|
Size her zaman sorulmaz, fırsatı kaçırmayın
Kategori: Umut BozdamarEklenme Tarihi: Eyl 3rd, 2010Ekleyen: fosfataz
Sultan 2. Osman tahta geçtiğinde genç ve tecrübesizdi, ordunun durumunun pekiyi olmadığını disiplinsizliğin had safhada olduğunu Hotin seferinde bizzat gördü, ayrıca pek çok kişi asker olmadığı halde asker maaşı alıyor buda bütçeyi zorluyordu. Bir şekilde Anadoluya geçip Türk ve Türkmenlerden yeni ve milli bir ordu kurmayı planlamıştı. Fakat genç ve tecrübesizdi ayrıca güvenebileceği iyi bir sadrazam bulamadığı için başarılı olamadı. İsyana yenik düştü. İsyancı yeniçeriler padişahı Yedikule zindanlarına götürüp hakaretler ederek zulüm altında öldürdüler. Genç padişahın öldürülmesi ile Osmanlı yapılması kaçınılmaz olan yenileşme hareketlerini ve reformları zamanında yapamadı, gerileme devam etti. Padişahı devirenler halka sormamıştılar, zaten öyle bir gelenek de yoktu, gücü olan kuralı koyuyordu. Halkın genç padişaha olan sevgisi onu kurtarmaya yetmedi, anadoluda bazı küçük çaplı isyanlar bile çıktı, fakat devletin devamlığı daha önemli olduğu için bir etkisi olmadı. Geriye genç padişaha yazılmış şiirler kaldı. “Bir sah-i alisan iken, sahi cihana kıydılar Gayretli genç aslan iken, sah-i cihanda kıydılar Gaza-i bahadirhan idi, ali nesli sultan idi Namiyla Osman han idi, sah-i cihana kıydılar” Bugünkü Sayıştay, Danıştay ‘ın ve Osmanlı bankasının kurucusu aynı zamanda ilk tıp ve madencilik okullarını açan batılılaşma sürecini etkili bir şekilde sürdüren Sultan Abdülazizin akıbeti de benzer bir şekilde son buldu. Hayrullah efendi, Mithat paşa, Rüştü paşa ve Hüseyin Avni Paşaların oluşturduğu dörtlü çıkar çetesinin marifeti ile tahttan indirildi ardından bilekleri kesilerek öldürüldü. Sonraki sultan Abdülhamidin dirayetli yönetimine rağmen Osmanlının yıkılmasının önü bir türlü alınamadı. Halka gene sorulmamıştı gerçi halk bir şey yapabilirmiydi, düşününce çok zor. O dönemde Padişah Abdülaziz için yazılan şiirden alınan bir pasaj genel havayı ve ruh halini çok açık özetlemektedir. “Sukuti der budur bir tek silahım Duamızı kabul eyle allahım Bir müjdeyle doğsun artık sabahım İrfana uzanan eller kırılsın Nankörlere hürmet için şeytanca Furkana uzanan eller kırılsın” Zor bir dönemde saltanata geçen II. Abdülhamit bağımsız tarihçilerin bakışıyla imparatorluğun ömrünü 25-30 yıl uzatmıştır. O devirdeki dünya devleri ile münasebetlerinde ustalıklı bir siyaset izleyerek devleti uzun süre tek çatı altında tutmayı başarmıştı. Doğuda Ermenilere özerklik, Filistinde de Yahudilere toprak vermemesi saltanatının sonunu hazırladı. Çirkin ittifak meyvelerini geçte olsa verdi. Tarihçilerin isterse rahatlıkla durdurabileceği konusunda hemfikir olduğu hareket ordusunun İstanbul a gelmesi ile tahtan indirildi. Hareket ordusuna kardeşkanı dökülmemesi için karşı koymadığı söylenir. Rıza Tevfik aşağıdaki şiiri yıllar sonra sultan Abdülhamit için yazmıştır. “Târihler ismini andığı zaman, Dîvâne sen değil, meğer bizmişiz, Cumhuriyetin ilk serbest seçimlerinin galibi Başbakan Adnan Mendereste benzer bir şekilde iktidarını ve canını kaybetti. Darbe yapanlar hükümeti yıkıp aynı zamanda ordunun komuta kademesinin % 80 ine yakın bir kısmını genelkurmay başkanı da dâhil olmak üzere emekliye ayırdılar. Sabık başbakana çok kötü muamelelerde bulunuldu, Yassı adada asılmadan bir gün önce prostat muayenesi yapılması durumu özetlemektedir. Halk gene her zamanki gibi pasif seyirci pozisyonundaydı. Gerçi darbe sonrası yapılan ilk serbest seçimde halk demokrat partinin devamı gördüğü Adalet partisini iktidara getirmişti ama atı alan üsküdarı çoktan geçmişti bile. “Bilmiyor gülmeyi sakinlerinin binde biri Bir vatan derdi birikmiş bir avuçluk karada Kuşu hicran getirir dalgası hüsran götürür Mavi bir gözde bir elem katresidir Yassıada” “Kır at zincirlenmiş ufuk sahipsiz Kızanlar, dört yandan hep abandınız! Bu şiirlerin ilki Yassıada sakinlerinden ünlü şair Faruk Nafiz Çamlıbel’e diğeri üstat Necip Fazıl’ a aittir. Görüldüğü gibi şimdiye kadar aziz milletimiz kahramanının ardından çok güzel şiirler yazmayı başarmaktadır. Bugüne geldiğimizde Televizyonlarda, gazetelerde, internette ki yorumlara yazılara bakarsanız muhaliflerinin güç ve olanak bulduklarında hâlihazırdaki iktidar sahiplerine de yukarıdaki örneklere benzer bir son düşündüklerini net şekilde görebiliyoryorsunuzdur. Yalnız bu sefer durum biraz farklı, küçükte olsa bir söz söyleme, süreci etkileme şansınız var. 12 Eylül günü gidersiniz sandık başına bir tercihte bulunursunuz ya da şimdiden şiir yazma çalışmalarına başlarsınız. Ben bu fırsatı kaçırmayın derim. Ramazan bayramınızı en içten dileklerimle kutlarım saygılar. 03.09.2010 0 views
Haber Yazari: fosfataz (Umut Bozdamar)
...
Sosyal Etiketler:
Yorum Yap |
|