesi, Güncel haberler, Son dakika, &#187; Sedat Özkan</title>
	<atom:link href="http://www.haber2b.com/category/medya/kose-yazilari/sedatozkan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.haber2b.com</link>
	<description>HABER SİTESİ</description>
	<lastBuildDate>Sun, 20 Nov 2011 09:02:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Oğlum ve hastanedeki gece derslerim&#8230;</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2011/05/05/oglum-ve-hastanedeki-gece-derslerim/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2011/05/05/oglum-ve-hastanedeki-gece-derslerim/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 May 2011 22:57:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sedat Özkan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=10132</guid>
		<description><![CDATA[&#160; İnsanoğludur ki hem korkar hem de korkmaz yarından&#8230;Oysa ne zaman ne olacağı, az sonra neler başına geleceğini de bilmeden&#8230; &#160; Aniden ağrılarla okuldan izin alıp eve gelen Burhan; ilerleyen saatlerde Numune hastanesi acil servisinde doktorun kendisine -yatış- verip üç saat sonra ameliyat olacağını aklının köşesinden bile geçirmezdi. Ben de&#8230;.Annesi de&#8230; &#160; Değişik bir şok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>İnsanoğludur ki hem korkar hem de korkmaz yarından&#8230;Oysa ne zaman ne olacağı, az sonra neler başına geleceğini de bilmeden&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Aniden ağrılarla okuldan izin alıp eve gelen Burhan; ilerleyen saatlerde Numune hastanesi acil servisinde doktorun kendisine -yatış- verip üç saat sonra ameliyat olacağını aklının köşesinden bile geçirmezdi. Ben de&#8230;.Annesi de&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Değişik bir şok yaşıyorduk ama çaresizlik ve teslimiyet herşeyin ötesinde idi. Yapacak birşey yok. Ne diyorlarsa inandık&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Hastanede de kendimizi güvende hissediyorduk aynı zamanda&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İşini bilen, ehil doktorlar&#8230;Sağolsunlar. Allah varlıklarını eksik etmesin&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Küçük oğlum Burhan&#8217;ın ameliyatı sonrası ikinci gün hastane nöbeti bu sefer bana düştü.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Aslında hayatımda hastanede bu şekilde hiç nöbet tutmamıştım. Bana , “bu gece sen kal oğlunun yanında” dediklerinde “yok, olmaz. ben kalamam” demiştim&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Neden öyle dedim bilmiyorum. Kendime çok uzak görmüştüm hastanede gece sabahlamayı galiba. Çok ani çıktı dudaklarımdan– yapamam- kelimesi&#8230;..</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sonra düşündüm, &#8216;sen hiç hayatında hastanede sabahladın mı&#8230;Kaldı ki hastanedeki kişi senin oğlun&#8217; dedim kendi kendime&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İşyerinden aradım ve dedim ki, “akşam kimsenin kalmasına gerek yok ve ben kalacağım oğlumun yanında&#8230;.