|
Dağınıklık, toparlanmanın ilacı mıdır ??
Kategori: Mikail HasbekEklenme Tarihi: May 18th, 2010Ekleyen: mikail hasbek
“Peygamberin gözlerinin içine bakıp söz söylesem tüm samimiyetimle ; bana inanıp inanmayacağını düşünmek bile kahrediyor beni.Ne yaptım ben ? aman Allahım , ne yaptım, nedir bu dağınık halim.Nasıl da düşünemedim olayın bu hale gelebileceğini, çevremdeki insanların bakışıyla suçlu gibiyim.Peygamberin en yakınındaki insan olarak O’na yük oldum. Allah’ım yardım et. Dayanma gücü ver bana.Affet beni.Bu dağınık halimin doğurduğu sonuca sabretmek için yardım et bana! “ İşte böyle duygular gelişmişti belki müminlerin annesinde… Her fani insan gibi O’da hata yapmıştı ve hatanın sonuçları yüreğini bunaltıyordu.Sadece yaratıcıya sığınmaktan başka çıkar yol yoktu.Bu ibret dolu sahnenin sonunda ilahi kitabın müjdesi gecikmedi.”Ferahlatıcı söz “, tüm iyiniyetli gönüllere ilaç gibi geldi.Peygamberin eşi tertemizdi.Gönüller bir kez daha bağlandı O’na.Sevginin derinliği arttı hatta. Öyle bir cemiyet hayatı yaşıyoruz ki ;hata yapmadan ayakta kalmak mümkün değil.Büyük şairin dediği gibi ;”ruhu yok edilen cemiyet,yok eden güruhu “ ile aynı zamanda en büyük rakibiniz olarak karşınıza çıkabiliyor. Yüreğinizdeki aşkla hem bu toplumun içinde olmak zorundasınız hem de size zarar veren bir takım insan ilişkilerinde çok dikkat etmek gibi bıçak sırtı bir durumda ahenkli bir duruş kılavuzuna ihtiyacınız var. Toplumsal dinamikler iyiliklerden beslenmiyor. İhanetler, cinayetler, iftiralar, kıskançlıklar, sevgi adına yalan söylenen her türlü kokuşmuş ilişkiler, siyasi,ticari ahlaksızlıklar ; nüfuz eden bir artışla günbe gün toplumu tarumar ediyor ve kişilikleri zehirliyor. Hastanenin dürüst doktoru iseniz yada vilayetin çalışkan memuru, veya esnafın ahlaklı peynircisi olarak “essah” hilesiz mal satıyorsanız, samimi çalışıyorsanız, sahtecilik yapmıyorsanız başınız bir şekilde dertte demektir. Çünkü kötülük ucuz ve bedeli sadece insan olduğunuzu unutmak olunca, fiyatını doğru belirlediğiniz peynirin bile yandaki markette ucuza satılan peynirden “gerçek” farkını anlatırken müşteriyle düşman oluyorsunuz neredeyse ! Bu en basiti. Ya bir de elle tutulmayan, gözle görülmeyen bir hizmet satıyorsanız, mesela avukatsanız çok daha çetrefil bir sahne bekliyor sizi. Komşuda satılan peynirde süt dahi olmadığını söylemek için gerçekten “delikanlı “ olmak zorundasınız. Çünkü O (cübbeli peynirci !) “ çoktan sizin sattığınız üründeki süte su katıldığını , hatta kralın görünmeyen elbisesi gibi ,sizin sattığınız ürününün esasen görünmeyen bir peynir!” olduğunu hatta akla gelen tüm hilekar tasvirleri söylemiştir bile ! Gel de kızma ! Öfkelenme ! Bütün bunlara rağmen fani insanlar olarak ,mükemmel yaratılışın sahibinden yardım dileyerek ayakta kalmak uğraşı, destansı bir nitelik kazanıyor.Herşeye rağmen yılmadan yarasalara, köstebeklere, hasetlikten çatlayan ve diploması sadece cehaletini alan insan tiplerine karşı düşman kesilip ; insan olmanın aşkından ,sevgisinden uzak durmanın anlamı yok. İnsanın insanla ilişkisi bu kadar fakirleşirse eğer , kendimiz için çocuklarımız için yüceliklerle dolu bir dünya yaratamayız. Yücelme hedefini yüreğinde baş tacı eden insanoğlunun ,bazı zor olan duygu ve davranışlarla beslenmesi gerekir.Sözünde durmak gibi.Dürüst kalmakta ısrar etmek gibi.Fedakarlık gibi.Affetmek gibi. Yaratıcının hergün her dakika yarattığı varlığa karşı bir şekilde oluşturduğu o şefkat kulvarı sadece ve sadece insan- yaratıcı arasında hayat bulacaksa eğer , insanoğlunun dünya macerası hiçbir yücelikten nasiplenemez. Barışmanın, kucaklaşmanın , hemhal olmanın ,affetmenin,sabretmenin hazzını da öteki insana karşı yaşamak ,hayatımızı fakirlikten kurtaracak yegane insanlık hazinesidir. Bu hazinenin görkemini sadece gözünüzle göremezsiniz. Gönül gözünüzü açmak zorundasınız. 125 views
Haber Yazari: mikail hasbek (mikail hasbek)
... Yorum Yap |
|