Kas 20th, 2011 : 10:18 : Ayakkabı alırken şu sihirli cümleleri söyleyin…   Kas 20th, 2011 : 10:07 : ACILAR KARLA KAPLANIRKEN….   May 2nd, 2011 : 11:57 : Yeni baro başkanı Sinan ATA oldu   May 1st, 2011 : 9:17 : Arnavutköy Devlet Hastanesi Açılıyor   Nis 24th, 2011 : 10:31 : Akdeniz’in kadın denizcileri Istanbul’da…   Nis 6th, 2011 : 12:14 : Çocuklar, hem eğleniyor hem öğreniyor   Ara 28th, 2010 : 3:02 : “İlk 5′in içerisinde olacağız…”  
    
Haber2B Ulusal ve yerel Sürekli güncellenen internet haber sitesi, Güncel haberler, Son dakika, Doğru,tarafsız,İlkeli haber sitesi....
semtes
Ana sayfa 3.Sayfa Dünya Ekonomi Magazin Medya Politika Röportaj Spor Video Yaşam
             
ayak tabanı şekilleri
Islak Ayak Testi   Eğer az masrafla çok kalori harcayayım diyorsanız, koşmaktan daha iyi bir...
20/11/11 - 10:18 Yorum sayisi 0(0)
tencereKapak
Türkiye bir yandan internet yasaklarıyla boğuşurken bir yandan internet dünyasında hızla büyümeye devam ediyor. Son...
10/05/11 - 11:44 Yorum sayisi 0(0)
anne-cocuk-1
Yaşadığımız duyguların içerisinde belki en güzel ama zor olanı…Annelik…Anneliğe adım atıldığında,içinizde şekillenen yeni bir canlının...
06/05/11 - 5:38 Yorum sayisi 0(0)
“Yangınlardayım, ateşimi Sen söndür”
Kategori: RöportajEklenme Tarihi: May 1st, 2010Ekleyen:

Göğebakan “Barıştım demedim ki!”

Murat Göğebakan, ölümle pençeleştiği günlerde yazdığı şarkılardan oluşan albümünü çıkarttı. Sanatçı, eşini affeti iddialarına ise ‘affettim ama barışmadım’ dedi. ‘Geri dönerse ne dersin’ sorusuna ise şu cevabı verdi:

Radyo 7 programcılarından Erkan Koç’un hazırlayıp sunduğu Erkan’la Çok Canlı programının bu haftaki konuğu Murat Göğebakan oldu.

Göğebakan, grip diye nitelendirdiği hastalığı sırasındaki hastane günlerini, çalışmalarını ve yaşadıklarını anlattı. İki buçuk yıl aradan sonra çoğunu hastane günlerinde yazdığı şarkılardan oluşan albümü ‘Aşıklar Yolu’nun hikayelerini Radyo 7 dinleyicileriyle paylaştı.

Ayrıca Göğebakan,  ayrıldığı eşiyle basında çıkan ‘Barıştılar’ iddialarını yalanladı ve “Ben onu affettim hakkımı helal ettim dedim barıştım demedim ki…” diyerek Geri dönerse ne dersin sorusuna ise “Gönül çok kırgın, çok kırgın gönül…” cevabını verdi.

Birçoğu senin tedavi gördüğün süreçte ortaya çıkan eserler mi yoksa daha öncesinde var mı?

Gülmedi Talihim’ hariç hepsi hastanede yazdıklarımdır. Bir tanesi de hastaneden çıktıktan sonra yazıldı. Aslında ben ‘Seni Benim Kadar Kimse Sevemez’ adlı o eseri koymayacaktım. Onun yerine Karlı Kayanın Ormanı’nı koyacaktım. Bir ücret olayından dolayı ben altından kalkamadım ve geri çekmek zorunda kaldım. O gün oturdum onu yazdım ‘Seni Benim Kadar Kimse Sevemez” dedim.

Âşıklar Yolu’ adlı eseri nasıl yazdın anlatır mısın?

Senin hikâyen, benim hikâyem, onun hikâyesi, herkesin kendine göre bir yolu vardır.  Sevdanın yolu, aşkın yolu dersin ama o yolda yürürken ölüm tarlasından geçenlerin yolu yani bedel ödeyenlerin âşıkların yoludur.

Kanser olduğunu duyduğun anda ilk tepkin nasıldı?

Bu konuyu çok rahat karşıladım.  Ekibimdeki bir iki arkadaş çok panik yaptılar ortalığı yıkmışlar. Ben bunu duyduğum zaman yanıma çağırdım. Bugün birlikteyiz yani bugün Allah’a karşı gelen, verdiğine karşı gelmiş demektir, O bizimle değildir, bugün istifasını versin ve gitsin dedim. Yine bizim kardeşimizdir ama bizimle ilişkisi kalmamıştır dedim. Allah’tan gelen başım gözüm üstüne ama şu bilinsin ki “ben ölmedim” dedim. Ben size göre hastayım ama sadece terazide bir bozukluk var o da mutlaka yerine gelecektir. Allah bize bunu vermişse mutlaka bunun ödülünü de verecektir dedim. İnanan bizimle beraberdir inanmayanın Allah yolunu açık etsin. Bu eşim dâhildir dedim. Hastalık, sadece gelmesi gereken bir andı. Misafirin en fazla üç günü makbuldür, hastalıkta böyledir misafirdir belli bir süresi vardır gelir ve gider.