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gündüz yeterince yoğun ve stresliydi..Akşam aldığım bir haber ise daha da gerdi beni ama kapattım kapıları dünyaya ve hastanede oğlumun yanında bitiverdim&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Hastane&#8230;Acı haykırışlar mekanı&#8230;Sonu mutlu yada hüzünlü biten hikayeler kütüphanesi&#8230; Hep onlarla dolu&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Hastaneleri bilmek lazım. Unutmamak lazım&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Odada iki hasta daha var. Yarın ameliyat olacaklar. Burhan bir gün önce olmuştu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Hastalardan birisi Burhan&#8217;dan bir yaş büyük, atletik, civa gibi,gözleri şimşek şimşek bir çocuk&#8230;Hatta güreşciymiş sınıflarında..Amatörce ama ilgilense belki de birşeyler olur&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sonradan öğrendim. Benim Burhan&#8217;ın adaşı imiş.Odada iki Burhan var yani&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Babası yanında, oğlunun gözlerinin içine bakıyor&#8230;Neredeyse ciğerine koyacak&#8230;Sığsa yapacak&#8230;O bakışlar bunu anlatıyor..Sabah ameliyat olacak. Bir kıl dönmesi ameliyatı. Kolay dediler&#8230;.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Diğeri 70 yaşında bir ihtiyar ama genç ihtiyar&#8230;Hareketli..Fıtık rahatsızlığı var. Sabahı bekliyor o da&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ameliyat olacaklar&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İyi insanlar&#8230;Sohbet ediyoruz&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ama çocuk hiç konuşmuyor. Birşeyler diyecek oluyor bazen ama yok konuşmuyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Önce anlamadım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sonradan zaman geçtikçe baktım ki aynı zamanda da duymuyor&#8230;Sağır ve dilsiz&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İçimde birşeyler oldu.Ezildim, büzüldüm, düğümlendim&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Şükrettim halimize ama yapacak birşeyde yok adaş Burhan için&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Babası da öyle dedi&#8230;”Götürmediğim yer kalmadı.. Götürmediğim doktor, hastane&#8230; Ne dedilerse yaptım. Ama olmadı. Çaresizmiş”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Tüm evlerimi, arabamı,her neyim varsa onu vereyim , yeterki oğlum böyle olmasın, ona dayanamıyorum” dedi ve sustu. Belli ki çok dolu&#8230; Nasıl olmasın ben bile o esnada doldum. O ne yapsın, baba yüreği işte&#8230;.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“İmtihan” dedim. “Bu bir imtihan. Sabret . Allah beterinden saklasın. Bu haline şükredelim. Allah&#8217;dan ümit kesilmez. Gün olur bir tıp mucizesi oluverir ve oğlun da düzelir&#8230;”&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“İnş” dedi o anda parlayan gözlerle bana&#8230;”Evet ya, yine de şükrediyorum bu haline. En azından <span style="text-decoration: underline;">gözü görüyor</span>, eli-ayağı tutuyor..Birgün düzelecek inş. Her neyim varsa ona feda olsun&#8230;”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kendime tekrar kızdım&#8230;Yeterince şükretmediğimi düşündüm o an..</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Yarabbi, verdiklerine çok şükür, şu anki sağlığımıza çok şükür&#8230;Evlatlarımızın sağlıklarına çok şükür&#8230;Sen bizi bizden daha iyi bilirsin. Kaldıramayacağımız yük yükleme&#8230;”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ben bunları düşünürken, yaşlı amca söze girdi.. “Bunlar da dert mi ahh oğul&#8230;.”.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Belli ki o da dolu&#8230;.