Başbakan Erdoğan:”CHP ve BDP yasak aşk yaşıyor..”

Öğretmenler Günü’nü tebrik ediyor milletçe şükranlarımızı bir kez daha ifade ediyoruz. Biz hayatta sadece üç kişinin elini öperiz. Anne, baba ve öğretmenler. Her birinin ellerini tek tek saygıyla öpüyoruz. Eğitim sisteminde tarihi adım attık. Dün başlattığımız Fatih projesi ile şimdi artık okullara değil, sınıflara bilgisayar ve interneti ulaştırma aşamasına geldik. Kara tantaya artık veda ediyoruz. Biz göz boyama peşinde değiliz. Ne aldanan ne aldatan olacağız.
İktidarda bulunduğumuz sürece toplamda 237 bin 621 öğretmenin atamasını gerçekleştirdik. Çıkıp da ‘üniversitelerden mezun olanları niye öğretmen ataması yapmıyorsunuz?’ diyenler bu rakamlara baksın. Biz 70 kişilik sınıflarda okuduk. Hamdolsun 30 kişilik sınıflar hedefledik. Anadolu’nun bazı yerlerinde 15 kişiye düştü. Derslik sayısını artıracağız. Sadece 2010 yılında ataması yapılan öğretmen sayısı 40 bin.

Ek ders ücretiyle birlikte maaş artış oranı yüzde 85 oldu. Verdiğimiz zamları enflasyon oranının üstünde veriyoruz. Birileri atamaları yapılmayan öğretmenleri fırsat bilerek sömürü yapıyor. Hodri meydan. Muhalefet eğitim için ne yaptı? Öğretmenler için neler yaptılar anlatsınlar. Projelerini açıklasınlar. Hatta ileri gidiyorum. Varsa hayallerini anlatsınlar. İkna odalarını bu ülkenin evlatları görmüştür. Sıkılmadan ikna odaları yok diyor. Gerçekler ortada. Öğrenciler ortaya çıkıyor. CHP geçmişiyle hatta bugünüyle yüzleşmeli ve değişimi istemeli.

Açılım karşısında nasıl uzlaşmaz tutum izledikleri Meclis kayıtlarında yer alıyor. Hangi iftiraları bize yakıştırdıklarını yaşadık ve gördük. CHP yönetiminin 7 ay öncesine kadar Kürt meselesine nasıl baktığı gayet iyi biliniyordu. BDP ile CHP’nin platonik aşk yaşadıkları bayram ziyaretlerinde ortaya çıktı. Küllenen aşkın CHP ile BDP’yi hangi hülyalara sevk edeceğini hep birlikte göreceğiz?

AK Parti Doğu meselesine siyasi kaygıyla değil, samimiyetle insanı öne çıkaran anlaşıyla yaklaşıyor. Diyarbakır’da farklı İzmir’de farklı konuşmuyor. Seçim öncesi farklı sandık sonrası farklı konuşmuyor.Çarşı pazar dolaşmalarını görünce memnun oluyoruz. Asıl olan şekil değil ruhtur özdür. Taklit asıl olanı orijinal olanı yaşatır. Asıl olan millete gönlünü açmak milletin hissiyatını kendi hissiyatı yerine koymaktır.Halkın sorunlarına çare olamazsanız halkçı olamazsınız. Biz kadınlı erkekli genç yaşlı ev ev gezerken oy için değil, insanları gönül birliğine davet ettik. Pazara kadar dostluk değil, ebedi bir uhuvvetin temellerini attık. Yetki aldığımız her il ve ilçede emanetin hakkını verdik. 2011 genel seçimlerine de biz bu hissiyatla giriyoruz. Hizmetlerimizi görücüye çıkarmak için milletimizin huzuruna çıkıyoruz. Biz hem milletimiz karşısında muhasebemizi yapacak, hem de yeniden yetki isteyeceğiz.

Ne kadar taklit ederlerse etsinler yatsıya kadar foyaları meydana çıkacaktır. CHP’nin yeni genel başkanı çıkıyor İsrail televizyonunda Türkiye’nin Başbakanını eleştiriyor. Kısır vizyona sahip olanlar ülke dışında ufuksuzluklarını gizlemiyor. Mavi Marmara olayında katilerin karşısına dikilirken oranın medyasında ülkesinin başbakanını eleştiriyor.

Bu ülkenin başında AK Parti bu ülkenin değenlerine sataştırmaz ve kimseyi bu ülkenin değerleriyle oynattırmaz. Bu ülkenin onuru iktidarımıza kadar çok lekelenmiştir. 8 yıllık iktidar onurun izzetin ortaya çıkmasıdır. Türkiye NATO zirvesine damga vurmuştur. NATO saldırı değil savunma sistemidir.Amaç balistik füze yayılmasının beraberinde getirdiği riskle beraber ülkelerin güvenliğinin sağlanmasıdır. Alan karar ilke kararıdır. Tüm kaygılarımız dikkate alınmıştır.
Güvenliğin bölünmezliği ve ittifak dayanışması ilkelerine uygun olarak, füze savunma sisteminin tüm müttefiklere savunma sağlayacak şekilde kurulması sağlanmıştır. Zirvede hiçbir ülkenin tehdit kaynağı olarak hedef alınmaması kararlaştırılmıştır. Hala ‘İran burada hedef olarak gösterilmiştir’ gibi yaklaşımlar ortaya koyulması, zihinleri bulandırmaktan başka bir şey değildir.

Fransa’nın burada ısrarla İran’ın ismini koymak gayreti doğmuştur. Ama Türkiye’nin ısrarları üzerine, bunun koyulmaması için, Amerika da dahil olmak üzere Türkiye ile beraber hareket edilmiştir. Sarkozy, ‘kediye kediye deriz’ lafıyla neyi anlatmak istiyor? Zaten biz de kediye kedi diyoruz. Füze savunma sistemi konusu yeni bir konu değildir. İranlı dostlarımız verilen mücadeleden dolayı bizlere teşekkür ederken, buradakilere ne oluyor da kendilerine göre bir şeyler icat ediyorlar, anlamak mümkün değil. Türkiye kesinlikle bir cephe ülkesi bir kanat ülkesi değildir. Böyle de konumlandırılmayacaktır. Bazı ülkelerin tehdit olarak telaffuz edilmesi mantığına bir karşı çıktık.

Tüm bu görüşmeleri, komşu ülkelerle istişare içinde yaptık. Komşularımızın Türkiye’ye yönelik hiç bir endişesi yoktur. Biz başından bu yana aynı şeyi söylüyoruz; temel yaklaşımımız sorun yaratmak değildir. Sıfır sorun istiyoruz. Bazı siyasetçiler kraldan çok kralcılık yapıyorlar. Dün ‘eksen kaydı’ diyenler, nasıl kara propoganda yapıyorlarsa, bugün de ‘komşularına sırtını döndü’ diyenler aynı propogandayı yapıyordur.

Biz ne batıya ne de doğuya sırtımızı döneriz. Herkes emin olsun rahat olsun. Ulusal çıkarlarından da taviz vermez. Türkiye’nin oy vermeyeceği hiçbir karar NATO’da alınamaz. Milletimizin içine sinmeyen hiçbir karara bu hükümet ‘evet’ demez.

İHA

9 views

URL: http://www.haber2b.com/?p=9966

Yazan Kas 23 2010. Kategori Gündem. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz

Foto Galeri

Giriş | Designed by Gabfire themes