Kas 20th, 2011 : 10:18 : Ayakkabı alırken şu sihirli cümleleri söyleyin…   Kas 20th, 2011 : 10:07 : ACILAR KARLA KAPLANIRKEN….   May 2nd, 2011 : 11:57 : Yeni baro başkanı Sinan ATA oldu   May 1st, 2011 : 9:17 : Arnavutköy Devlet Hastanesi Açılıyor   Nis 24th, 2011 : 10:31 : Akdeniz’in kadın denizcileri Istanbul’da…   Nis 6th, 2011 : 12:14 : Çocuklar, hem eğleniyor hem öğreniyor   Ara 28th, 2010 : 3:02 : “İlk 5′in içerisinde olacağız…”  
    
Haber2B Ulusal ve yerel Sürekli güncellenen internet haber sitesi, Güncel haberler, Son dakika, Doğru,tarafsız,İlkeli haber sitesi....
semtes
Ana sayfa 3.Sayfa Dünya Ekonomi Magazin Medya Politika Röportaj Spor Video Yaşam
             
ayak tabanı şekilleri
Islak Ayak Testi   Eğer az masrafla çok kalori harcayayım diyorsanız, koşmaktan daha iyi bir...
20/11/11 - 10:18 Yorum sayisi 0(0)
tencereKapak
Türkiye bir yandan internet yasaklarıyla boğuşurken bir yandan internet dünyasında hızla büyümeye devam ediyor. Son...
10/05/11 - 11:44 Yorum sayisi 0(0)
anne-cocuk-1
Yaşadığımız duyguların içerisinde belki en güzel ama zor olanı…Annelik…Anneliğe adım atıldığında,içinizde şekillenen yeni bir canlının...
06/05/11 - 5:38 Yorum sayisi 0(0)
Diriler EVET diyecek.
Kategori: Mikail HasbekEklenme Tarihi: Ağu 22nd, 2010Ekleyen:

12 Eylül ihtilali sırasında çocuk yaşlarımda dinledim Kenan Paşa ‘yı. Eşyanın tabiatına uygun olarak, her ihtilalin kendi evlatlarını yediğini de 40 lı yaşlarımda görmüş olacağım. Kısmet olursa önümüzdeki 12 Eylül’de.

Bu hikayenin ne başı ne de sonu çok orijinal ! Mussolini’den Hitler’e ,Stalin’e kadar tüm insanlık olarak lanet okuduğumuz diktatörlerin İttihat ve Terakki’den bu yana içimizde olduğunu kabule yanaşmış olacağız o kadar !

Başka bir ifadeyle sağlıklı bünye, bir gıda zehirlenmesini nasıl giderecekse o şekilde kusmuş ve rahatlamış olacak. 12 Eylül Anayasası’na nasıl evet dediği ile yüzleşmiş olacak. İstikbale ilişkin planlarımız artık darbe arkasına gizlenemeyecek !

Aksi takdirde bir dönem Dersaadet’e doğru işgal ordusundan farkı hissedilmeyecek biçimde giren Hareket Ordusu’nun başlattığı gelenek, bozulmadan devam edip gidecek. Balyoz ‘la, Kafes’le, Ergenekon’la isim değiştirmek suretiyle yaşamaya devam edecekler.

İnternet ortamında ; Yeşil, kod adlı Mahmut Yıldırım’ın kimlik kartında “psikolojik savaş uzmanı “ yazdığını gördüğümde irkilmiştim.Meğer yeşil, kırmızı,mavi, parlament mavi! tüm renkler, toplum mühendisliği adına yıllarca bizi ayakta uyutmuşlardı yeni yeni farkına varıyorduk!

Referandumda cepheleşen taraflara bakınca ; yaşadığımız hayatın akışının ,işini iyi bilen birileri tarafından tayin edildiğini , görmek, hissetmek yaşamak bile fazla bir şey fark ettirmiyor bazıları için hayret ! Bazıları –artık- kaosa el kaldırmamaya yeminli herhalde ! Bu topraklarda çok çileli bir hayat var gerçekten.Hayatı ve kainatı ezeli ve ebedi hakikatlere göre tarif etmeye uğraşan bir kısım elitlerin “yaşayan ölüler “haline gelişine tanık olduk zamanla.Bazıları ,ucuz meşruiyetler üretip küçük sus payları ile kenara çekilirken, bir kısım zevat ise, kurtuluş savaşının isimsiz kahramanları olan Hüseyin Avni Ulaş gibi Mehmet Akif gibi, sadece üzerindeki ceketle kalıveren kişiler oldular dünya macerasında.Dürüst kalmakta ısrar eden, ,sus payı alıp kenara çekilmeyen yürekli savaşçıların ağıtlarını toplum olarak bağrımıza taş bağlayarak unutmaya ,gelecek için ümit besleyerek teselli bulmaya çalıştık.