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Dökecek içini&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Benim hanım 12 yıl önce felç oldu. O zamandan beri yatakta&#8230;Bir ben bakıyordum ona&#8230;Şimdi ben de buraya düştüm. Ameliyat olacağım. Evdeki yatalak olan hanımıma kim bakar benim gibi&#8230; “ Kendi ameliyatını, acısını değil de evdeki hanımını düşünüyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Nasıl yani, senin evlat filan yok mu amca” dedim&#8230;.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Evlat var” dedi ve durdu&#8230;..” Ben burada, hanım felç evde evlatlar ise aramadılar bile&#8230;Yalnız başıma&#8230;Buralardayım işte&#8230;Hangi acı daha büyük deyin şimdi bakayım” dedi&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Adaşın babasıyla birbirimize baktık &#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Öyle ya hangi acı daha büyük..</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Amcanın dört tane evladı var&#8230;Ama yanında kimse yok&#8230; Yemeğimizi paylaştık. Muhtemelen yemek yememişti. Öyle hissettim gündüzden kalmış pideyi yiyişinden&#8230;.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Ameliyattan sonra beni almaya gelmezlerse burdan çıkarmasalar daha iyi olur. Zira köye gidecek param yok.”.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Şükür, şükür, şükür&#8230; Tekrar şükrettim. Babam, annem, kayınvalidem, dayıları, amcaları, eniştesi,halası&#8230;.herkesler seferber oldu Burhan için&#8230;Ne büyük şükür&#8230; Ne desem azdır&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Belki benim oğlum yalnız bile kalabilir burada.. Zira gençtir..Kendine bakabilir&#8230; Ama amca 70&#8242;in üzerinde &#8230; Biri yanında olmalı değil mi..</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Amcanın gözleri doluyor.. “Yıllarca ben onlara nasıl baktım. Neler yapmadım ki onlar için&#8230;Bak şimdi kim var yanımda&#8230; Söyle bakayım” diyor&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ne denir ki&#8230;.Sözlerin bittiği an&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“İmtihan “ diyebildim sadece&#8230; “İmtihan”&#8230;&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bana emrivaki yapıp burada kalmamı isteyenler&#8230;..</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İyiki buradayım&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Aldığım derslere bir yenisini daha ekledim bu gece sayenizde&#8230;Sağolunuz&#8230;.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sedat ÖZKAN</p>
<p>05.05.2011</p>
<p>Saat : 01:32</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>

<p class="sayac_bilgi">53 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2011/05/05/oglum-ve-hastanedeki-gece-derslerim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şükrediyor muyuz ?</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2010/08/30/sukrediyor-muyuz/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2010/08/30/sukrediyor-muyuz/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Aug 2010 00:06:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sedat Özkan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=5635</guid>
		<description><![CDATA[Şükrediyor muyuz ? Allah kalbimizin, aklımızın neresinde ? Bence hayatın anlamı ‘şükür’den geçiyor… Şükür, Yaratan’a saygı duymak, sevgi duymak ve teslim olmaktır… Şükür, Yaratan ile benliğimiz arasında iletişimin şeklidir… Şükür, Yaratansız düşünememektir… Şükrediyor musunuz ? Size elinizi, gözünüzü, kulağınızı veren Yüce Allah’a şükrediyor musunuz ? En son ne zaman şükrettiniz ? Bir düşünün bakalım…. En [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şükrediyor muyuz ?</p>
