İçimizden birileri köprü olmaya razı olmazsa
Selamlar
“İçimizden birileri köprü olmaya razı olmazsa bu nehrin kıyılarında kıyamete kadar bekleriz”
Böyle buyurmuş değerli üstat Arif Nihat ASYA
Gazze ye insani yardım götüren gemilerdeki vatandaşlarımız İsrailliler tarafından alçakça vurulduğunda aklıma ilk gelen bu sözcükler oldu. Aziz şehitlerimiz köprü olmayı seçmişlerdi. Hiç düşündünüz mü köprü olmak nasıl bir şeydir.
Köprü olmak şimdi hep beraber yaptığımız gibi laf ebeliğine benzemez
Köprü olmak demek çiğnenip geçilmeyi göze almak demektir, üstünden geçenlerin umurunda olmamak demektir, karşı kıyıya en erken varmak demek fakat asla karşı kıyıdan su içememek demektir.
Köprü olmak demek meçhule yelken açıp orda kalmak asla geri dönmemek demektir. İsmi, cismi, nefsi bir kenara itip davaya boyun uzatmak demektir.
Köprü olmak demek inanmak demektir.
Köprü olmak demek kim var diye sorulmasına meydan vermeden hiç olmayı göze almak, hiç olurken tüm varlık âlemini boşluk bırakmaksızın doldurmak demektir.
Köprü olmak sabahın beşinde kalleş silahların namlusuna hedef olmak demektir.
Köprü olmak demek üstünden geçenlerin seni hayırla yad edenler kadar belki şerle ananlar olacağını bile bile azgın sulara boylu boyunca uzanmak demektir.
Köprü olmak demek insanlığın onuru olmak demektir, hayvani arzuların, süfli egoların esamesinin bile okunmaması demektir.
Evet, belki kısa vadede gemiler amacına ulaşmadı ama sanki bu şahadetler Ortadoğu’yu kan ve gözyaşına boğan İsrail’in sonunun yaklaştığını haber veriyor.
Diğer taraftan ahlaki değerlerden mahrum kalmamış Yahudiler bile bu vahşeti kınarken ucundan pöçüğünden İsrail’e arka çıkan yazıları kaleme alan yazarları da Allah’a havale ediyorum. İsrail’e olan bu aşklarının psikolojik temellerinin mutlaka araştırılması gerektiğini düşünüyorum. Dini, imanı, siyaseti, vatandaşlık bağını, aynı ülkenin evlatları olmayı bir tarafa bırakın sadece şöyle düşünün bir takım insanlar, insani bir girişim yaparken silahlı başka birtakım insanlar tarafından vahşice öldürülüyor. Bu olay sonucunda öldürenlerin safında yer tutmak, zalimleri savunmak nasıl bir ruh halidir, bunlar hangi iklimde yetişirler, ne anlarlar, ne konuşurlar bilmiyorum.
Önceleri bir yazımda zalim Filistinliler mazlum İsrailliler tarafından mecburen öldürülüyorlar diye istihza yollu bir yazı yazmıştım fakat bazı insanlarımız bunun gerçekten şu şekilde olduğunu düşünüyorlar. Siyaset peşinde koşan İsrail’i zor durumda bırakmak isteyen art niyetli, hükümet destekli bir takım Türkler kandırdıkları onlarca yabancı ülke vatandaşı ile birlikte gemilere doluşup bıçaklarla İsraillilere saldırdılar, başka hiçbir çaresi kalmayan masum İsrail askerlerinin silahları kazara ateş aldı ve 9 Türk vatandaşı öldü onlarcası yaralandı.
Maalesef sıradan bir İsraillinin bile saçmalık diye yorumlayabileceği bu cümlelere inanan bir sürü yazarımız ve gönülden okuyan insanlarımız mevcut.
İnsan düşünmeden edemiyor mesela gerçekten olay öyle gelişmiş olsun. Şöyle ki son yıllarda nispeten güçlenen ve şartların oluşması ile bölgesel anlamda söz sahibi olan Türkiye Cumhuriyeti ve onun yöneticileri, Arapların hamisi rolünü üstlenmek ve İsrail’in bölgedeki hükümdarlığını kırmak için Gazze’ye yapılan ambargoyu fırsat bilmiş olsun (maalesef dünyadaki bütün organizmalar gücü ölçüsünde çevresine hâkim olmak ister). İsrailli yöneticiler de bunu anlayarak, Türkiye’ye bu iş senin haddin değil bu senin boyunu aşar anlamına gelecek şekilde İskenderun deniz üssü dahil (İki olayı bir arada düşünemeyenler için geçmiş olsun) 15 vatandaşımızı öldürmüş olsunlar. Yardım işi de her iki tarafın satranç tahtası olsun diyelim. Tüm olay böyle cereyan etmiş olsa bile hükümet bundan faydalanacak diye İsrail’i savunmak hainlik değilse bile en hafifinden aptallıktır.
Belki Türkiye gücünü abarttı, erken hareket etti, yapılan kötü bir taktik uygulamadır diye yapılan bir eleştiri anlaşılabilir ve zaten demokrasilerde mutlaka gerekir de fakat bu İsrail hayranlığı anlaşılamaz, savunulamaz en azından ben anlayamıyorum. Bazı ülkemiz insanları Korelileri, Brezilyalıları, Somalilileri, ya da Kamboçyalıları değil de neden İsraillileri böyle candan severler ve her platformda savunmayı bir görev bilirler, bunu da anlamıyorum aklıma gelen bazı ihtimaller ise hakikaten çok can sıkıcı… Saygılar
186 views
URL: http://www.haber2b.com/?p=1120














Köprü olmak….
Çok derin ve anlamlı…
Acaba köprü olmak için gerekli olan ayakları, birileri şu ana kadar yoketmiş olmasınlar.
İçleri boşaltılmış ve hayatı facebook’tan yönetmeye çalışan kişiler haline gelmiş olmayalım ?
İçimden öyle geldi birden, ne dersiniz, katılıyor musunuz ??