Doktorların verdiği hizmet ve uğraşları birde maddi güç önemli bu kadar maddi güç olmasaydı bu kadar çabuk atlatabilir miydin?

Hayır o şart. Çünkü pahalı bir şey bu pahalı bir yöntem. Sabırla isteyen pahalı bir yatırım bu. Onun için bütün bunların yanı sıra ben özel hastanede tedavi gördüm ama Çapa’da da iyileşen yüzde yetmiştir.

Tedavi gördüğün zamanlar ‘gidiyoruz’ dediğin oldu mu?

Hayır, hiç olmadı. Çünkü dostlar hiç bırakmadı onu düşünmeme fırsat bırakmadılar. Gündüz arkadaşlarım sanatçı dostlarım geldiler. Çok özel şeyler yaşadım.

Yangınlardayım adlı eser hakkında söylemek istediklerin var mı?

Yangınlardayım adlı eseri ateşler içerisinde yazmıştım. Ateşim 40 dereceydi.  Üzerinden dokuz saat geçmesine rağmen bir türlü düşüremiyorlardı. Artık beni neredeyse yoğun bakıma alacaklardı. İşte ozaman ellerimi açtım “Rabbim, yangınlardayım ateşimi sen söndür” demiştim. Ve bir saat sonra ateşim normale düşmeye başlamıştı. Her tarafıma buzlar koymuşlardı. Bir yandan titriyor bir yandan ateşim düşmüyordu. O ateşler içerisindeyken ellerimi açtım “Rabbim sana teslim oluyorum bu yangını sen verdin sen al” demiştim.

Klip olarak hangisini çektin? Nasıl bir klip oldu?

Kör bıçak adlı eserin klibini Nişantaşı’nda  çektim.  Yarı belgesel klipte gençler, yaşlı insanlar ve çok zengin bir adam var. Ama sen sevdiğine sahip çık ki o durumlara düşme diye bir mesaj vermek istedim. Bu hafta yayına girer.

BARIŞMAK BAŞKA BİR ŞEY, AMA GÖNÜL KIRGIN”

Bir imtihan geçirdin ve bu sırada hayat arkadaşım dediğin insandan bir ihanete uğradın nasıl adlandırıyorsun sen bunu?

Gönlü kırılmasın kimsenin yine bizden gitsin gidiyorsa. Onunla Allah arasındadır. Biz yaratılanı sevmek zorundayız yaratandan ötürü. Bizim için dua edenlerle birlik olmak zorundayız ve o insanlara sevgi anlatmalıyız. O insanların kardeşi bir evladı bir babası olmak zorundayız. Ve beraberinde biz ellerimizi açıp Allah’a bugün bizi affet demeliyiz. Biz hata ettik sen affet demeliyiz. Allah’tan gelen başımla gözüm üstüne bir hata var ise onunla Allah arasındadır. Bize yakışmaz biz hiçbir zaman kötü davranmamalıyız kimseye. Bugün gelse başımızın üstünde yeri vardır ama biz Allah huzurunda affettik onu. Ama barışmak başka bir şey gönül kırgınlığı bugün gönül kırgınsa sadece yoluna bakacaktır bizimle değildir artık. Ama biz onu Allah huzurunda affettik. Ben Umre’de onu affettim bize kim kötülük düşünmüşse ben hakkımı helal ettim. Ben ölüm tarlasından geçtim yapayalnız yanımda dostlarım vardı. Adını sanını bilmediğim kardeşlerimin duaları vardı. Biz kimseye kötü düşünmemeliz ki kimsede bizim hakkımızda kötü düşünmemeliydi. Her ne olursa olsun bizim kim hata yapmışsa da başımızın üstünde olmalıydı. Biz yine affetmeliydik her ne olursa olsun eyvallah demeliydik.

Ben şunu biliyorum ki bence o bir şey yapmışsa o bilerek yapmamıştır. Bir şey yapmışsa eğer hata yapmasındandır yanlış anlaşılmasındandır. Belki bizim öleceğimizi sanmış olmasından belki de cahilliğindendir. Ben ve benim oğlum hiçbir zaman yargılama hakkına sahip olmayacağız. Biz mutlak teslimiyetimiz Allah’ımıza vermişiz ötesi bizi ilgilendirmez.

Ben kimseye röportaj vermedim bu bir yalan. Bir kişi çıksın desin, ne istiyorlarsa boynum kıldan ince, Allah şahidim. Bir basın toplantısında bu konu sorulduğunda ‘ben çok sevdim’ dedim. Allah şahidimdir ki ben çok sevdim. Bugün de sevgimden dolayı pişman değilim. Sevdim ulan dedim. Yalan söylemedim sevdim. Ben onu affettim hakkımı helal ettim dedim barıştım demedim ki…

Geri dönse ne dersin?

Gönül çok kırgın, çok kırgın gönül…

272 views

Haber Yazari: editor (sedat özkan)
...
Sosyal Etiketler: >

Yorum Yap