<p>Allah kalbimizin, aklımızın neresinde ?</p>
<p>Bence hayatın anlamı ‘şükür’den geçiyor…</p>
<p>Şükür, Yaratan’a saygı duymak, sevgi duymak ve teslim olmaktır…</p>
<p>Şükür, Yaratan ile benliğimiz arasında iletişimin şeklidir…</p>
<p>Şükür, Yaratansız düşünememektir…</p>
<p>Şükrediyor musunuz ?</p>
<p>Size elinizi, gözünüzü, kulağınızı veren Yüce Allah’a şükrediyor musunuz ?</p>
<p>En son ne zaman şükrettiniz ? Bir düşünün bakalım….</p>
<p>En son ne zaman şükrederek Allah’ı andınız , O’nu hatırladınız ?</p>
<p>İftar vakti, ezan okununca ilk suyunuzu yudumlarken mi ?</p>
<p>O an gerçekten hatırladınız mı O’nu ? Yoksa içiniz yanarken yine unuttunuz mu , o suyu da yaratanın Yüce Allah olduğunu ?? Bir düşününsene… Ne geçti aklınızdan o an…</p>
<p>Bilmiyorum o an ne düşündünüz ama aslında gün boyu Allah’ı size hatırlatacak ve şükredeceğiniz o kadar çok şey var ki…</p>
<p>Uyandığınızda şükrettiniz mi hiç uyurken ölmediğinize…Bugün’de sağlıkla uyandığınıza şükrettiniz mi ?</p>
<p>Yüzünüzü yıkarken, musluktan akan su için şükrettiniz mi ? Olmasaydı ne olurdu ,bir düşününsene ..? Yoksa hiç aklınıza gelmedi mi o suyu bahşedenin varlığı ?</p>
<p>Tuvalette aklınıza geldi mi hiç Allah’a şükretmek. Ya ihtiyacınızı gideremeseydiniz ne olurdu hiç düşündünüz mü ne kadar sıkıntılar olabileceğini ?</p>
<p>İşinize ya da okulunuza giderken ayaklarınıza bakıp şükrettiniz mi ?  “Yürüyorum ve sağlıkla işe gidip geçimimi temin edebileceğim” diye…</p>
<p>Konuşabildiğinize şükrettiniz mi ? Dersinizi anlatırken konuşarak geçiminizi temin ettiğinizi düşünüp şükrettiniz mi ?</p>
<p>İşiniz ya da okulunuzda yaptığınız size verilen görevler için Allah’ın size verdiği aklı düşünüp O’na şükrettiniz mi ? Yoksa benliğinizin esiri olup kendinizde <em>enaniyet</em> hissederek O’nu unuttunuz mu ? O akıl baştan giderse ne olur hiç düşündünüz mü ?</p>
<p>Para kazandığınızda O’na şükretmek yerine kendinde bir güç hissedip, kalbinde O’nun yerini daralttınız mı ?</p>
<p>O kadar çok şey var ki şükredecek. Ben saymakla bitiremem inanın…</p>
<p>Ama şöyle bir bakın yaşantınıza,bunlardan hangilerine şükrediyoruz ? Hangileri gerçekten bizim yaşantımızda, bizi Allah’ı anmaya götürüyor ? İyice bir düşünün.</p>
<p>Allah’ı anmak, namaz kılarken çektiğimiz tespih tanesinde ya da okuduğumuz ayetler ile sınırlı kalmamalıdır. O&#8217;nu yaşantımızın her anında, her fiili davranışımızda, her fikri aktivitelerimizde anmalıyız.</p>
<p>Her an O’nu anmak ve şükretmek ise O’nu kalbimize yerleştirmek demektir.</p>
<p>O kalbimize girerse, biz daha mutlu insan oluruz .…</p>
<p>Unutmayalım O’nu her an hatırlamayı, her anımızda O’nunla birlikte olmayı….</p>
<p>Allah kalbini -kendisinin sevgisi ile dolduran- kullardan eylesin.</p>
<p>Amin.</p>
<p>Sedat ÖZKAN</p>

<p class="sayac_bilgi">3 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2010/08/30/sukrediyor-muyuz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ramazan&#8217;ı seviyorum.</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2010/08/18/ramazani-seviyorum/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2010/08/18/ramazani-seviyorum/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Aug 2010 21:36:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sedat Özkan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=3616</guid>