Yaşayan ölülerden başka ; “diri kalanlar” için bu hikaye , her yürekte müthiş bir çile barındırıyor. Gençliği, hevesleri ve umutlarıyla ezilmiş gönüllerin ağıtları dağlıyor yüreklerimizi. Şehit annelerinin feryatlarını dinlediğimiz bu günlerde , yılların birikmiş acıları, korkuları,endişeleri,sitemleri en az onlar kadar ibret dolu ve hüzünlü…Ananın yavruya, yavrunun anaya,kardeşin kardeşe bağlanışını zehirleyen bu cemiyet hayatı, yarının umudu olan bireyin canına okumaya devam ediyor.İnsan yetiştirme düzenimiz öyle bir formatlanmış ki , sınırları zorlayan ve “defo”lu hale gelen birey, sistem harici disiplinize olamıyor ve başarmakta kendine takılmak gibi zorlu bir engele takılıp kalıyor.Çünkü öz yurdunda garip ve cami avlusunda bulunmuş gibi güvensiz , sahipsizliğe gömülmüş bir şahsiyet yapısı rahat bırakmıyor ki başarsın!

Nasıl takılmasın ki ? Elle tutulup gözle görülmeyen sosyal problemler yedi başlı canavar gibi ensesinde. İşyerinde doğru çalışsa , caddeye çıksa, düğüne gitse, göreceklerine , yaşayacaklarına , yüreği küskün.Evinde çocuklarıyla kalsa ekranda her saniye kötülük fışkırıyor.Kirli insan ilişkileri , şeytanca senaryolar evlerin masumiyetinin üzerine kabus gibi çöküyor.Büyük savaşın bombardımanı öyle etkili ki, merdivenlerden inip sığınak bulmak, emin bir konum yakalamak maddi olarak imkansız.”Firavun sarayındaki çocuk”, formulü tersine işliyor çünkü.Bu konu çok uzun…

12 Eylül halkoylaması “ucuz” gerekçelerin tartışıldığı bir gün değil.

Olamaz. Çünkü ; Evet , artık ortak kaderimizle ilgili.Medeniyet havzamızda ,iyilik besleyen beşiklerin doğru sallanmasıyla alakalı.

Ne Tayyip beyin ,ne de Kılıçdaroğlu’nun soyu sopuyla, yada hesaplarıyla,Bahçelinin meydanlara attığı iple bile fazla uğraşmadan ;diri kaldığımız kadar gür bir sese ihtiyacımız var toplum olarak.Gözyaşlarını daha çok içine atan bir neslin haykırışı belki de.Yeni bir anayasa, yeni bir toplumsal sözleşme,yaşadığımız hayatın gerçekliğine yeni bir yolculuk . Referandumda evet : bir istikamet bulma uğraşı olacak bu coğrafyada yaşayanlar için.Özgür bireye doğru yol alacağımız yeni anayasa ile ,ucuz siyasetin bile modası geçmiş olacak.Mesela siyasetçiyi kıyasıya eleştireceğiz.Hiçbir kutsallık karıştırmadan.Öyle ki , yeni kadroların kalite yarışına sahne olacak her seçim . Kaset skandalları ile lider değiştiren , derinliksiz ve ucuz bir sosyal demokrasi ,hürriyetçi bir ortamda zenginleşecek belki de.Dine saygılı bir laiklik anlayışı ile olgunlaşan bir sosyal demokrasi,özgürlükçü bir anayasa ile yeniden ayağa kalkabilir ve kendisini muhafazakar ve mukaddesatçı olarak tanımlayan kadrolar için çok iyi bir denetim mekanizması hatta reel bir iktidar alternatifi olarak boy gösterebilir.

Merkez sağda ise kim kimin elini öptü? Kim kimin ihalesini yönlendiriyor da iktidarda kalınıyor tartışmalarına da bir son verilecek artık. Kitle partisi olarak mevcut iyilerin, kötülerden bir azaldığında eskiyecek ve tedavülden kalkacak olan AK partinin , hiçbir ferdi , kendi seçmeni bazında bile pozitif ayırımcılıktan –bizim partinin adamı kötü olmaz gibi – nasiplenemeyecek.Kalite ,çalışkanlık,samimiyet ve dürüstlük objektif kriterler olarak kabul edilecek.

Bu ülkenin geleceğinde , belki daha AK kadroların ; kalite yarışının , başlama vuruşu olacak 12 Eylül ‘deki “ evet’ler .

3 views

Sosyal Etiketler:

Yorum Yap