		<description><![CDATA[Ramazan’ı seviyorum. Her yıl ramazan ayı gelmeden önce içimde değişik duygular oluşur. Değişik bir sevinç, değişik bir mutluluk… Ramazan ayı, müslümanlar için farz olan bir görev. Her yıl, 1 ay boyunca oruç tutmak. Hani diyorlar ya ‘diline, eline beline sahip olmak’.. İşte oruç tutmak bu şekilde tarif edilebilir pekala… Ben ise ramazan ayı ve oruç [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan’ı seviyorum.</p>
<p>Her yıl ramazan ayı gelmeden önce içimde değişik duygular oluşur.</p>
<p>Değişik bir sevinç, değişik bir mutluluk…</p>
<p>Ramazan ayı, müslümanlar için farz olan bir görev. Her yıl, 1 ay boyunca oruç tutmak.</p>
<p>Hani diyorlar ya ‘diline, eline beline sahip olmak’.. İşte oruç tutmak bu şekilde tarif edilebilir pekala…</p>
<p>Ben ise ramazan ayı ve oruç tutmak ile şunları geçiriyorum aklımdan ;</p>
<p><em><strong>Hayata yeniden başlamak,</strong></em></p>
<p><em><strong>Yeniden doğmak,</strong></em></p>
<p><strong><em>Kalbi temizlemek,</em></strong></p>
<p><em><strong>Ferahlamak,</strong></em></p>
<p><em><strong>Huzur bulmak,</strong></em></p>
<p><em><strong>Kalan 11 ay için sabırsızlanmak,</strong></em></p>
<p>Ramazan ayı gelmeden önce etrafınızdaki konuşmalara dikkat ettiniz mi hiç ?</p>
<p>“Bu yıl 20 saat aç kalacakmışız”</p>
<p>“Havalar 50 derece olacakmış. Bu sıcakta oruç nasıl tutacağız?”</p>
<p>“İftar neredeyse akşam saat 8’de…”</p>
<p>“Nasıl tutacağız ki…”</p>
<p>Bu düşüncelerin altında ramazan ayına giren insanlar , bilemiyorum ne kadar haz ve zevk alıyorlar ramazan ayının ferahlatıcı ikliminden ? Neler düşünüyorlar ve hissediyorlar iftar saatine kadar ?</p>
<p>Sokakta, caddede parkta ‘patlamaya hazır bomba’ gibi dolaşan insanlar o kadar çoğalıyor ki ramazan ayında. Birisine selam verseniz neredeyse “selam derken s harfini söyleme şeklini beğenmedim. Sen ne demek istiyorsun” diye size karşı hücuma geçecek insanlar. Kum gibiler maalesef.</p>
<p>Araç kullanırken, yolda yürürken kimsenin gözünün içine bakmamaya çalışıyorum. Çünki “bana ters baktın” diye üzerime atlarlar düşüncesi beni endişelendiriyor. Çünki oruç tutuyorlar. (!)</p>
<p>İyi ama biz ramazan ayında neden oruç tutuyoruz ki ? Eğer oruç tutmak bu kadar sizi geriyorsa, etrafınıza iyilikler ve güzel hasletler göstermeniz gerekirken kin,nefret, kavgacılık ve zarar verme hasletleri zirveye çıkmışsa aç kalmakla ne elde edebilirsiniz ki ?</p>
<p>Üzülüyorum gerçekten. Galiba insanların çoğu -bir gelenek- yada -alışkanlık- nedeniyle oruç tutuyorlar. Allah’ın istediği ‘kalpteki yumuşama’ sağlanamıyor birçoklarında…</p>
<p>Galiba bu da bir imtihan. Evet evet, Ramazan ayı bir imtihan…Büyük bir imtihan hem de..</p>
<p>Eline , diline , beline sahip olma imtihanı….</p>
<p>&#8216;<em>Aç kalmak</em>&#8216; ya da &#8216;<em>nefis terbiye etmek</em>&#8216; hissiyatları imtihanı&#8230;</p>
<p>Şöyle durun düşünün, siz hangi hangi taraftasınız &#8230;!?</p>
<p>Sedat ÖZKAN</p>
<p>19-08-2010</p>
<p>Sivas</p>

<p class="sayac_bilgi">3 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2010/08/18/ramazani-seviyorum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Su uyur, düşman uyumaz</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2010/06/02/su-uyur-dusman-uyumaz/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2010/06/02/su-uyur-dusman-uyumaz/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Jun 2010 06:36:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sedat Özkan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=1102</guid>
		<description><![CDATA[Kimileri savaş naraları atarken, kimileri intikamlarını alma noktasında gereğini yaptılar bile. Gemileri vurdular. Bu bir intikamdı. &#8216;One Minute&#8217; intikamı. İsrail&#8217;den başka ne bekleyebilirdiniz ki.. Az şey değildi &#8216;One Minute&#8217; . Çok koydu onlara. Başka birileri olsa belki normal insanların tepkilerini verebilirlerdi ancak onlar lanetli kavim, yahudiler, israiloğulları&#8230; Onlar normal insanların (!) yapacağı işleri yapmazlar ki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!-- 		@page { margin: 2cm } 		P { margin-bottom: 0.21cm } --></p>
<p>Kimileri savaş naraları atarken, kimileri intikamlarını alma noktasında gereğini yaptılar bile.</p>
<p>Gemileri vurdular.</p>
<p>Bu bir intikamdı.</p>
<p>&#8216;One Minute&#8217; intikamı.</p>
<p>İsrail&#8217;den başka ne bekleyebilirdiniz ki.. Az şey değildi &#8216;One Minute&#8217; . Çok koydu onlara.</p>
<p>Başka birileri olsa belki normal insanların tepkilerini verebilirlerdi</p>
<p>ancak onlar lanetli kavim, yahudiler, israiloğulları&#8230;</p>
<p>Onlar normal insanların (!) yapacağı işleri yapmazlar ki bu konuda da normali beklensin&#8230;Onlar &#8216;one minute&#8217; nin karşılığını öyle bir şekilde vermelilerdi ki az da olsa rahatlasınlar&#8230;</p>
<p>Kan dökmek&#8230; Evet onlar ancak bu şekilde rahatlarlardı ve öyle de yaptılar&#8230;</p>
<p>Kan döktüler&#8230;</p>
<p>Savunmasız, ceplerinde -hepimizde olabilecek- küçük çakılardan başka bir silahı olmayan, -şu ya da bu amaçla- yardım götüren insanları makinalı tüfeklerle taradılar. Kinlerini kustular tüfeklerinin namlusundan.</p>
<p>Ortadoğuda çok müthiş bir oyun oynanıyor. Başbakanımız,Recep Tayyip Erdoğan ise bu oyuna &#8216;one minute&#8217; dedi. Başka hiç kimsenin sokmadığı çomağı sokuyor. Kimsenin demediğini diyor, birilerinin damarlarına basıyor. “Sizlerin 20-30 yıl öncesinden planladığınız ortadoğu oyunlarınıza müsaade etmeyeceğim” diyor.</p>
<p>Zorlarına gitti onların&#8230;</p>
<p>Canları sıkıldı..</p>
<p>Üstümüze geliyorlar&#8230;</p>
<p>“Nasıl olur böyle bir şey, bize nasıl &#8216;one minute&#8217;der” diyorlar “nasıl bize karşı durur” diyorlar ve bir yandan da silahlarını dolduruyorlar.</p>
<p>Gemiye saldırırken aynı zamanda içimizden de askerlerimizi vuruyorlar. Gözdağı veriyorlar.</p>
<p>Yılma sakın Başbakanım, sonuna kadar devam et.</p>
<p>Sana güveniyoruz. Arkandayız.</p>
<p>Ok yaydan çıktı artık.</p>
<p>Hiçkimse de bundan sonra onların (!) benzer hadiseleri yapmayacağından emin olmasın.</p>
<p>Her an herşey olabilir.</p>
<p>Unutma</p>
<p><strong>su uyur, düşman uyumaz.</strong></p>
<p>Sedat ÖZKAN &#8211; 02-06-2010</p>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 228px; width: 1px; height: 1px; overflow: hidden;"><span id="sample-permalink">http://www.haber2b.com/2010/06/02/<span id="editable-post-name" title="Kalıcı bağlantının bu kısmını düzenlemek  için tıklayın">gazze-teror-pkk-ve-israil</span>/</span></div>

<p class="sayac_bilgi">195 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2010/06/02/su-uyur-dusman-uyumaz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kuru fasulye sever misiniz ??</title>
		<link>http://www.haber2b.com/2010/05/10/kuru-fasulye-sever-misiniz-2/</link>
		<comments>http://www.haber2b.com/2010/05/10/kuru-fasulye-sever-misiniz-2/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 May 2010 10:03:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sedat Özkan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber2b.com/?p=429</guid>
		<description><![CDATA[Kuru fasulye sever misiniz ??Çanakkale şehitleri…Bu vatan için canlarını veren ana kuzuları…. Şimdilerde çoğumuza şaka gibi gelen, hayal etmekte bile zorlandığımız savaşlar, bombalar, acılar, gözyaşları…. Çanakkale geçilmez… Bu söz nasıl bir sözdür, Bu ne derin bir ifadedir , kolay mı yazılmıştır ?. Hayır… Bu söz, kanla, şehadetle, iman kuvveti ile, vatan aşkıyla yazılmış, bir daha da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kuru fasulye sever misiniz ??Çanakkale şehitleri…Bu  vatan için canlarını veren ana kuzuları….</p>
<p>Şimdilerde çoğumuza şaka gibi gelen, hayal etmekte bile zorlandığımız  savaşlar, bombalar, acılar, gözyaşları….</p>
<p>Çanakkale geçilmez…</p>
<p>Bu söz nasıl bir sözdür, Bu ne derin bir ifadedir , kolay mı  yazılmıştır ?.</p>
<p>Hayır…</p>
<p>Bu söz, kanla, şehadetle, iman kuvveti ile, vatan aşkıyla yazılmış,  bir daha da silinemeyecek sözdür.</p>
<p>Bir kuru fasulye ise bakın bu sözün içini nasıl da dolduruyor…</p>
<p>Hani “yine mi kuru fasulye” diye çoklarının serzenişte bulunduğu  yemek…</p>
<p>Kuru fasulye ;</p>
<p>Hatırayı anlatan kişi Edremit’li.</p>
<p>Hatıra dedesinin babasına ait.</p>
<p>“Dedem Çanakkaleden dönmüş ama babası kalmış” diyerek hatırasına  başlıyor.</p>
<p>Halil Çavuş Çanakkale savaşları başladığında kırk sekiz yaşındadır.  Oğlu Ali yirmi yaşında. Ali Çanakkale Savaşına ‘na gider…</p>
<p>Halil Çavuş ‘un hanımı , bir gün dükkana gelir:<br />
” Bey, eve iki asker geldi. Seni sordular…<br />
Hemen askerlik şubesine gidecekmişsin…Acaba Ali’mize bir şey mi oldu?  Yüreğime bir kor düştü!..” der.</p>
<p>“Tamam hanım , olur. Ben şimdi gider öğrenir, gelirim. Canım çekti  sen akşama ocağa bir kuru fasulye vur da yiyelim…”</p>
<p>Dükkanı toparlar, askerlik şubesine gider, kendini tanıtır. Komutan  ayağa kalkar: ” Sen nerde kaldın? Yürü… Edremit’ liler Çanakkale’ ye  gidiyor . Koş , yetiş…”</p>
<p>” Aman bey! varıp, eve haber vereyim…Helalleşeyim.”<br />
” Mümkün değil, kafileden kopma…Koş…Eve biz haber veririz…”</p>
<p>Halil çavuş, emre uyar ve kafileye koşar. Vatan beklemektedir onu…</p>
<p>Gerçekten de komutan evine haber gönderir,<br />
” Kocanızı Çanakkale’ ye yolladık” diye haber verirler.</p>
<p>Aradan hayli zaman geçer. Kurtuluş savaşı sonunda Ali geri döner…</p>
<p>Halil Çavuştan bir daha hiçbir haber alınamaz.</p>
<p>” Nenem, hayatı boyunca her akşam kuru fasulye pişirdi. Kendisi  ağzına o yemekten tek bir lokma koymadı. Hep bize yedirirdi.<br />
Nenem ölene dek her akşam o boş tabağı sofraya koydu ve kaldırdı.  Koydu….Ve kaldırdı… ”</p>
<p>diyerek hatırasını tamamlıyor Ali Çavuş’un torunu.<br />
Kuru fasulye…</p>
<p>Böyle bir vatan sevgisine konu olduğunu bilmiyordum bugüne kadar…</p>
<p>Halil çavuşlar, Halil çavuş sevdalısı analar, bacılar, kızlar….</p>
<p>Bu vatan sizlere minnettardır.</p>
<p>Bizler sizlere minnettarız…</p>
<p>Sizleri hiç unutmayacağız….</p>

<p class="sayac_bilgi">134 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber2b.com/2010/05/10/kuru-fasulye-sever-misiniz-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

